Özgün Metin

Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün

Sevsem ‘aceb mi cān u göñülden Muḥammedi
Şükr-i Ḫudā ki olmışuz ey dil Muḥammedī
Başumda tīġuñı görüben dil didi revān
Gör gör başumda devlet ile ‘ömr-i sermedī
Ḳo ‘ıḳd-ı zülfini lebine cān vir ey göñül
Maḳṣūda az irer görürem her muḳayyedi
‘Işḳuñ yolında terk-i ‘alāyıḳ iden kişi
Bilür dem-i viṣālde sırr-ı tecerrüdi
İncinme ikisi de saña birdür ey Münīr
Gāhī Muḥammedī dir isem gāhī Aḥmedī

Günümüz Türkçesiyle

1. Muhammed'i candan ve gönülden sevsem şaşılır mı; ey gönül, Allah'a şükür ki Muhammedî olmuşuz (Muhammed ümmetindeniz). (Beyit iki türlü okunabilir: Muhammed burada Peygamber'dir ya da Muhammed adlı bir sevgili kastedilir; bkz. yorum.)

2. Başımın üstünde senin kılıcını görünce gönül hemen dedi: bak bak, başımda devletle (mutlulukla) birlikte sonsuz ömür var. (Sevgilinin kılıcıyla ölmek ebedî hayat sayılır.)

3. Ey gönül, onun zülfünün düğümünü bırak, dudağına can ver; görüyorum ki bağlı olan herkes amacına pek az ulaşır.

4. Senin aşkının yolunda dünya bağlarını terk eden kişi, kavuşma anında tecerrüdün (her şeyden sıyrılıp soyunmanın) sırrını bilir.

5. Ey Münîr, incinme; bazen Muhammedî desem bazen Ahmedî, ikisi de sana birdir. (Ahmed de Peygamber'in adlarındandır; iki kelime de "Muhammed'e mensup" demektir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin üç yüz yedincisidir (tg 307). Vezin "mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün" kalıbıdır. Ersoy giriş bölümündeki redif listesinde bu gazelin redifini "-İ" olarak verir. Kafiye kelimeleri Muḥammed, Muḥammedī, sermedī, muḳayyed, tecerrüd ve Aḥmedī'dir; matlanın iki mısraı aynı adın iki biçimiyle biter. Gazel iki divan nüshasında bulunur (VT 170b, VY 143b). Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel, Peygamber'in iki adı üzerine kurulmuş bir söz oyunuyla açılır ve kapanır. Kubbealtı Lugatı "Muhammedî" kelimesini Hz. Muhammed'e ait ve Hz. Muhammed'in dinine inanan kimse diye; "Ahmed" kelimesini çok övülmüş kimse ve Hz. Muhammed'in isimlerinden biri diye; "Ahmedî" kelimesini de Hz. Muhammed'e ait ve onunla ilgili diye açıklar. Matlada "Muḥammedi" (Muhammed'i) ile "Muḥammedī" (Muhammedî) arasında bir cinas vardır. Mahlas beytinde aynı oyun "Muḥammedī" ile "Aḥmedī" arasında tekrarlanır: iki kelime farklı adlardan türemiştir ama anlamları birdir.

Matlanın iki okuması mümkündür. Birinci okumada matla dinî bir sevgiyi dile getirir. İkinci beyitten itibaren ise gazel açıkça bir sevgiliye seslenir: "senin kılıcın", "onun zülfü", "senin aşkının yolu". Bu yüzden matladaki Muhammed'in Muhammed adlı bir sevgili olabileceğini, şairin Peygamber'in adını taşıyan bu sevgiliyi sevmesini "Muhammedî olmak" sözüyle övgüye çevirdiğini düşünüyoruz (bizim okumamızdır). TDV İslâm Ansiklopedisi Münîrî'nin adını "Münîrî b. Mehmed" diye kaydettiğini, Ersoy da Hüseyin Hüsameddin'e dayanarak onun Şehzade Ahmed'in nişancılığını yaptığını bildirir; ancak bu gazeldeki Muhammed ve Ahmed adlarının şairin çevresindeki kişilere bir ima taşıdığını gösteren hiçbir kayıt yoktur ve biz de böyle bir bağ kurmuyoruz.

Ortadaki üç beyitte tasavvufun kelimeleri aşk diline taşınır. İkinci beyitte sevgilinin kılıcı başın üstünde bir devlet ve sonsuz ömür olarak karşılanır; ölüm ile ebedî hayat arasında bir tezat vardır. Üçüncü ve dördüncü beyitler bir karşıtlık kurar. Kubbealtı "mukayyed" kelimesini maddi ya da manevi bir bağla bağlanmış, bağlı diye açıklar ve Nâmî'nin "mukayyed-i târ-ı belâ-yı zülf" ifadesini geçiren mısraını örnek verir; zülfe bağlanmak ile "mukayyed" olmak arasındaki bu bağ Münîrî'nin beytinde de vardır. Aynı sözlük "alâyık" kelimesine tasavvufta insanı Hakk'a erişmekten alıkoyan bağlar, "tecerrüd" kelimesine de tasavvufta dünyaya ait her şeyden vazgeçip Allah'a yönelme anlamını verir. Zülfün düğümüne bağlı kalan amaca ulaşamaz; bağları koparıp soyunan ise kavuşma anında tecerrüdün sırrını anlar.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

  • Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "Muhammedî", "Ahmed", "Ahmedî", "mukayyet – mukayyed", "alâyık" ve "tecerrüt – tecerrüd" maddeleri. https://lugatim.com/s/Muhammedî

Çevrimiçi kaynaklar