Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Ḳande varam sāye-i serv-bülendüm variken
Kime ḳul olam senüñ gibi efendüm variken
Şerḥ-i derd-i ‘ışḳ āḫir kime taḳrīr eyleyem
Bir göñül adlu muṣāḥıb-i derd-mendüm variken
Ey perī mekr-i raḳīb-i dīv-sīretden ne ġam
Ḫāl-i ruḫsāruñ gibi odda sipendüm variken
Pend-i nāṣıḥla ne imkān kim ḳılam terk-i cünūn
‘Işḳ pīrinden benüm gūşumda pendüm variken
Baña ḳurtulmaḳ perīşānlikden olmışdur muḥāl
Ṭurra-i cānān gibi boynumda bendüm variken
Gülşen-i ‘ālemde hergiz egmeyem bir serve baş
Ey Baṣīrī ḳāmet-i serv-bülendüm variken
Günümüz Türkçesiyle
1. Uzun boylu selvimin gölgesi başımın üstündeyken nereye gideyim; senin gibi bir efendim varken kime kul olayım?
2. Gönül adında dertli bir sohbet arkadaşım varken aşk derdinin şerhini sonunda kime anlatayım?
3. Ey peri, yanağının beni gibi ateşte yanan üzerlik tohumum varken şeytan huylu rakibin hilesinden ne gam? (Üzerlik tohumu, nazara ve kötülüğe karşı ateşe atılıp yakılır. Sevgilinin yanağındaki siyah ben, ateşte kararmış bir üzerlik tanesine benzetilir.)
4. Kulağımda aşk pirinden aldığım öğüt varken öğütçünün öğüdüyle deliliği bırakmam ne mümkün?
5. Boynumda sevgilinin perçemi gibi bir bağ varken perişanlıktan kurtulmak bana imkânsız oldu. (Perişan hem dağınık saç hem de sıkıntılı, darmadağın hal demektir.)
6. Ey Basîrî, uzun boylu selvimin boyu varken dünya gül bahçesinde hiçbir selviye asla baş eğmem.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir altı beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır; neşir vezin göstermez, kalıp taktimden çıkar ve yer yer "fe‘ilātün" ve "fe‘ilün" biçimleri kullanılır. Redif "-üm variken" sözüdür; kafiye "-end" sesidir: bülend, efend, derd-mend, sipend, pend, bend. Matla beytindeki "serv-bülendüm" sözü makta beytinde de kafiye olur ve gazel aynı imgeyle açılıp kapanır. Mahlas son beyitte geçer. Gazel Ahmet Kartal'ın neşrinde V numaradadır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin her beyti "variken", yani "varken" redifiyle biter ve aynı düşünce yapısını tekrarlar: âşığın elinde öyle bir şey vardır ki başka bir şeye ihtiyaç duymaz ya da başka bir şeyden korkmaz. İlk beyitte bu, sevgilinin gölgesi ve efendiliğidir. Uzun boylu selvi (serv-bülend), sevgilinin boyunun bilinen karşılığıdır; onun gölgesinde duran âşık başka yere gitmez. "Kime ḳul olam senüñ gibi efendüm variken" mısraı, aşk şiirinin kul ile efendi ilişkisini açıkça söyler.
İkinci beyitte gönül, dertli bir sohbet arkadaşı olarak kişileştirilir. Âşık aşk derdini başkasına anlatmaya muhtaç değildir, çünkü dertli gönlü ona yoldaştır. Üçüncü beyit ince bir benzetmeye dayanır. Sevgili "peri", rakip ise "dîv-sîret", yani dev ya da şeytan huylu diye anılır; peri ile dev arasındaki tezat, güzellik ile kötülük arasındaki karşıtlığı verir. Kötülüğe karşı ateşe atılan üzerlik tohumu (sipend), sevgilinin yanağındaki siyah ben gibidir; âşığın kendisi de bu ateşte yanan tohumdur. Böylece âşığın aşk ateşinde yanması, onu rakibin hilesine karşı koruyan bir tılsıma dönüşür.
Dördüncü beyit, Kartal'ın Basîrî'nin aşk anlayışına örnek gösterdiği beyittir. Öğütçü (nâsıh) âşıktan aşkın deliliğini bırakmasını ister, ama âşığın kulağında "aşk piri"nin öğüdü vardır. Öğütçünün öğüdü (pend-i nāṣıḥ) ile aşk pirinin öğüdü arasındaki tezat beytin dayanağıdır; "pend" kelimesinin iki mısrada iki ayrı öğüt için kullanılması bu karşıtlığı keskinleştirir. Beşinci beyitte "perīşān" kelimesi tevriyeli kullanılır: âşık hem sevgilinin dağınık perçemi gibi bir bağla bağlıdır, hem de bu bağ yüzünden perişan, yani darmadağın bir haldedir. Son beyit matlaya döner: âşığın kendi selvisi varken dünya bahçesindeki hiçbir selviye baş eğmesi düşünülemez. "Serve baş eğmek" sözü, rüzgârla eğilen ağaç ile birinin önünde boyun eğen insanı bir araya getirir.
Kaynakça
- Ahmet Kartal, "Basîrî ve Türkçe Şiirleri", İlmî Araştırmalar: Dil, Edebiyat, Tarih İncelemeleri 10 (2000), s. 77-96, gazel V: s. 87; değerlendirme: s. 83, https://acikerisim.fsm.edu.tr/xmlui/handle/11352/1033.
- Mehmed Çavuşoğlu, "Basîrî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 5, İstanbul 1992, s. 105-106, https://islamansiklopedisi.org.tr/basiri.
Çevrimiçi kaynaklar






