Özgün Metin
Vezin: fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün
İt gibi ursalar raḳīb-i segi
Ġam degüldür naṣiblü yir kötegi
Dem-i serd-i ecel de ṣovuṭamaz
Āteş-i ‘ışḳ ile yanan yüregi
Yaraşur her ne cā ki yürürseñ
Şöyle sāde güzel nedür bezegi
Ṭut ki zülfeyüñ iki Hindūdur
Her birinüñ gül ile pür etegi
Senüñ ile görür cihānı Münīr
Sensin el-ḥaḳ görür gözüm bebegi
Günümüz Türkçesiyle
1. Köpek rakibi it gibi döverlerse dert değil; bu, nasipli bir yerde yenen dayaktır. (Rakip dövülse bile sevgilinin kapısında, yani nasipli bir yerdedir; bizim okumamızdır.)
2. Ölümün soğuk nefesi bile aşk ateşiyle yanan yüreği soğutamaz.
3. Nereye yürürsen sana yakışır; böyle sade güzelsin, süse ne gerek.
4. Farz et ki iki zülfün iki Hindu'dur; her birinin eteği gülle doludur. (Kara saçlar gül gibi yanakların üzerine dökülmüştür.)
5. Münîr dünyayı seninle görür; gerçekten de görür gözümün bebeği sensin.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin üç yüz altıncısıdır (tg 306). Vezin "fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" kalıbıdır. Ersoy giriş bölümündeki redif listesinde bu gazelin redifini "-İ" olarak verir; kafiye "-eg" sesine dayanır: köteg, yüreg, bezeg, eteg ve bebeg. Gazel iki divan nüshasında bulunur (VT 170b, VY 143a); Viyana nüshasında dördüncü beyitteki "Hindūdur" kelimesi "Hindū durur" biçimindedir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin kafiye kelimelerinin hepsi Türkçedir: kötek, yürek, bezek, etek ve bebek. Bu yönüyle şiir, TDV İslâm Ansiklopedisi'nin Münîrî için söylediği iki özelliği iyi örnekler: şiirlerinde pek çok arkaik kelimeye rastlanması ve Necâtî ile başlayan mahallî tabirler kullanma geleneğinde başarılı olması.
Matlada rakip köpeğe benzetilir. Kubbealtı Lugatı "kötek" kelimesini dayak diye açıklar ve kelimenin Farsça, Bulgarca ve Sırpçaya da geçtiğini belirtir. "Naṣiblü yir kötegi" söyleyişi bir atasözü havası taşır, ama bu biçimde bir atasözünü kaynaklarda doğrulayamadık. Beytin anlamı iki türlü kurulabilir. İlk okumada rakibin dövülmesi âşık için dert değildir, çünkü rakip bunu hak etmiştir. İkinci okumada ise beyit bir kıskançlık itirafıdır: rakip dövülse bile sevgilinin kapısındadır ve orada yenen dayak bile bir nasiptir (bizim okumamızdır).
İkinci beyit sıcak ile soğuğun karşıtlığına dayanır. Kubbealtı Farsça "serd" kelimesini soğuk diye açıklar. Ölümün soğuk nefesi her şeyi dondurur, ama aşk ateşiyle yanan yürek ölümden sonra da sönmez. Üçüncü beyitte Kubbealtı'nın Eski Türkiye Türkçesine ait sayıp süs, ziynet diye açıkladığı ve Yûnus Emre'den örneklediği "bezek" kelimesi kullanılır. Sevgilinin güzelliği süse muhtaç değildir; sadeliği her yerde ona yakışır.
Dördüncü beyitte kara zülüfler Hindulara benzetilir. Kubbealtı "Hindû" kelimesinin bir anlamını Hindistan halkından olan kimse, eski edebiyattaki bir anlamını da yüzdeki ben diye verir; iki anlamda da kelime siyahlığı çağırır. İki zülüf, etekleri gül dolu iki Hinduya benzer: siyah saçlar kırmızı yanakların üzerine düşmüş, eteklerini gülle doldurmuş gibidir.
Mahlas beytinde göz bebeği imgesi vardır. Kubbealtı "bebek" kelimesinin bir anlamını göz bebeği diye verir ve Nâmık Kemal'den bir örnek getirir. Münîr dünyayı sevgili sayesinde görür; sevgili onun gözünün bebeğidir. "Görür" fiilinin iki mısrada tekrarlanması beyte bir bağ kurar: görmek de, gören göz de sevgilidir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 369, tg 306 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Akademik çalışmalar
- Ümran Ay, "Münîrî Amâsî", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2019. https://islamansiklopedisi.org.tr/muniri-amasi
Kitaplar
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "kötek", "serd", "bezek", "Hindû" ve "bebek" maddeleri. https://lugatim.com/s/bezek
Çevrimiçi kaynaklar






