Özgün Metin

Vezin: mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün

Gören zülfin yüzinde yoḫsul u bay
‘Acebler dir ki gündüz ṭutulur m’ay
Senüñ ḥālüñ ne ey dil ‘ışḳ elinden
Ṣınuḳlarını ṣardırmış hele nāy
‘Acebdür murġ-ı dil de bunda yoḳsa
Hele per atuñuñ yanında cān tay
Sözüm diñle benüm de geh geh ey dil
Eyü olmaz kişi kim ola ḫod-rāy
Münīrī añma Hindistānı baña
Çoġ olur bunda ṭūṭī-i şeker-ḫāy

Günümüz Türkçesiyle

1. Onun zülfünü yüzünün üstünde gören yoksul da zengin de şaşkınlıkla "Ay gündüz mü tutulur?" der. (Siyah zülfün parlak yüzü örtmesi ay tutulmasına benzetilir.)

2. Ey gönül, aşkın elinden senin hâlin nedir; bak, ney bile kırıklarını sardırmış. (Neyin boğumlarındaki bağlar, kırık kemiklere sarılan sargıya benzetilir.)

3. Gönül kuşu da burada değilse şaşılır; çünkü senin kanatlı atının yanında can ancak bir taydır. (Beyit tam açık değildir; "tay" kelimesi hem at yavrusu hem denk anlamına gelebilir; bkz. yorum.)

4. Ey gönül, ara sıra benim sözümü de dinle; kendi bildiğini yapan kişi iyi olmaz.

5. Münîrî, bana Hindistan'ı anma; burada şeker çiğneyen papağan (tatlı sözlü güzel) çoktur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin üç yüz dokuzuncusudur (tg 309). Vezin "mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün" kalıbıdır. Kafiye "-ay/-āy" sesine dayanır: bay, ay (m'ay), nāy, tay, rāy ve ḫāy. Ersoy'un giriş bölümündeki redif listesinde bu gazelin numarası yer almaz. Gazel iki divan nüshasında (VT 171a, VY 144a) ve Pervâne Bey Mecmuası'nda (PB 587b) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin kafiyesi kısa, tek heceli kelimelerle kurulmuştur ve bunların bir kısmı halk dilinden gelir. Kubbealtı Lugatı "yoksul" kelimesini maddi imkânı çok az olan kimse diye açıklar ve Karacaoğlan'ın "Merhamet kalmadı yoksulda bayda" mısraını örnek verir; "yoksul u bay" ikilisi halk şiirinde de böyle birlikte geçer. Matlada bu ikili, sevgilinin güzelliğini herkesin, zengin fakir demeden gördüğünü söyler. "M'ay" söyleyişi "mı ay" sözlerinin kaynaşmış biçimidir. Siyah zülfün parlak yüzü örtmesi, gündüz vakti ayın tutulmasına benzetilir; bu şaşkınlığın sebebi de ay tutulmasının gece görülmesi gerekmesidir. TDV İslâm Ansiklopedisi Münîrî'nin şiirlerinde arkaik kelimelerin çok olduğunu ve mahallî tabirleri kullanma geleneğinde başarılı olduğunu belirtir; bu gazelin kafiyesi bunun bir örneğidir.

İkinci beyitte ney, aşkın kırıp geçirdiği bir varlık olarak görünür. Kubbealtı neyi dokuz boğumlu kamıştan yapılan nefesli saz diye tanıtır ve Abdülbâki Gölpınarlı'dan, Mevlânâ'nın Mesnevî'sinin neyin ayrılıkları anlattığını söyleyen beyitle başladığını aktarır. Aynı sözlüğün "meyan" maddesindeki Enderunlu Vâsıf beytinde de ney "meyan-beste", yani beli bağlı diye anılır. Münîrî neyin boğumlarındaki bağları kırık kemiklere sarılmış sargılar gibi görür: ney bile aşk yüzünden kırılıp sarılmışken gönlün hâli hiç sorulmaz.

Üçüncü beyit gazelin en kapalı beytidir. Kubbealtı "tay" kelimesi için iki ayrı madde verir: Eski Türkçeden gelen ve üç yaşına kadar olan at yavrusu anlamındaki tay ile Farsçadan gelen ve hayvanın iki yanına yüklenen yükün bir tarafı, denk anlamındaki tay. Sevgilinin "per"li, yani kanatlı ya da uçarcasına koşan atının yanında can bir tay gibi koşar; gönül kuşunun da orada olması beklenir. Beyitteki "tay" kelimesinin ikinci anlamıyla da duyulması mümkündür, ama bunun kastedildiğini kesin olarak söyleyemiyoruz (bizim okumamızdır).

Dördüncü beyitte gönüle öğüt verilir. Kubbealtı "hod-rey" kelimesini kendi reyi ile iş gören, dik kafalı diye açıklar ve Şeyhülislâm Yahyâ'nın yine gönle seslenen "Nefs-i hod-re'yden ey dil" mısraını örnek verir. Mahlas beytinde Kubbealtı'nın "şeker çiğneyen papağan" ve mecazen güzel sözler söyleyen kimse diye açıkladığı "tûtî-i şeker-hâ" tamlaması kullanılır. Beyitte Hindistan, papağan ve şeker bir arada anılır; şair uzak diyarı anmaya gerek görmez, çünkü tatlı sözlüler "burada" da çoktur. "Burada" sözünün hangi yeri ya da meclisi kastettiği belli değildir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

  • Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "yoksul", "ney – nay", "meyan – miyan", "tay", "hod" (hod-rey) ve "tûtî" maddeleri. https://lugatim.com/s/ney

Çevrimiçi kaynaklar