Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü mefā‘ilün fe‘ūlün
‘Āşıḳlar içinde olmışam fāş
Mecnūnıla ḳan yalaşma ḳardaş
Yollar basıcı ḥarāmīlerdür
Her yañadan ol gözile ol ḳaş
Her kim baña gönderürse mektūb
‘Unvānına yaza rind ü ḳallāş
Pinhān idi ḫalḳa ‘ışḳum ammā
Bir āhile göñlüm eyledi fāş
Ṭaşlarla dögündügin Baṣīrī
Ferhād görürse diye adaş
Günümüz Türkçesiyle
1. Âşıklar arasında adım herkesçe bilinir oldu; ben Mecnun'la kan yalaşmış bir kardeşim, yani onun kan kardeşiyim.
2. O göz ile o kaş, her yandan yolları basan haramilerdir, yol kesen eşkıyadır.
3. Bana kim mektup gönderirse, mektubun üstündeki unvan yerine "rind ve kallâş" yazsın. (Rind, dünyaya ve kınayanlara aldırmayan kişi; kallâş, beş parasız, serseri kişi demektir.)
4. Aşkım halktan gizliydi, ama gönlüm onu bir âh ile açığa vurdu.
5. Ferhad, Basîrî'nin taşlarla dövündüğünü görse ona "adaşım" der. (Ferhad, Şirin'e kavuşmak için dağı delen âşıktır; taşlarla uğraşan âşık, onun adaşı sayılır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun hezec bahrinden "mef‘ūlü mefā‘ilün fe‘ūlün" kalıbıyla yazılmıştır; neşir vezin göstermez, kalıp taktimden çıkar. Gazelin redifi yoktur; kafiye "-aş / -āş" sesidir: fāş, ḳardaş, ḳaş, ḳallāş, fāş, adaş. Matla beytindeki "fāş" kelimesi dördüncü beyitte aynı anlamla yeniden kafiye olur; eski belâgatte aynı kafiye kelimesinin aynı anlamla tekrarlanması bir kusur sayılır. Mahlas son beyitte geçer. Gazel Ahmet Kartal'ın neşrinde XXXVI numaradadır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin konusu âşığın rüsvaylığıdır. İlk beyitte şair âşıklar arasında "fâş", yani herkesçe bilinen biri olduğunu söyler ve kendini Mecnun'un kan kardeşi diye tanıtır. "Ḳan yalaşmak", iki kişinin birbirinin kanını yalayarak kardeş olmasıdır. Divan şiirinde Mecnun âşıkların piridir; Basîrî ona mürit olmakla yetinmez, onunla eşit bir kardeşlik kurar. Kartal, Basîrî'nin şiirlerinde kendini Doğu edebiyatında âşığın timsali olan Mecnun ve Ferhad ile karşılaştırdığını ve âşıklıkta onlardan üstün gördüğünü belirtir; bu gazel, ilk ve son beytiyle bu iki adı bir araya getirir.
İkinci beyitte sevgilinin gözü ile kaşı "ḥarāmī", yani yol kesen eşkıya olarak anılır. Kaşın yay, kirpiğin ok, gözün de bu okları atan bir avcı ya da yağmacı olarak görülmesi divan şiirinin bilinen imgelerindendir; burada âşığın gönlü, yolları her yandan tutulmuş bir yolcuya benzer. Üçüncü beyit, mektup geleneğine dayanır. Mektupların başına alıcının makamına uygun bir "unvan", yani hitap ve sıfat yazılırdı. Şair, kendisine yazılacak mektupların unvan yerine "rind ü ḳallāş" yazılmasını ister. Böylece toplumda değer gören unvanların yerine, kınanan iki sıfatı kendine onur payesi gibi seçer. Kelimenin hem mektubun üstündeki adres hem de bir kişinin rütbesi anlamına gelmesi beyte bir tevriye katar.
Dördüncü beyit, Kartal'ın Basîrî'nin aşk anlayışına örnek gösterdiği beyitlerdendir: aşk halktan gizliyken bir âh onu açığa vurmuştur. Gizli ile açık (pinhān, fāş) arasındaki tezat, matladaki "fāş" sözünü bu kez sebebiyle birlikte tekrarlar. Son beyitte Ferhad'a geçilir. Ferhad, Şirin'e kavuşmak için Bîsütun dağını delmekle görevlendirilen âşıktır ve divan şiirinde külüngü ve taşla anılır. Basîrî'nin "taşlarla dögünmesi", yani acıyla göğsünü taşla dövmesi, Ferhad'ın taşla uğraşmasına benzetilir. Ferhad bunu görse onu "adaş", yani kendisiyle aynı adı taşıyan, aynı kaderi paylaşan biri sayar. "Ḳardaş" ile başlayan gazelin "adaş" ile bitmesi, şairin iki büyük âşığa da akraba olduğunu söyleyen düzenli bir çerçeve kurar.
Kaynakça
- Ahmet Kartal, "Basîrî ve Türkçe Şiirleri", İlmî Araştırmalar: Dil, Edebiyat, Tarih İncelemeleri 10 (2000), s. 77-96, gazel XXXVI: s. 93; değerlendirme: s. 83-84, https://acikerisim.fsm.edu.tr/xmlui/handle/11352/1033.
- Mehmed Çavuşoğlu, "Basîrî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 5, İstanbul 1992, s. 105-106, https://islamansiklopedisi.org.tr/basiri.
Çevrimiçi kaynaklar






