Özgün Metin

Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün

‘Ādeti monlalaruñ maḥbûb sevmekdür ḫaṭîb
‘Āḳil iseñ meẕhebüñ yitirme ‘âriflerden ol

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey hatip, mollaların âdeti güzel sevmektir; aklın varsa yolunu (meşrebini) yitirme, ariflerden ol. Beyit iki türlü okunabilir: hatibe, mollalar gibi güzelliği sevmesini ve bu yolda gönül ehli ariflerin safına geçmesini öğütleyen bir söz olarak; ya da mollaların bu âdetini iğneleyip hatibe, onlara uymayıp kendi yolunu korumasını ve gerçek ariflerden olmasını söyleyen alaycı bir söz olarak. ("Monla" mollanın eski söylenişidir; "maḥbûb" sevilen güzel, "‘ârif" Allah'ı ve hakikati gönülden bilen kişi demektir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Mehmet Arslan neşrinde yedinci ve son müfred olarak yer alan bu tek beyit, yalnız İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'ndeki Ü nüshasında, 77a varağında bulunur. Arslan, divanda toplam yedi müfred bulunduğunu, bunların yedi beyit tuttuğunu belirtir; Ü dışındaki üç nüshada ise yalnız birer müfred vardır. Beyit, remel bahrinin "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır; Arslan'ın sayımına göre bu, Mihrî divanında en çok kullanılan kalıptır ve 91 manzumede, yani bütün manzumelerin üçte birinden fazlasında görülür. İki mısra "ḫaṭîb" ve "ol" kelimeleriyle biter ve kafiyelenmez; bu, tek beyitlik şiirlerde görülen bir durumdur. Beytin kime ve hangi vesileyle söylendiği bilinmemektedir.

Anlam ve Söz Sanatları

Beytin ilk mısraı bir tespitle başlar: mollaların âdeti güzel sevmektir. Molla, Osmanlı'da medrese tahsili görmüş, müderrislik ve kadılık gibi ilmiye görevlerine yükselen kişilere verilen addı. Divan şiirinde güzel sevmek, insan güzelliğinde ilahî güzelliğin bir yansımasını görme fikriyle de bağlantılıdır; bu yüzden beyitteki "‘ârif" kelimesi önemlidir. Arif, bilgisini kitaptan çok gönülden alan, hakikati sezgiyle bilen kişidir ve divan şiirinde çoğu zaman kuru bilgiye bağlı zahidin karşısına konur. Mihrî'nin divanında bu karşıtlığın başka örnekleri de vardır; Gülşen Kaya'nın aktardığı bir beyitte şair, sevgiliyi tahsil etmemiş müderrise aşkın okumakla öğrenilemeyeceğini söyler.

Beyti çözmenin güçlüğü, öğüdün yönünün açıkça belli olmamasından gelir. "Meẕheb" kelimesi burada fıkıh mezhebinden çok, kişinin tuttuğu yol, meşrep anlamındadır. Birinci okumada şair, hatibe mollaların yolunu izlemesini, güzel sevmeyi bir gönül işi olarak benimseyip ariflerden olmasını söyler. İkinci okumada ise mollaların bu âdeti hafifçe alaya alınır ve hatipten, kendi yolunu bırakıp onlara benzememesi, gerçek arifliği seçmesi istenir. İki mısra arasındaki bağlantıyı kuran bir bağlaç bulunmadığı için metin her iki okumaya da açıktır. Monla, ḫaṭîb, meẕheb ve ‘ârif kelimeleri ilmiye ve din hayatına ait bir kelime ailesi oluşturur; beyitte bu kelimeler arasında bir tenasüp vardır.

Hitap edilen "ḫaṭîb" kelimesi de dikkate değer. Mihrî divanında bu kelime, müfred dışında yalnız bir kez daha, elli birinci gazelin ikinci beytinde geçer: "Bühtânlar eylemiş bize ra‘nâ deyü ḫaṭîb / Şâ‘irlerüñ birincisi ġâyet yalancıdur." Bu gazel, Âşık Çelebi'nin tezkiresinde "Cevâb-ı Mihrî" başlığıyla, Makâmî'nin Mihrî'ye gönderdiği bir gazele verilen cevap olarak kaydedilmiştir. Âşık Çelebi'ye göre Makâmî, Sultan Ahmed'in imamlığını yapmış, sonra sarayda iç oğlanlarına hocalık etmiş bir musikişinas şairdi ve Mihrî ile Ahmed'in sarayında birbirleriyle şiirleşirlerdi. Kaya da Mihrî'nin bu atışmada Makâmî'ye hatip ve şair diye hitap ettiğini belirtir. Müfreddeki hatibin de aynı kişi olup olmadığına dair bir kayıt ise yoktur; iki şiir arasında yalnız bu kelime ortaktır ve bu benzerlik bir ihtimalden öteye götürülemez.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 185-186, Müfred 7 (Ü 77a); Gazel 51, s. 77-78; giriş, s. 11-14. ekitap.ktb.gov.tr
  • Âşık Çelebi, Meşâ‘irü'ş-Şu‘arâ, hzl. Filiz Kılıç, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı e-kitap, s. 353 (Makâmî maddesi). ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

  • Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 66, 93-95. openaccess.firat.edu.tr