Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün
‘Āşıḳlarını āh o Mesīḥā-dem öldürür
Bu ādem öldürür ki Mesīḥ ādem oldurur
Günümüz Türkçesiyle
1. Ah, o Mesih nefesli sevgili âşıklarını öldürür; Mesih insanı diriltirken bu, insan öldürür. ("Oldurmak" var etmek, hayat vermek demektir; Mesih'in nefesiyle ölüleri dirilttiğine inanılır. Latîfî'nin metninde ikinci mısraın sonu "Mesîḥ âdem ol durur", yani "asıl Mesih o insandır" diye de okunabilecek biçimde ayrı yazılmıştır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beyit, iki mısraı "öldürür / oldurur" diye kafiyelendiği için bir matladır. Vezin aruzun muzâri bahrinden "mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün" kalıbıdır. Bu matla Basîrî'nin divan nüshasındaki Türkçe şiirler arasında yoktur; Ahmet Kartal onu "Basîrî'nin Diğer Şiirleri" başlığı altında, Gelibolulu Âlî'nin Künhü'l-ahbâr'ına dayanarak verir. Beyit, Latîfî'nin ve Âşık Çelebi'nin Basîrî maddelerinde de yer alır: Latîfî onu Basîrî'nin örnek matlaları arasında ilk sıraya koyar, Âlî ise "Bu maṭla‘ anuñdur" diyerek verir. Hüseyin Hüsameddin de Amasya Tarihi'nde Latîfî'den aktarır. Gazelin geri kalanı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla, Hz. İsa'nın nefesiyle ölüleri dirilttiği inancına dayanan bir karşıtlık üzerine kuruludur. Divan şiirinde sevgilinin dudağı ve nefesi, can veren Mesih nefesine benzetilir; bu yüzden sevgiliye "Mesîḥâ-dem", yani Mesih nefesli denir. Basîrî bu benzetmeyi tersine çevirir: Mesih nefesli sevgili âşıklarını öldürür. İkinci mısra bu çelişkiyi açıkça söyler: Mesih insanı var eder, diriltir; bu sevgili ise insan öldürür.
Beytin asıl ustalığı "öldürür" ile "oldurur" kelimelerinin karşılaşmasındadır. Bu iki kelime Arap harfleriyle aynı biçimde yazılır ve yalnız okunuşta ayrılır; biri öldürmek, öteki olmasını sağlamak, var etmek anlamındadır. Aynı yazılışlı iki kelimenin zıt anlamlarla kafiyede kullanılması, eski belâgatçilerin cinas dediği sanatın güzel bir örneğidir ve beyte hem ses hem anlam bakımından keskin bir denge kazandırır. "Âdem" kelimesinin ikinci mısrada iki kez tekrarlanması da öldürülen ile diriltilenin aynı insan olduğunu vurgular. Latîfî'nin metninde ikinci mısraın sonunun "ol durur" diye ayrı yazılması, beyte "asıl Mesih o insandır" gibi ikinci bir okuyuş daha kazandırır; ancak Âşık Çelebi ve Âlî'nin metinleri "oldurur" okuyuşunu destekler.
Tarihî Bağlam
Bu matla, Basîrî'nin tezkirelerde en çok anılan beyitlerindendir. Gelibolulu Âlî, onu verirken Basîrî'nin "Acem" olduğu halde Türkçe ifadeleri ve gündelik konuşma deyimlerini iyi kavradığını söyler. Latîfî de Basîrî'nin ömrünün çoğunu Rum diyarında geçirdiği için Türkçe yazan Rum şairlerinin üslubunu benimsediğini belirtir. Hüseyin Hüsameddin ise Latîfî'nin "Diyâr-ı Rûm" sözünü Amasya diye yorumlar ve Basîrî'yi Amasya'da yetişmiş bir şair olarak tanıtır; bu yorum, Basîrî'nin kökeni konusundaki öteki kaynaklarla çelişir. Beytin hangi yıllarda yazıldığı bilinmiyor.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Latîfî, Tezkiretü'ş-şu'arâ ve Tabsıratü'n-nuzamâ, hzl. Rıdvan Canım, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 148, Basîrî maddesi. ekitap.ktb.gov.tr
- Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, hzl. Filiz Kılıç, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 181, Basîrî maddesi. ekitap.ktb.gov.tr
- Gelibolulu Mustafa Âlî, Künhü'l-ahbâr'ın Tezkire Kısmı, hzl. Mustafa İsen, Ankara: Atatürk Kültür Merkezi, 1994, s. 152, Basîrî maddesi.
- Abdizâde Hüseyin Hüsâmeddin Yasar, Amasya Tarihi 6-8. Cilt, ed. Songül Keçeci Kurt - Recep Orhan Özel - Metin Hakverdioğlu, Amasya: Amasya Belediyesi, 2022, s. 419. amasya.bel.tr
Kitaplar
- Ahmet Kartal, "Basîrî ve Türkçe Şiirleri", İlmî Araştırmalar: Dil, Edebiyat, Tarih İncelemeleri 10 (2000), s. 77-96, "Basîrî'nin Diğer Şiirleri": s. 96, https://acikerisim.fsm.edu.tr/xmlui/handle/11352/1033.
Çevrimiçi kaynaklar






