Özgün Metin

Vezin: Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün

Gördügümce ḫad ü ḳadd ü leb-i yâri ṣanuram
Biri güldür biri ġonca birisi serv-i revân

Günümüz Türkçesiyle

1. Sevgilinin yanağını, boyunu ve dudağını gördükçe sanırım ki biri güldür, biri gonca, biri de salınarak yürüyen bir servi. (Yanak gül, dudak henüz açılmamış gül goncası, uzun ve düzgün boy da yürüyen bir servi ağacıdır; sıralama karışık verilmiştir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Arslan neşrinde müfredler bölümünün dördüncü beytidir ve yalnız Ü nüshasında (77a) bulunur. Tek beyitlik bu şiirde mısralar kafiyeli değildir; birinci mısra "ṣanuram", ikinci mısra "revân" ile biter. Vezin, remel bahrinin "Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün" kalıbıdır. Arslan'ın sayımına göre bu, divanda en çok kullanılan ikinci kalıptır ve kırk sekiz manzumede görülür. Beytin kime ya da hangi vesileyle söylendiği bilinmez. Beytin başındaki "Gördügümce" kelimesi bugünkü "gördükçe" anlamında kullanılmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit, divan şiirinde sevgilinin güzellik unsurlarını tabiattan alınan benzerleriyle sayan bilinen bir düzen üzerine kurulmuştur. Birinci mısrada üç güzellik unsuru sayılır: "ḫad" (yanak), "ḳadd" (boy) ve "leb" (dudak). İkinci mısrada bunların benzerleri gelir: gül, gonca ve "serv-i revân". Yanağın kırmızılığı ve tazeliği güle, küçük ve kapalı dudak henüz açılmamış goncaya, uzun ve düzgün boy da servi ağacına benzetilir. Servinin "revân" (yürüyen, akan) diye nitelenmesi, sevgilinin salınarak yürüyüşünü anlatır; servi yerinde duran bir ağaçtır, yürüyen servi ise sevgilinin kendisidir.

Bu yapıya leff ü neşr denir: önce birkaç kelime sıralanır (leff), sonra bunlarla ilgili kelimeler ayrıca sayılır (neşr). İki dizinin sırası birbirini tutuyorsa leff ü neşr-i müretteb, tutmuyorsa leff ü neşr-i gayr-i müretteb adını alır. Bu beyitte birinci dizi yanak, boy, dudak; ikinci dizi gül, gonca, servi diye gider. Yanak ile gül eşleşir, ama ikinci sırada boy ile gonca, üçüncü sırada dudak ile servi eşleşmez; doğru eşleme boy ile servi, dudak ile goncadır. Bu yüzden beyit karışık sıralı, yani gayr-i müretteb bir leff ü neşr örneğidir. Eşleştirmeyi okur kendisi yapar; şair, "biri ... biri ... birisi" diyerek bu işi bilerek ona bırakır.

Gül, gonca ve servi aynı zamanda bir bahçenin unsurlarıdır ve aralarında tenasüp vardır. Böylece sevgilinin üç güzelliği bir araya gelince ortaya bütün bir gül bahçesi çıkar. "Ṣanuram" (sanırım) sözü benzetmeyi bir yanılsama gibi sunar: şair sevgiliye baktıkça gerçekten bir bahçede olduğunu sanır. Mihrî'nin müfredlerinden ikisi sevgilinin yüzündeki tüyleri, bu beyit ise sevgilinin bütün hâlini işler. Üçünde de divan şiirinin bahçe ve tatlı imgeleri kullanılır ve hepsi tek beyitte tamamlanan küçük birer tablo gibidir.

Kaynakça

  • Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 185, Müfred 4 (Ü 77a); giriş s. 11. ekitap.ktb.gov.tr