Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün
Hicrden gözlerüm ḳara deñizüñ
‘Aynıdur līk yaşı beñzemesün
Günümüz Türkçesiyle
1. Ayrılıktan gözlerim Karadeniz'in tıpkısıdır; ama onun yaşı (gözyaşı) Karadeniz'e benzemesin. (Beyit iki türlü anlaşılabilir. "‘Ayn" hem göz hem de bir şeyin aynısı, tıpkısı demektir; gözler ağlamaktan kara bir deniz olmuştur. İkinci mısraın "ama yaşı benzemesin" sözü ise ya gözyaşının denizden çok daha fazla olduğunu, ya da kanlı olduğu için kara denizin suyuna benzemediğini anlatıyor olmalıdır. Kesin anlam belirsizdir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beyit, iki mısraı kafiyelenmediği için bir müfred, yani tek başına duran bir beyittir. Vezin aruzun hafif bahrinden "fā‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" kalıbıdır; neşir vezin göstermez, kalıp taktimden çıkar ve ikinci mısrada bir Türkçe hecenin kısa okunmasını gerektirir. Ahmet Kartal'ın neşrinde LI numaradadır ve divan nüshasının sonundaki müfred ve matlalar arasında yer alır. Bir gazelin parçası mı olduğu, yoksa baştan tek beyit olarak mı söylendiği bilinmiyor. Kime ve ne zaman yazıldığı da bilinmiyor.
Divan nüshasında gazellerden, kasideden ve kıt'alardan sonra gelen bu kısa parçalar, Kartal'ın sıralamasıyla LI-LV numaralar arasında üç müfred ve iki matladan oluşur. Bunlardan biri Müeyyedzâde için söylenen matla, ikisi de Basîrî'nin şakacı yönünü gösteren yemek ve meyve beyitleridir. Bu beyit ise aşk şiirinin en bilinen konularından birini, âşığın gözyaşını, iki mısralık kısa bir söyleyişle ve bir yer adına bağlayarak işler.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit, âşığın gözyaşını bir denize benzeten bilinen mübalağayı belli bir yere bağlar: Karadeniz. Gözlerin "kara" olması ile denizin adındaki "kara" kelimesi arasında bir tenasüp vardır; ayrılıktan ağlayan kara gözler, kara bir deniz kadar su döker. "‘Ayn" kelimesi burada bir tevriye taşır. Arapçada hem "göz" hem de bir şeyin kendisi, aynısı anlamına gelir; ayrıca Arap alfabesinde göze benzeyen bir harfin adıdır. Böylece "gözlerim Karadeniz'in aynıdır" sözü, gözlerin hem Karadeniz'in tıpkısı olduğunu hem de onun "gözü", yani kaynağı olduğunu düşündürür. Arapçada "ayn" kelimesi su kaynağı anlamına da gelir ve bu anlam denizle tenasübü güçlendirir.
İkinci mısra beklenmedik bir kısıtlama getirir: "līk yaşı beñzemesün", ama yaşı benzemesin. Bu sözün tam olarak neyi kastettiği açık değildir. Divan şiirinde âşığın gözyaşı çoğu zaman kanlıdır; bu durumda gözyaşının rengi, kara denizin suyuna benzememektedir. Bir başka okuyuşla şair, gözyaşının miktarının denizi aştığını, bu yüzden ona benzetilmekle küçük düşmemesi gerektiğini söylüyor olabilir. "Yaş" kelimesinin Türkçede yaşı, ömrü de anlatması ayrıca bir oyun ihtimali doğurur, ama metinden bunu kesin olarak çıkarmak mümkün değildir. Aktarımda bu belirsizlik açıkça gösterilmiştir.
Kaynakça
- Ahmet Kartal, "Basîrî ve Türkçe Şiirleri", İlmî Araştırmalar: Dil, Edebiyat, Tarih İncelemeleri 10 (2000), s. 77-96, müfred LI: s. 95, https://acikerisim.fsm.edu.tr/xmlui/handle/11352/1033.
- Mehmed Çavuşoğlu, "Basîrî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 5, İstanbul 1992, s. 105-106, https://islamansiklopedisi.org.tr/basiri.
Çevrimiçi kaynaklar






