Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ol iki sermest gözler ‘ārıż-ı dildārda
İki nergisdür açılmış kūşe-i gülzārda
Çekme zaḥmet ey bizüm vīrānemizde gül diken
Kim bu miḥnet-ḫānda gül daḫı bitmez ḫārde
Buldum ey Türk-i ḫaṭāyī her ḳılında zülfüñüñ
Her ne keyfiyyet ki ḳonmış nāfe-i Tātārda
Baş ḳaldurur gözüñ nāz uyḳusından bir nefes
Gerçi dirler ḫᵛāb olmaz merdüm-i bīmārda
Dilde bitmiş cān bigi ḫaṭṭı ḫayāli dilberüñ
Ey Baṣīrī gerçi hergiz bize bitmez nārda

Günümüz Türkçesiyle

1. Sevgilinin yanağındaki o iki sarhoş göz, gül bahçesinin bir köşesinde açılmış iki nergistir.

2. Ey bizim viranemize gül dikmeye uğraşan, zahmet çekme; çünkü bu mihnet evinde gül, dikende bile bitmez. (Gül normalde dikenli dalda açar; âşığın gönlünde ise dikenler bile gül vermez.)

3. Ey Hıtaylı Türk güzeli, Tatar misk ceylanının göbeğinde ne güzel koku varsa hepsini zülfünün her telinde buldum. (Misk, Orta Asya'daki misk ceylanından elde edilen değerli bir kokudur; siyah ve güzel kokulu zülüf miske benzetilir.)

4. Gözün naz uykusundan ancak bir an baş kaldırır; oysa hasta adama uyku girmez derler. ("Merdüm" hem insan hem göz bebeği demektir; divan şiirinde sevgilinin baygın gözü "hasta" diye anılır.)

5. Sevgilinin ayva tüyünün hayali gönülde can gibi bitmiştir; ey Basîrî, oysa ateşte hiçbir şey bitmez derler. (Âşığın gönlü bir ateştir; ayva tüyü yeşil bir filiz gibi orada bitmiştir. Mısradaki "bize" kelimesinin bu okuyuştaki yeri tam açık değildir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır; neşir vezin göstermez. Redif "-da / -de" ekidir; kafiye "-âr" sesidir: dildār, gülzār, ḫār, Tātār, bīmār, nār. Gazel Ahmet Kartal'ın neşrinde XLVIII numaradadır. Matla, Basîrî'nin tezkirelerde en çok anılan beyitlerinden biridir: Latîfî onu Basîrî'nin örnek matlaları arasında "Ol iki maḫmûr gözler çehre-i dildârda / İki nergisdür açılmış kûşe-i gülzârda" biçiminde verir. Kartal'ın dipnotunda Latîfî'nin metni "Şol iki maḫmūr gözler çihre-i dildārda" diye aktarılır; Hüseyin Hüsameddin de matlaı Latîfî'den "Şol iki mahmûr gözler" diye alır. Divan nüshasındaki "sermest" (sarhoş) ve "‘ārıż" (yanak) kelimeleri tezkirelerde "maḫmûr" (baygın, uykulu) ve "çehre" (yüz) olur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Matla, divan şiirinin en bilinen benzetmelerinden birine dayanır: sevgilinin gözleri nergis çiçeğine benzetilir. Nergisin ortasındaki koyu kısım göz bebeğine, eğik duruşu da baygın bakışa benzetilir. Basîrî bu benzetmeyi bir bahçe tablosuna yerleştirir: sevgilinin yanağı bir gül bahçesidir ve gözler, o bahçenin köşesinde açmış iki nergistir. Gül ile nergis, yanak ile göz arasında kurulan bu tenasüp, beyte bütünlüklü bir görüntü kazandırır. Tezkirelerdeki "maḫmûr" okuyuşu, nergisin baygın görünüşüne daha da uygun düşer.

İkinci beyitte bahçe imgesi âşığın gönlüne döner. Âşığın gönlü bir viranedir; oraya gül dikmek isteyen boşuna uğraşır, çünkü bu mihnet evinde dikende bile gül bitmez. Gül ile dikenin bir arada bulunması divan şiirinde bilinen bir düşüncedir; şair bunu tersine çevirerek gönlünün o kadar harap olduğunu söyler ki orada dikenler bile gül vermez. Üçüncü beyitte sevgili "Türk-i Ḫaṭâyî", yani Hıtaylı, Orta Asyalı bir Türk güzeli olarak anılır. Divan şiirinde Türk, güzel ve aynı zamanda gönül yağmalayan sevgili demektir. Zülfünün her telinde, Tatar misk ceylanının göbeğindeki kokunun bütün nitelikleri vardır. Hıtay ile Tatar, Türk ile misk arasında kurulan coğrafî tenasüp, zülfün hem siyah hem güzel kokulu oluşunu anlatır.

Dördüncü beyit, "merdüm" kelimesinin iki anlamıyla oynar: merdüm hem insan hem göz bebeğidir. Hasta adama uyku girmez derler; ama sevgilinin "hasta", yani baygın gözü sürekli naz uykusundadır ve ancak bir an uyanır. Böylece genel bir söz, sevgilinin gözünün ayrıcalığına bağlanır. Son beyitte gönül bir ateş gibi düşünülür. Ateşte hiçbir şey bitmez, ama sevgilinin ayva tüyünün hayali gönülde can gibi bitmiştir. Ayva tüyünün yeşilliği ile ateşin kızıllığı arasında bir tezat kurulur; "bitmek" fiili de hem filizlenmek hem tükenmek anlamlarıyla beyte çift yönlü bir derinlik verir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Latîfî, Tezkiretü'ş-şu'arâ ve Tabsıratü'n-nuzamâ, hzl. Rıdvan Canım, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 148, Basîrî maddesi. ekitap.ktb.gov.tr
  • Abdizâde Hüseyin Hüsâmeddin Yasar, Amasya Tarihi 6-8. Cilt, ed. Songül Keçeci Kurt - Recep Orhan Özel - Metin Hakverdioğlu, Amasya: Amasya Belediyesi, 2022, s. 419. amasya.bel.tr

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar