Özgün Metin
Vezin: mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün
Ġam-ı zülfüñle cān āşüfte dil teng
Gözüm yaşı durur la‘lüñle hem-reng
Ġamuñdan āh idüp ḳan aġladuḳça
Dögüp göksüm ururam başuma seng
Düşelden sen perīden bir dem ayru
Delürdüm kendüm ile eylerem ceng
Didüm vaṣluñ müyesser ola mı dir
Delü misin ya serḫūş ya yedüñ beng
Nigārā sensüzin ‘ayş eylesem ben
Yüzümi def iderem ḳāmetüm çeng
Cefā ṭaşıyla ṣındı ṣabr ayaġı
Mecālüm gitdi oldı ṭāḳatüm teng
Yüzüñ görüp fiġān itdükçe ‘Adlī
İder gülşende bülbül aña āheng
Günümüz Türkçesiyle
1. Zülfünün derdiyle canım perişan, gönlüm sıkıntılı; gözümün yaşı senin la‘l dudağınla aynı renktedir. (Âşık kan ağladığı için gözyaşı kırmızıdır ve kırmızı dudağa benzer.)
2. Senin derdinden ah edip kan ağladıkça göğsümü döver, başıma taş vururum.
3. Sen periden bir an ayrı düştüğümden beri delirdim, kendi kendimle savaşıp dururum.
4. "Vuslatın nasip olur mu?" dedim. "Deli misin, sarhoş musun, yoksa esrar mı yedin?" diyor.
5. Ey güzel, sensiz bir eğlence meclisi kursam, yüzümü tef ederim, boyum da çeng olur. (Beyit şöyle anlaşılabilir: sensiz meclisin çalgıları benim bedenimdir; tef gibi yüzüme vururum, boyum da kederden çeng gibi bükülür.)
6. Cefa taşıyla sabrın ayağı kırıldı; gücüm gitti, takatim daraldı. ("Ayak" kelimesi Eski Türkçede kadeh anlamına da gelir; taşla kırılan bir kadeh de düşünülebilir.)
7. Adlî senin yüzünü görüp feryat ettikçe, gül bahçesinde bülbül ona eşlik eder.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Gazel yedi beyittir ve hezec bahrinin "mefâ‘îlün mefâ‘îlün fe‘ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redifi yoktur; kafiye "-eng" sesidir: teng, hem-reng, seng, ceng, beng, çeng. Matlaın sonundaki "teng" kelimesi altıncı beyitte yeniden kafiye olur; ilkinde gönlün, ikincisinde takatin darlığını anlatır. Bayram'ın aparatına göre gazel beş nüshanın hepsinde (OR, T, M1, M2, İBB) vardır, yalnız ikinci beyit T nüshasında yoktur. Öteki farklar küçüktür: M1 ve M2'de "eylerem" yerine "iderem", M1'de "ṣındı" yerine "ṣundı", T'de "ṭāḳatüm" yerine "ḳāmetüm" okunur. Neşirde kef harfiyle biten şiirlerin bölümünde (Ḥarfü'l-kâf) yer alır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, ayrılığın âşığı deliliğe sürükleyişini adım adım anlatır. Matlada zülfün "dağınık" hâli canın perişanlığına geçer; "âşüfte" kelimesi hem saçın dağınıklığını hem aklın karışıklığını çağrıştırdığı için zülüf ile can arasında bir bağ kurulur. Gözyaşının dudakla "hem-reng" olması, kanlı gözyaşı mazmununa dayanır: âşık o kadar ağlamıştır ki yaşı kana dönmüş, sevgilinin la‘l dudağı gibi kızarmıştır. İkinci beyitteki göğüs dövüp başa taş vurma, yas tutan kişinin bilinen hareketleridir.
Üçüncü ve dördüncü beyitler delilik temasını işler. Sevgilinin "peri" diye anılması bu temaya bağlanır; halk inanışında periye tutulan kişinin aklını yitirdiği düşünülür ve beyitte peri ile "delürdüm" sözü yan yana durur. Dördüncü beyit küçük bir konuşmadır: âşık vuslatın mümkün olup olmadığını sorar, sevgili onu deli, sarhoş ya da "beng" yemiş sayar. Sözlük anlamıyla beng, kenevirden yapılan uyuşturucu macundur. Deli, sarhoş ve bengli arasında tenasüp vardır; üçü de aklı başında olmayan kişiyi anlatır ve böylece sevgilinin cevabı üçüncü beyitteki itirafı doğrular.
Beşinci beyitte meclis hayali çalgılarla kurulur. Def (tef) ve çeng, eğlence meclisinin çalgılarıdır; sözlük anlamıyla çeng, kavisli gövdeli telli bir çalgıdır. Sevgili yokken kurulan meclisin çalgıları âşığın kendi bedeni olur: yüzüne tef gibi vurur, kederden bükülen boyu çengi andırır. "‘Ayş" (eğlence) ile bu yas hareketleri arasında açık bir tezat vardır. Altıncı beyitte "sabır ayağı" ifadesi iki yönlüdür ve bir tevriye taşır. Eski Türkçede "ayak" kadeh anlamına da gelir; cefa taşının kırdığı şey hem sabrın ayağı hem de sabır kadehi olarak okunabilir. Taş ile kadeh arasındaki ilgi bu ikinci anlamı destekler, ama beyit birinci anlamla da açıktır.
Makta, gazelin musiki hayallerini gül bahçesine taşır. Adlî sevgilinin yüzünü görüp feryat ettikçe bülbül ona "âheng" eder, yani sesine uyar, ona eşlik eder. Yüz gül, âşık da bülbüldür; bülbül, kendisiyle aynı derdi taşıyan şaire katılır. Def, çeng ve âheng kelimeleri arasında tenasüp vardır ve beşinci beyitteki çalgılar maktada bülbülün sesiyle tamamlanır.
Kaynakça
- Yavuz Bayram (hzl.), Adlî Dîvânı (Dîvân-ı Sultân Bâyezîd-i Sânî), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018, s. 95, şiir no. 57 (nüsha bilgisi s. 95 dipnotu). ekitap.ktb.gov.tr






