Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün
Her dil kim olur derd-i ġam-ı ‘ışḳ ile memzūc
Geh yil gibi yiler geh olur derd ile meflūc
Dil ḫāk-i derüñden nicesi ayrıla ey dost
Olmışdur ezelden işigüñ tozıla memzūc
Bir būseyile cānumı bey‘ eylemiş idüñ
Şimdi dönüben ḳalma nigārā ḳuluña güç
Etbā‘-ı raḳīb ile görüp ẕāt-ı ḫabīs̱in
Didüm ki dilā çıḳdı meger reh-ber-i Ye’cūc
Göz yaşı ki ḳan oldı bu vech ile Münīrī
Başladı yürek yaraları vardı meger uç
Günümüz Türkçesiyle
1. Aşk gamının derdiyle karışmış her gönül kimi zaman yel gibi eser (koşar), kimi zaman dertten felç olup kalır.
2. Ey dost, gönül kapının toprağından nasıl ayrılsın; o ezelden beri eşiğinin tozuyla karışmıştır.
3. Bir öpücüğe karşılık canımı satın almıştın; ey sevgili, şimdi sözünden dönüp de kulunu zor durumda bırakma.
4. Rakibi peşine takılanlarla birlikte görüp o pis varlığını fark edince dedim ki: Ey gönül, meğer Ye'cûc'ün kılavuzu çıktı.
5. Ey Münîrî, gözyaşı bu yüzden kana döndü: yürek yaraları baş verip açılmaya başladı; meğer onların bir ucu (göze uzanan bir ağzı) varmış. Beyit kesin anlaşılmamaktadır; "başladı" kelimesi "kanamaya başladı" diye de okunabilir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin otuz beşincisidir (tg 35). Vezin "mef‘ûlü mefâ‘îlü mefâ‘îlü fe‘ûlün" kalıbıdır. Gazel redifsizdir. Kafiye kelimeleri memzūc, meflūc, memzūc, güç, Ye'cūc ve uç'tur. Matlaın kafiye kelimesi "memzūc" ikinci beyitte yeniden kafiye yerine konmuştur. Arapça "-ūc" sonlu kelimelerle Türkçe "güç" ve "uç"un kafiyelenmesi, şairin kafiyede ses benzerliğiyle yetindiğini gösterir; bu bizim tespitimizdir. Şiir yalnız Vatikan nüshasında (VT 106a) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla aşkın insanı iki uç arasında savuran hâlini anlatır. "Yil gibi yiler" ifadesinde aynı kökten gelen iki kelime yan yana kullanılmıştır (yel ve yelmek, yani koşmak); bu bir iştikak örneğidir. Gönül kimi zaman rüzgâr gibi koşar, kimi zaman felçli gibi kımıldayamaz. Hareket ile hareketsizlik arasındaki bu tezat, aşkın dengesizliğini somut bir görüntüye dönüştürür.
İkinci beyitte "ezel" düşüncesi öne çıkar: gönül sevgilinin eşiğindeki tozla ezelden beri karışmıştır, dolayısıyla oradan ayrılması mümkün değildir. "Memzūc" (karışmış) kelimesinin matladan sonra ikinci kez kullanılması, birinci beyitte dertle karışan gönlün bu kez toprakla karıştığını gösterir.
Üçüncü beyit alışveriş dilini kullanır. Sevgili bir öpücük karşılığında âşığın canını satın almıştır; âşık şimdi bu pazarlıktan dönülmemesini ister. "Bey‘" kelimesi sözlük anlamıyla alım satım akdidir; böyle bir akitten sonra cayan taraf, ahde vefasızlıkla suçlanmış olur. İkinci mısradaki "ḳalma ... ḳuluña güç" sözünü "kulunu zor durumda bırakma" diye anlamamız bizim çıkarımımızdır. Dördüncü beyitte rakip ve çevresindekiler Ye'cûc'e benzetilir. Ye'cûc ve Me'cûc, sözlük anlamıyla Kur'an'da adı geçen ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kavimdir; rakip bu kalabalığın kılavuzu olarak gösterilerek alaya alınır. Divan şiirinde rakibe yöneltilen hakaret kalıplarından biri olan bu benzetme, şiire sert bir ton katar.
Mahlas beyti kapalıdır. Gözyaşının kana dönmesi yürek yaralarının açılmasına bağlanır. "Baş" ile "uç" kelimeleri arasında bir tenasüp bulunur: yara baş vermiştir ve meğer bir ucu da varmış. Yaraların ucunun göze kadar uzandığı, kanın bu yolla gözyaşına karıştığı yorumu bizim çıkarımımızdır. Beyit, "başladı" fiilinin "kanamaya başladı" anlamında okunmasına da açıktır.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 239, tg 35 (giriş s. 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






