Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün mefā‘ilün fa‘lün
N’eyleyem kim viṣāle çārem yoḳ
Gün yüzüñ görmege sitārem yoḳ
Ḍa‘f-ı hicrüñ beni zebūn itdi
Şimdi ölmekden özge çārem yoḳ
Dimegil aġlama ki sencileyin
Sīne içinde seng-i ḫārem yoḳ
Ey ki dersin neẓẓāre ḳıl yüzine
Āh kim ṭāḳat-ı neẓẓārem yoḳ
Ma‘nā-yı ḫāṣdur Basīrī sözüm
Hiç dīvāndan isti‘ārem yoḳ
Günümüz Türkçesiyle
1. Ne yapayım ki sana kavuşmaya çarem yok; güneş yüzünü görmeye yıldızım, yani talihim yok. ("Sitâre" yıldız ve talih demektir; güneşin parladığı gündüz yıldızlar görünmediği için güneş yüzlü sevgili ile âşığın yıldızı bir araya gelemez.)
2. Ayrılığının verdiği zayıflık beni güçsüz bıraktı; artık ölmekten başka çarem yok.
3. Bana "ağlama" deme; senin gibi göğsümün içinde mermer gibi sert bir taş yok. (Sevgilinin yüreği taşa benzetilir; âşığın yüreği taş olmadığı için ağlar.)
4. Ey bana "yüzüne bak, seyret" diyen; ah, benim bakmaya takatim yok. (Sevgilinin yüzü göz kamaştırır; âşık ona bakmaya bile güç bulamaz.)
5. Basîrî, benim sözüm kendime özgü bir anlamdır; hiçbir divandan ödünç alışım yoktur. ("İsti‘âre" hem ödünç alma hem de bir söz sanatının, istiarenin adıdır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun hafîf bahrinden "fā‘ilātün mefā‘ilün fa‘lün" kalıbıyla yazılmıştır; neşir vezin göstermez. Redif "-em yoḳ", kafiye "-âr" sesidir: çāre, sitāre, ḫāre, neẓẓāre, isti‘āre. "Çārem yoḳ" sözü matlada ve ikinci beyitte iki kez kafiye olarak kullanılır. Hafîf bahrinin bu kısa kalıbı, gazele hızlı ve kesik bir söyleyiş kazandırır. Gazel Ahmet Kartal'ın neşrinde XXIX numaradadır. Kartal, maktaı Basîrî'nin şiirinde kendini övdüğü beyitlere örnek gösterir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin ilk dört beyti âşığın çaresizliğini anlatır. Matlada bir gök imgesi kurulur: sevgilinin yüzü güneş, âşığın talihi ise bir yıldızdır. "Sitâre" kelimesinin hem yıldız hem talih anlamına gelmesi beyte bir tevriye katar. Gündüz güneş parlarken yıldızlar görünmez; âşığın yıldızı, yani talihi de güneş yüzlü sevgiliyle bir araya gelemez. Bu, gazelin en ince buluşudur. İkinci beyitte ayrılığın getirdiği zayıflık âşığı tükenme noktasına getirmiştir; ölümden başka çaresi kalmamıştır.
Üçüncü ve dördüncü beyitler, âşığa öğüt veren birilerine cevap niteliğindedir. Ona "ağlama" diyen sevgiliye âşık, kendi göğsünde onunki gibi bir "seng-i ḫârâ", yani sert bir taş bulunmadığını söyler. Divan şiirinde sevgilinin gönlü katı ve taş gibidir; âşığınki ise yumuşaktır ve ağlar. "Sencileyin" (senin gibi) sözü, sevgilinin taş kalpliliğine dolaylı bir sitemdir. Dördüncü beyitte âşığa sevgilinin yüzüne bakması söylenir; ama âşık, o yüzün parlaklığı karşısında bakmaya bile takat bulamaz. "Neẓẓâre" kelimesinin iki mısrada tekrarlanması bu çaresizliği vurgular.
Makta beyti gazelin havasını değiştirir. Şair burada bir fahriye, yani kendini övme yapar: sözü kendine özgü bir anlamdır ve hiçbir divandan "isti‘âre" etmemiştir. "İsti‘âre" kelimesi hem ödünç alma hem de belâgatte bir şeyin adını başka bir şey için kullanma sanatının, istiarenin adıdır. Şair böylece başkalarının divanlarından ne söz ne mazmun ödünç aldığını söyler; ama bunu bir söz sanatının adıyla yaparak kendi ustalığını da gösterir. Mahlas "Basîrî" ile "ma‘nâ-yı ḫâṣ", yani özel anlam sözü de yan yanadır. Bu beyit, Kartal'ın Basîrî'nin geleneğe bağlı kalarak şiirlerinde kendini övdüğünü gösteren örneğidir.
Tarihî Bağlam
Basîrî'nin şiirlerine kaynak olan nüsha, şairin kendi el yazısıyla tertip ettiği Farsça divanın yer aldığı bir mecmuadır (Süleymaniye Kütüphanesi, Âşir Efendi nr. 292). Türkçe şiirler bu divanın sonunda toplu halde bulunur. Basîrî'nin "hiçbir divandan ödünç almadım" demesi, Herat'ta Nevâî ve Câmî ile tanışmış, Nevâî'nin divanını Osmanlı ülkesine ilk getiren kişi sayılmış bir şairin ağzından ayrıca anlamlıdır. Latîfî, Basîrî'nin Osmanlı ülkesinde uzun süre kaldığı için şiir tarzında Rum şairlerinin üslubunu benimsediğini söyler.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Latîfî, Tezkiretü'ş-şu'arâ ve Tabsıratü'n-nuzamâ, hzl. Rıdvan Canım, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 148, Basîrî maddesi. ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Mehmed Çavuşoğlu, "Basîrî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 5, İstanbul 1992, s. 105-106, https://islamansiklopedisi.org.tr/basiri.
Kitaplar
- Ahmet Kartal, "Basîrî ve Türkçe Şiirleri", İlmî Araştırmalar: Dil, Edebiyat, Tarih İncelemeleri 10 (2000), s. 77-96, gazel XXIX: s. 91; değerlendirme: s. 83, https://acikerisim.fsm.edu.tr/xmlui/handle/11352/1033.
Çevrimiçi kaynaklar






