Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün (hezec)
Eyyām-ı bahār āmed ü feryād hezārest
Yek gül be-murādem neşüküft īn çi behārest
Günümüz Türkçesiyle
1. Bahar günleri geldi, ama (gelen) bin feryattır; gönlümce tek bir gül bile açmadı, bu nasıl bahardır? ("Hezār" Farsçada hem "bin" hem de bülbül demektir; ilk mısra "bahar günleri geldi ve bülbülün feryadı yükseldi" diye de anlaşılabilir. Filiz Kılıç'ın çevirisi "bin feryat" anlamını esas alır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beyit Farsçadır ve iki mısraı "hezārest / behārest" diye kafiyelendiği için bir matladır; kafiye "-ār", redif "-est" (-dır) ekidir. Vezin aruzun hezec bahrinden "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıdır; tezkire vezin göstermez, kalıp taktimden çıkar. Basîrî'nin Farsça divanı yayımlanmadığından beyit bugün yalnız Âşık Çelebi'nin Meşâ'irü'ş-şu'arâ'sından bilinir. Âşık Çelebi onu Basîrî maddesinin sonunda, "Ve lehu" diyerek, iki Türkçe beyit ve bir başka Farsça matlaın ardından verir. Gazelin geri kalanı bilinmiyor. Filiz Kılıç neşrin dipnotunda beyti Türkçeye çevirmiştir; buradaki aktarım onun yorumunu esas alır ve kelimenin ikinci anlamını ayrıca gösterir.
Anlam ve Söz Sanatları
Beytin konusu, mevsimin sevinci ile âşığın kederi arasındaki uyumsuzluktur. Bahar gelmiştir; divan şiirinde bahar gül, bülbül ve meclis demektir. Ama âşık için bahar bir sevinç değil "feryād"tır. İkinci mısrada şair, bütün bahçe açarken gönlünce tek bir gülün bile açmadığını söyler ve sorar: bu nasıl bahardır? "Gül" burada hem bahçenin gülü hem de sevgilidir; muradınca açmayan gül, âşığa yüz vermeyen sevgilidir.
Beytin en ince yeri "hezār" kelimesidir. Farsçada bu kelime hem "bin" sayısını hem de bin türlü ses çıkardığına inanılan bülbülü anlatır; bülbüle "hezār-dāstān" da denir. Kılıç'ın çevirisi "bin feryat vardır" der; öbür okuyuşla mısra "bahar günleri geldi, bülbülün feryadı vardır" olur. Her iki anlam da beyte uyar ve şair muhtemelen ikisini birlikte düşündürmek ister: bülbül baharın gelişiyle gül için feryat eder, âşık da bin feryatla kendi açmayan gülünü arar. Bu, tevriyenin güzel bir örneğidir. "Bahār" ile "behār" kelimelerinin, aynı kelimenin iki yazımı olarak, mısraın başında ve sonunda yer alması da beyti bir çerçeveye alır.
Tarihî Bağlam
Âşık Çelebi'ye göre Basîrî, Herat'ta Sultan Hüseyin Baykara, Ali Şîr Nevâyî ve Câmî'nin çevresinde bulunmuş, II. Bayezid zamanında onların mektuplarıyla Osmanlı ülkesine gelmiş bir şairdir. Bilinen tek nüshası şairin kendi hattıyla yazılmış Farsça divanı yirmi üç kaside ve 121 gazel içerir. Âşık Çelebi'nin Basîrî maddesinde verdiği şiir örnekleri, iki Türkçe beyit ile iki Farsça matladan oluşur; tezkireci böylece onun iki dildeki şairliğini birlikte gösterir. Latîfî de Basîrî'nin beğenilen Farsça ve Türkçe şiirleri olduğunu söyler. Bu beyit, Farsça divan yayımlanana kadar Basîrî'nin Farsça şiirini temsil eden birkaç beyitten biridir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, hzl. Filiz Kılıç, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 182, Basîrî maddesi (çeviri: dipnot 1914). ekitap.ktb.gov.tr
- Latîfî, Tezkiretü'ş-şu'arâ ve Tabsıratü'n-nuzamâ, hzl. Rıdvan Canım, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 148, Basîrî maddesi. ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Mehmed Çavuşoğlu, "Basîrî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 5, İstanbul 1992, s. 105-106, https://islamansiklopedisi.org.tr/basiri.
Kitaplar
- Ahmet Kartal, "Basîrî ve Türkçe Şiirleri", İlmî Araştırmalar: Dil, Edebiyat, Tarih İncelemeleri 10 (2000), s. 77-96, değerlendirme: s. 82, 85, https://acikerisim.fsm.edu.tr/xmlui/handle/11352/1033.
Çevrimiçi kaynaklar






