Özgün Metin

Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün

Ḫatm oldı muṣḥaf-ı ruḫ-ı ḥüsnüñde her kemāl
Cibrīl-i zülfüñ indüreli āyet-i cemāl
La‘l-i lebüñe ṣalduġı bī-çāre göñlümi
Zülf-i siyāhuñ eyledi ta‘līḳ-i bi’l-muḥāl
Ḥablardur ol ki nāfe-i zülfüñ ṭaġıtdı hep
Gird-i ruḫuñda kim görinür dāne dāne ḫāl
Zülf-i ḫamuñda ḫālüñi görüp didi göñül
Cīm olduġına zülfüñüñ oldı bu noḳṭa dāl
Rā ḳaşları mis̱ālini ḫoş beñzedür Münīr
Levḥ-i felekde yazuban altun ile hilāl
Ölmezden öñdin ey göñül ol meh-liḳā yüzin
Şāyed ki göstere yine ma‘būd-ı bī-zevāl

Günümüz Türkçesiyle

1. Zülfünün Cebrail'i güzellik ayetini indireli beri, yüzünün güzellik mushafında her kemal hatmedildi (tamamlandı; hatim de Kur'an'ı baştan sona okumak demektir).

2. Kara zülfün, lal dudağına doğru saldığı zavallı gönlümü imkânsız bir şarta bağladı (hem astı hem de olmayacak bir şeye bağlayıp bıraktı).

3. Yüzünün çevresinde tane tane görünen benler, zülfünün misk kesesinin her yana dağıttığı tanelerdir (habbelerdir).

4. Gönül, kıvrık zülfünün içinde benini görünce dedi ki: Bu nokta, zülfünün bir cim (ج) harfi olduğuna delil oldu (hem "dāl", yani delil; hem dal harfi).

5. Münîr, gök levhasına altınla yazılan hilali "ra" (ر) harfi gibi kıvrık kaşların örneğine pek güzel benzetir.

6. Ey gönül, ölmeden önce, belki zevalsiz Mabud o ay yüzlü sevgilinin yüzünü yeniden gösterir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir altı beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin yüz yetmiş sekizincisidir (tg 178). Vezin "mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün" kalıbıdır. Gazelin redifi yoktur; kafiye "-āl" sesidir: kemāl, cemāl, muḥāl, ḫāl, dāl, hilāl ve zevāl. Gazel üç divan nüshasında (VT 139b, VY 118a, Ü 45b) ve iki nazire mecmuasında, Pervâne Bey Mecmuası (PB 373b) ile Edirneli Nazmî'nin Mecmau'n-nezâ'ir'inde (MN 243a) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Gazelin nüsha durumu dikkat çekicidir. Neşirde altıncı beyit mahlas beytinden sonra gelir; bu beyit Vatikan ve İstanbul Üniversitesi nüshalarında yoktur, yalnız Viyana nüshası ile iki mecmuada bulunur. Mahlasın gazelin son beytinde yer alması yaygın olduğundan, bu beytin sonradan eklenmiş olma ihtimali akla gelir; bu bizim tahminimizdir ve neşirde böyle bir değerlendirme yoktur. Üçüncü beyit de PB'de yoktur. Öteki farklar şunlardır: birinci beyitte "zülfüñ" yerine Ü'de "ḥüsnüñ", dördüncü beyitte "Zülf-i ḫamuñda" yerine PB ve MN'de "Zülfüñ ḫamında", beşinci beyitte "yazuban" yerine PB'de "yazulan", altıncı beyitte "yine" yerine PB'de "saña".

Anlam ve Söz Sanatları

Matla baştan sona dinî bir terim dünyasıyla kurulur. Sevgilinin yüzü bir mushaftır; Kubbealtı Lugatı "hatm" kelimesini hem bitirme, tamamlama hem Kur'an'ı baştan sona okuma diye açıklar. Zülüf, Kubbealtı Lugatı'nın Allah'ın vahyini peygamberlere ulaştırmakla görevli melek diye tanımladığı Cebrail'e benzetilir ve güzellik ayetini indirir. Mushaf, hatim, Cebrail, ayet ve "indürmek" arasında güçlü bir tenasüp vardır. İkinci beyitte "ta‘līḳ-i bi’l-muḥāl" ifadesi bir tevriye taşır. TDK sözlüğü "talik" kelimesini hem asma hem bir işin yapılmasını bir şarta bağlama diye verir; Kubbealtı Lugatı da "muhal" kelimesini olması imkânsız diye açıklar. Zülüf gönlü hem asmış hem de kavuşmayı olmayacak bir şarta bağlamıştır.

Üçüncü beyitte Kubbealtı Lugatı'nın misk ceylanının göbeğindeki misk kesesi diye açıkladığı "nāfe" kullanılır. Kara ve kokulu zülüf bir misk kesesidir; yüzün çevresindeki benler de bu keseden dökülmüş tanelerdir. Aynı sözlük "hab" kelimesini tane ve tane hâlinde ilaç diye verir. Dördüncü ve beşinci beyitler harf benzetmelerine dayanır. Kıvrık zülüf cim harfine benzer ve içindeki ben bu harfin noktasıdır. Kubbealtı Lugatı "dāll" kelimesini delalet eden, delil olan diye açıklar; kafiyedeki "dāl" bu yüzden hem delil hem de bir harf adıdır. Beşinci beyitte kaşlar ra harfine, gökteki hilal de altın mürekkeple bir levhaya yazılmış bir harfe benzetilir. "Levḥ", "yazmak" ve "altun" kelimeleri hat ve tezhip sanatını hatırlatır; bu bizim tespitimizdir.

Altıncı beyit sevgiliden Allah'a yönelen bir dua ile kapanır. "Ma‘būd-ı bī-zevāl" (zevali olmayan Mabud) ifadesi, ay yüzlü sevgilinin ölümlü güzelliği ile tezat oluşturur; "meh" (ay) ile beşinci beyitteki "hilāl" arasında da bir bağ vardır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Resmî kaynaklar

Kitaplar

  • Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "hatim", "Cebrâil", "muhal", "nâfe", "hab" ve "dâl" maddeleri. https://lugatim.com/s/dâl

Çevrimiçi kaynaklar