Özgün Metin

Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātün mef‘ūlü fā‘ilātün

Ḫalḳa cihān gülistān gülzār baña zindān
İl ġonce gibi ḫandān ben ebr gibi giryān
Her ḳaṭre ḳaṭre ḳan kim dökildi çeşm-i terden
Erbāb-ı ‘ışḳa oldı tesbīḥ-i la‘l u mercān
Gizler kemān ḳaşından müjgān oḳın benümçün
Kāfir gözüñe ki yā Rab n’itdüm a müsilmān
Geyüp ḳabā-yı gülgūn ey serv-ḳad ṣalınsañ
Ḳalmazdı ḫalḳ içinde çāk olmaduḳ girībān
Bir būseye ḥabībüm cān almaġ eylemiş narḫ
Ta‘cīl it Baṣīrī kim tīz olur peşīmān

Günümüz Türkçesiyle

1. Halka göre dünya bir gül bahçesidir; bana ise gül bahçesi bir zindandır. Halk açılmış gonca gibi gülüyor, ben bulut gibi ağlıyorum.

2. Islak gözümden damla damla dökülen her kan, aşk ehline yakuttan ve mercandan bir tespih oldu.

3. Sevgili, kirpik okunu benim için kaşının yayının ardında gizler; Yarab, ey Müslümanlar, ben senin o kâfir gözüne ne yaptım? (Kaş yaya, kirpik oka benzetilir. Ok yayın ardında hazır tutulur; sevgili de âşığı vurmak için pusuda bekler. İkinci mısraın başındaki "Kāfir gözüñe ki" sözü "kâfir gözüne bak ki" diye de anlaşılabilir.)

4. Ey selvi boylu, gül renkli kaftanı giyip salınsan, halk arasında yırtılmamış yaka kalmazdı. (Aşkın çılgınlığından herkes yakasını yırtardı.)

5. Sevgilim bir öpücüğün narhını, yani fiyatını, bir can almak olarak koymuş; acele et Basîrî, çünkü o çabuk pişman olur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun muzâri bahrinden "mef‘ūlü fā‘ilātün mef‘ūlü fā‘ilātün" kalıbıyla yazılmıştır; neşir vezin göstermez, kalıp taktimden çıkar. Taktimde Türkçe kelimelerde birkaç imâle gerekir. İlk mısraın ikinci yarısı ("gülzār baña zindān") neşirdeki okuyuşla bir hece eksik kalır; neşrin sayfa görüntüsünde de mısra böyle basılmıştır, bu yüzden aksaklığın nüshadan mı yoksa okuyuştan mı geldiği bilinmiyor. İkinci beyitteki "dökildi" kelimesinde de vezin aksar. Gazelin redifi yoktur; kafiye "-ān" sesidir: zindān, giryān, mercān, müsilmān, girībān, peşīmān. Mahlas son beyitte geçer. Gazel Ahmet Kartal'ın neşrinde XXI numaradadır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel, âşığın dünyayla uyuşmazlığını anlatan bir tezatla açılır. Halka göre dünya gül bahçesi (gülistân) iken âşığa gül bahçesi (gülzâr) zindandır; halk gonca gibi gülerken âşık bulut gibi ağlar. Goncanın açılması divan şiirinde gülmeye, bulutun yağmuru da ağlamaya benzetilir. Böylece ilk beyit, iki mısraında da iki karşıt tablo kurar: gül ile zindan, gonca ile bulut, gülmek ile ağlamak.

İkinci beyitte âşığın gözünden dökülen kan damlaları bir tespihin tanelerine dönüşür. Kanlı gözyaşı, rengi bakımından yakut (la‘l) ve mercana benzetilir. Tespihin dinî bir eşya olması, beyte aşkı bir ibadet gibi gören tasavvufî bir hava da verir. Kartal, Basîrî'nin başka bir beytinde de gönül kanından damlaları "tesbīḥ-i mercān" diye andığını gösterir; bu imge şairin sevdiği imgelerden biri olmalıdır.

Üçüncü beyit kaş ile kirpiğin bilinen yay ve ok benzetmesine dayanır. Sevgili, kirpik oklarını kaşının yayında hazır tutar ve âşık için saklar. İkinci mısrada âşık feryat eder: "Yā Rab, n’itdüm a müsilmān", yani Yarab, ey Müslümanlar, ne yaptım? "Kâfir" göz ile "müsilmân" arasındaki tezat, beytin nüktesidir. Divan şiirinde sevgilinin gözü, merhametsizliği yüzünden "kâfir" diye anılır; âşığın Müslümanlardan yardım dilemesi bu imgeyi bir sahneye dönüştürür.

Dördüncü beyitte sevgili selvi boylu (serv-ḳad) olarak anılır ve gül renkli bir kaftanla salınması hayal edilir. Bu manzarayı gören herkes aşkın çılgınlığına düşecek ve yakasını yırtacaktır. Divan şiirinde yaka yırtmak, kendini kaybetmiş âşığın bilinen hareketidir. Son beyit ise çarşı dilini kullanır. "Narh", resmî olarak belirlenen satış fiyatıdır; sevgili bir öpücüğün narhını bir can olarak koymuştur. Şair kendine "ta‘cīl it", yani acele et der, çünkü sevgili "tīz olur peşīmān", çabuk pişman olur. Narh, ta'cîl ve pişmanlık kelimeleri, bir alışverişin bütün aşamalarını hatırlatan bir tenasüp kurar: fiyat konmuştur, satıcı fikrini değiştirmeden pazarlık bitirilmelidir. Bir canı bir öpücük karşılığı ucuz sayan bu hesap, gazeli şakacı bir sonla kapatır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar