Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Kirpigüñ ucından ey zībā ḥabīb
İgne yimiş ite dönmişdür raḳīb
Biz anuñ derdine ‘ādet itmişüz
Başımuz aġrıtma billāh ey ṭabīb
Gül yüzinden ayru ṭar olmış yiri
Vechi var feryād iderse ‘andelīb
Dime nāṣıḥ baña kim ḳıl terk-i ‘ışḳ
Pendle Mecnūn ḳaçan olur lebīb
Gel Baṣīrīden işitgil bir nefes
Andan öñ kim diyeler miskīn ġarīb
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey güzel sevgili, rakip senin kirpiğinin ucu yüzünden iğne yutmuş ite döndü. ("İğne yemiş it", rahat duramayan, kıvranan kişi için kullanılan bir benzetmedir; kirpik iğneye benzetilir.)
2. Biz onun derdine alıştık; Allah aşkına başımızı ağrıtma, ey hekim.
3. Gül yüzünden ayrı kalınca yeri dar oldu; bülbül feryat etse yeridir. ("Vech" hem yüz hem de sebep, gerekçe demektir; "vechi var" sözü "haklıdır" anlamına gelirken yüzü, yani gülün yüzünü de hatırlatır.)
4. Ey öğütçü, bana "aşkı bırak" deme; Mecnun öğütle ne zaman akıllı olmuş?
5. Gel, Basîrî'den bir nefes dinle; ondan önce ki "zavallı garip" desinler. (Yani o ölüp ardından "zavallı garip" denmeden önce.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır; neşir vezin göstermez, kalıp taktimden çıkar. İlk mısrada vezin "Kirpigüñ ucından" sözünde biraz aksar. Gazelin redifi yoktur; kafiye "-īb" sesidir: ḥabīb, raḳīb, ṭabīb, ‘andelīb, lebīb, ġarīb. Mahlas son beyitte geçer. Gazel Ahmet Kartal'ın neşrinde VIII numaradadır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, ağır aşk acılarını gündelik dilin canlı deyişleriyle anlatır. İlk beyitte rakip, sevgilinin kirpiği yüzünden "iğne yemiş ite" dönmüştür. Kirpik divan şiirinde ok, hançer ya da iğneye benzetilir; rakip de bilinen bir hakaret sözüyle ite. Şair bu iki imgeyi halk arasındaki "iğne yutmuş it gibi" deyimiyle birleştirir: sevgilinin kirpiği rakibin içine batmış, onu rahat duramaz hale getirmiştir. Habib ile rakip arasındaki tezat, beytin kafiyesinde de yan yana durur.
İkinci beyitte hekime söz yöneltilir. Âşık sevgilinin derdine alışmıştır, bu yüzden iyileşmek istemez; hekime "Başımuz aġrıtma", yani başımızı ağrıtma, der. Kartal bu beyti, Basîrî'nin sevgilinin eziyetlerini âdet haline getirdiğini gösteren beyit olarak anar. Hekimin baş ağrısını iyileştirmesi beklenirken onun kendisinin baş ağrısı olması, beyte bir nükte katar. Üçüncü beyitte gül ile bülbül mazmunu işlenir. Bülbül gülün yüzünden ayrı kalınca yeri dar olmuştur ve feryat etmekte haklıdır. "Vechi var" sözünde "vech" kelimesi hem "yüz" hem "sebep" anlamına gelir; gülün yüzünden söz eden bir beyitte bu kelimenin kullanılması bir tevriyedir.
Dördüncü beyit, Kartal'ın öğütçüye karşı söylenmiş örnek olarak gösterdiği beyittir. Öğütçü (nâsıh) âşığa aşkı bırakmasını söyler, ama Mecnun hiçbir zaman öğütle akıllı (lebîb) olmamıştır. Mecnun ile lebîb, yani deli ile akıllı arasındaki tezat beytin dayanağıdır. Son beyitte şair okuru dinlemeye çağırır: Basîrî'den bir "nefes", yani bir söz ya da şiir dinlenmelidir, o ölüp ardından "miskīn ġarīb", zavallı garip denmeden önce. "Garip" kelimesi hem kimsesiz hem de yurdundan uzak düşmüş kişi anlamına gelir. Tezkirelere göre Basîrî Acem diyarından gelip Osmanlı ülkesinde yaşamış bir şair olduğu için bu sözde bir gurbet duygusu da sezilebilir; ancak bu yalnız bir okuma ihtimalidir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, hzl. Filiz Kılıç, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 180, Basîrî maddesi. ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Mehmed Çavuşoğlu, "Basîrî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 5, İstanbul 1992, s. 105-106, https://islamansiklopedisi.org.tr/basiri.
Kitaplar
- Ahmet Kartal, "Basîrî ve Türkçe Şiirleri", İlmî Araştırmalar: Dil, Edebiyat, Tarih İncelemeleri 10 (2000), s. 77-96, gazel VIII: s. 88; değerlendirme: s. 83-84, https://acikerisim.fsm.edu.tr/xmlui/handle/11352/1033.
Çevrimiçi kaynaklar






