Özgün Metin

Vezin: mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün

Mu‘īn-i dīn-i Ḥaḳ Sulṭān Süleymān
Ki dergāhına olmışdur felek saṭḥ
Cihādını işidüp Rūḥ-ı ḳudsī
Zebān-ı ḥāl birle eyledi medḥ
Anuñçün dindi fetḥine bu tārīḫ
Bilād-ı Üngürüsi eyledi fetḥ

Günümüz Türkçesiyle

1. Hak dininin yardımcısı Sultan Süleyman ki, gökyüzü onun sarayının kapısında bir eşik düzlüğü olmuştur. (Felek, yani gök kubbe, padişahın kapısının önündeki zemin kadar alçak gösterilir.)

2. Onun cihadını işitince Ruhü'l-kudüs (Cebrail) hâl diliyle onu övdü. ("Hâl dili", söze dökülmeden durumun kendisiyle anlatılan şeydir.)

3. Bunun için onun fethine şu tarih söylendi: "Üngürüs (Macar) ülkelerini fethetti."

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir üç beyitlik bir tarih manzumesidir ve kıt'a biçimindedir: beyitlerin ikinci mısraları kafiyelenir: saṭḥ, medḥ, fetḥ. Vezin aruzun hezec bahrinden "mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün" kalıbıdır; tezkireler vezin göstermez. Tarih düşürmede, bir olayın yılı ebced hesabıyla, yani Arap harflerinin her birine verilen sayı değerlerinin toplamıyla bir mısraa ya da söze gizlenir; bu manzumede tarih son mısradadır ve öncesindeki "bu tārīḫ" sözüyle haber verilir. Şiir Basîrî'nin divan nüshasındaki Türkçe şiirler arasında yer almaz; Âşık Çelebi ile Kınalızâde Hasan Çelebi onu Basîrî'nin "nefîs" ve "bî-nazîr" (eşsiz) tarihleri arasında anar. Ahmet Kartal da makalesinde aktarır.

Anlam ve Söz Sanatları

Manzume kısa bir övgüyle başlar. İlk beyitte Kanûnî, "Mu‘īn-i dīn-i Ḥaḳ", yani Hak dininin yardımcısı diye anılır ve onun yüceliği bir mübalağayla anlatılır: felek, yani bütün gök kubbe, onun dergâhının önünde bir düzlük, bir eşik olmuştur. Gökyüzünün padişahın kapısında yerle bir gösterilmesi, övgü şiirinde sık görülen bir yüceltme biçimidir. İkinci beyitte övgü göğe çıkar: Ruhü'l-kudüs, yani Cebrail, padişahın cihadını işitince "zebān-ı ḥāl", hâl diliyle onu övmüştür. Bu beyitte "cihad", "Rūḥ-ı ḳudsī" ve "medḥ" kelimeleri, sefere dinî bir anlam yükler. Üçüncü beyit, bütün bu övgünün tarih mısraını hazırlamak için söylendiğini açıkça belirtir.

Tarih mısraı "Bilād-ı Üngürüsi eyledi fetḥ" sözüdür. Olağan Osmanlı imlâsıyla yazıldığında (بلاد انکروسی ایلدی فتح) harflerin ebced değerleri toplamı 927 eder; bu da Belgrad'ın alındığı 927/1521 yılına denk gelir. Mısraın Arap harfli özgün yazımı görülmediği için bu hesap kesin değildir; Kınalızâde'deki "Engürüs" biçiminde, sondaki "i" harfi olmadan, toplam 917 olur. "Üngürüs" Macaristan demektir; TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Osmanlılar Belgrad'ı öteki Belgradlardan ayırmak için "Tuna Belgradı" ve "Üngürüs Belgradı" diye de anarlardı.

Tarihî Bağlam

Âşık Çelebi bu tarihin Belgrad fethi için söylendiğini yazar. Kınalızâde ise manzumeyi, Sultan Süleyman'ın Macar ülkelerindeki kâfirlerin putlarını kırıp oraları fethettiği ve İslam ülkelerine kattığı zamana bağlar; Belgrad'ın adını anmaz. Kartal, Âşık Çelebi'yi izleyerek manzumeyi Belgrad fethine bağlar, ama fethi 925/1519 diye verir. Belgrad, TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Kanûnî'nin Macaristan'a yaptığı sefer sonunda, 1521'de (927) fethedilmiştir; ebced hesabının verdiği 927 de bu yılla uyuşur.

Tezkireler Basîrî'nin başka tarihlerini de anar. Âşık Çelebi'ye göre Şehzade Cihangir'in doğumuna "Cihān gīred be-tevfīḳ-i İlāhī" (Allah'ın yardımıyla cihanı alır) mısraıyla tarih düşürmüş, Rodos fethine de bir mısraa üç tarih sığdırmıştır (929). Bu tarihler, Basîrî'nin Kanûnî döneminde de saray çevresinde şiir sunmayı sürdürdüğünü ve zamanın büyük olaylarını izlediğini gösterir. Belgrad tarihi, onun padişaha yönelik şiirleri arasında bugüne kalmış az sayıdaki Türkçe örnekten biridir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, hzl. Filiz Kılıç, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 182, Basîrî maddesi. ekitap.ktb.gov.tr
  • Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-şu'arâ, hzl. Aysun Sungurhan, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 236, Basîrî maddesi. ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar