Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün
Bir dem idi cihânda Pinti Ḥamîd
Añılurdı kemâl-i ḫisset ile
Şimdi evden eve berü oldı
Kimse añmaz anı bu töhmet ile
Günümüz Türkçesiyle
1. Bir zamanlar dünyada Pinti Hamîd, cimriliğin son derecesiyle anılırdı.
2. Şimdi o, evden eve (her yerde) bu suçtan aklandı; artık kimse onu bu töhmetle anmıyor. ("Berü", "berî" kelimesinin bu metindeki yazımıdır ve suçtan uzak, temize çıkmış demektir. "Evden eve" sözünün buradaki tam anlamı kesin değildir; "her evde, herkesin gözünde" diye anlaşılabilir. Kıt'anın söylemek istediği, Revânî ortaya çıkınca Pinti Hamîd'in cimrilik şöhretinin silindiğidir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir iki beyitlik bir kıt'adır; beyitlerin ikinci mısraları "ḫisset ile / töhmet ile" diye kafiyelenir, "ile" kelimesi redif gibi tekrar eder. Vezin aruzun hafif bahrinden "fā‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" kalıbıdır; tezkire vezin göstermez, kalıp taktimden çıkar. Kıt'a Basîrî'nin divan nüshasındaki Türkçe şiirler arasında yoktur ve yalnız Latîfî'nin tezkiresinden bilinir. Latîfî onu, Basîrî'nin Revânî'yi hicvettiği "Revânîyle meger Pinti Ḥamîdüñ" kıt'asının hemen ardından, yine "Ḳıṭʿa" başlığıyla verir. Kıt'ada Revânî'nin adı geçmez; ama Latîfî'deki yeri ve Pinti Hamîd'in anılması, onun aynı hiciv dizisinin parçası olduğunu gösterir.
Anlam ve Söz Sanatları
Kıt'a, adı cimrilikle özdeşleşmiş bir kişi üzerinden kurulan dolaylı bir hicivdir. Pinti Hamîd, lakabından da anlaşılacağı gibi, cimriliğiyle tanınan biridir; Basîrî onu önceki kıt'asında Revânî ile karşılaştırmış ve Revânî'yi iki kat cimri bulmuştu. Bu kıt'ada aynı karşılaştırma bir hikâyeye dönüşür. İlk beyitte Pinti Hamîd'in bir zamanlar "kemâl-i hısset", yani cimriliğin en son derecesiyle anıldığı söylenir. İkinci beyitte ise artık kimse onu bu suçla anmaz; o, temize çıkmıştır.
Hicvin inceliği, Revânî'nin adının hiç anılmamasındadır. Pinti Hamîd'in aklanmasının sebebi söylenmez; okur bunu kendisi tamamlar: daha büyük bir cimri ortaya çıkmış ve şöhret ona geçmiştir. "Töhmet" kelimesi, cimriliği bir suç ve itham gibi gösterir; "berî olmak", yani suçtan aklanmak, mahkeme dilinden alınmış bir sözdür. Böylece kıt'a, bir yargılama sahnesi gibi kurulur: eski sanık beraat etmiş, suç yeni birine yüklenmiştir. "Bir dem" ile "şimdi" arasındaki zaman karşıtlığı, kıt'anın iki beytini birbirine bağlayan tezattır.
Tarihî Bağlam
Latîfî'nin anlattığına göre Basîrî, Revânî'ye bir kaside sunmuş, karşılığında beşi kızıl beşi kurşun on akçe alınca çok gücenmiş ve Revânî'nin cimriliğini kıt'alarla hicvetmiştir. Latîfî bu hikâyenin devamında, Basîrî'nin Revânî hakkındaki birkaç kıt'asını art arda sıralar; bu kıt'a onlardan biridir. Revânî de cevapsız kalmamış, Basîrî'nin alacalığıyla, yani baras hastalığından kalan lekelerle alay eden bir kıt'ayla karşılık vermiştir. Revânî, Edirneli bir şairdir; Yavuz Sultan Selim'in tahta çıkışından sonra saray mutfağının kâtipliğinde ve eminliğinde bulunmuş, 930 (1523-24) yılında ölmüştür. Saray mutfağına bakan bir kişinin cimrilikle anılması, bu hicivlere ayrı bir tat katar.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Latîfî, Tezkiretü'ş-şu'arâ ve Tabsıratü'n-nuzamâ, hzl. Rıdvan Canım, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 150, Basîrî maddesi. ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- İsmail E. Erünsal, "Revânî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 35, İstanbul 2008, s. 30-31, https://islamansiklopedisi.org.tr/revani.
- Mehmed Çavuşoğlu, "Basîrî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 5, İstanbul 1992, s. 105-106, https://islamansiklopedisi.org.tr/basiri.
Kitaplar
- Ahmet Kartal, "Basîrî ve Türkçe Şiirleri", İlmî Araştırmalar: Dil, Edebiyat, Tarih İncelemeleri 10 (2000), s. 77-96, değerlendirme: s. 80-81, https://acikerisim.fsm.edu.tr/xmlui/handle/11352/1033.
Çevrimiçi kaynaklar






