Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Derzioġlı gök durur cān pāresi
Döne döne olmışam āvāresi

Günümüz Türkçesiyle

1. Terzi oğlu "gök" bir can parçasıdır; ben de döne döne onun avaresi oldum. ("Gök" kelimesinin buradaki anlamı kesin değildir. Gökyüzü ve mavi anlamlarıyla sevgiliyi göğe benzetiyor olabilir; Türkçede taze, ham anlamı da olduğundan çok genç bir güzeli anlatıyor da olabilir. "Pâre" hem parça hem de terzinin kumaş parçasıdır.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beyit, iki mısraı "pāresi / āvāresi" diye kafiyelendiği için bir matladır. Kafiye "-āre" sesi, redif "-si" ekidir. Vezin aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır; neşir vezin göstermez, kalıp taktimden çıkar. Ahmet Kartal'ın neşrinde "Matla" başlığıyla LV numarada yer alır ve divan nüshasının sonundaki tek beyitlerin sonuncusudur. Bir gazelin başlangıç beyti olarak söylenip tamamlanmamış olabilir; gazelin geri kalanı bilinmiyor. Beytin kimin için söylendiği de bilinmiyor; "Derzioġlı" bir lakap ya da gerçekten bir terzinin oğlu olan genç bir güzel olabilir.

Anlam ve Söz Sanatları

Divan şiirinde sevgilinin bir esnaf çırağı ya da esnaf oğlu olarak anılması bilinen bir tavırdır; sevgilinin mesleği, benzetmelerin malzemesini verir. Burada sevgili bir terzinin oğludur ve beytin kelimeleri terzilik dünyasına göndermeler taşır. "Cān pāresi", yani can parçası, sevgiliye söylenen yaygın bir sevgi sözüdür; ama "pāre" aynı zamanda kumaş parçası, yamadır. Terzi oğlunun bir "can parçası" olması, böylece onun terzi dükkânındaki kumaş parçalarıyla da ilgisini kurar. Bu kullanım bir tevriye sayılabilir. "Derzi" kelimesinin kendisi de Farsçada dikiş anlamına gelen "derz" kelimesinden türemiştir; beytin bütün sözleri bu dükkânın çevresinde dolaşır.

"Gök" kelimesinin anlamı açık değildir. Gökyüzü anlamıyla okunursa ikinci mısradaki "döne döne" sözü ile bir tenasüp kurulur: divan şiirinde felek, yani gök kubbe, durmadan döner; sevgili gök ise âşık da onun çevresinde dönüp duran bir avaredir. Kelime mavi rengi de anlatır; bu durumda terzinin kumaş renklerinden birine işaret ediyor olabilir. Türkçede "gök" ham, olgunlaşmamış meyve için de kullanıldığından, sevgilinin çok genç olduğunu söylüyor da olabilir. Hangi anlamın kastedildiği metinden kesin olarak çıkarılamıyor; aktarımda bu durum belirtilmiştir.

İkinci mısrada "döne döne" ikilemesi, âşığın sevgilinin çevresinde dolaşmasını ve "āvāre", yani evsiz barksız, başıboş kalmasını anlatır. Âşığın sevgilinin mahallesinde dolanıp durması divan şiirinin bilinen bir sahnesidir. Beyit, sade Türkçe kelimeleri ve gündelik hayattan alınmış sevgili tipiyle, Basîrî'nin Türkçe deyişleri iyi kullandığı yolundaki tezkire hükümlerine uygun bir örnektir. Gelibolulu Âlî, onun Acem olduğu halde Türkçe ifadeleri ve konuşma dilinin deyimlerini iyi kavradığını yazar.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Gelibolulu Mustafa Âlî, Künhü'l-ahbâr'ın Tezkire Kısmı, hzl. Mustafa İsen, Ankara: Atatürk Kültür Merkezi, 1994, s. 152, Basîrî maddesi.

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar