Özgün Metin

Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün

Hüsni evsâfı beyâna gelse ol cânânenün
Cân virür kalmaz karârı bu dil-i vîrânenün
Hüsrevâ Şîrîn anılmaz bezm-i 'ışkunda senün
Ṣohbet-i germ içre olmaz lezzeti efsânenün
Cân atup dil 'ârızun şevkiyle yanar yakılur
Oda yanmakda benümle bahs̱i yok pervânenün
Tolalı 'ışkun şarâbiyle bu gönlüm hânesi
Kalmadı hergiz cihânda hürmeti meyhânenün
Bu Harîmîye nazar itmezse lutf idüp nigâr
Mahv olur âs̱ârı cümle bu dil-i vîrânenün

Günümüz Türkçesiyle

1. O sevgilinin güzelliğinin nitelikleri anlatılmaya başlansa bu yıkık gönül can verir, kararı kalmaz.

2. Ey Hüsrev, senin aşk meclisinde Şîrîn anılmaz; sıcak sohbet içinde masalın tadı olmaz.

3. Gönül yanağının şevkiyle kendini atıp yanar yakılır; ateşte yanmakta pervanenin benimle yarışacak hâli yoktur.

4. Bu gönül evi aşkının şarabıyla dolalı beri dünyada meyhanenin hiç saygınlığı kalmadı.

5. Güzel, lütfedip bu Harîmî'ye bakmazsa bu yıkık gönlün bütün izleri silinir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik bir gazeldir. Vezin remel bahrinin Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün kalıbıdır. Redif "-nüñ" ekidir, kafiye "cânâne, vîrâne, efsâne, pervâne, meyhâne" kelimelerindeki "-âne" sesiyle kurulur. "Vîrâne" kelimesi hem matla hem makta beytinde kafiye olarak kullanılmış, böylece gazel aynı yıkık gönülle açılıp kapanmıştır. Dökümdeki harf başlığı "Harfü'l-kâf"tır; gazelin "-nüñ" ile bitmesi, eski imlâda bu sesin kâf harfiyle yazılmasından ötürüdür. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

İkinci beyitte Nizâmî'nin ünlü mesnevisi Hüsrev ü Şîrîn'e telmih vardır. Sevgiliye "Hüsrev" diye seslenilir. Onun aşk meclisinde Şîrîn'in adı bile anılmaz, çünkü o eski hikâye bu sıcak sohbetin yanında bir masal gibi kalır. "Efsâne" kelimesi hem masal hem de değersiz söz anlamında kullanılır. Üçüncü beyit mum ile pervane mazmununu işler. Pervane, mumun ateşine kendini atıp yanan kelebektir ve divan şiirinde fedakâr âşığın simgesidir. Âşık burada pervaneyi bile yarışta geride bırakır. Dördüncü beyitte gönül bir evdir ve aşk şarabıyla dolduğu için meyhanenin artık bir değeri kalmamıştır. Gazelde "hâne, meyhâne, vîrâne" kelimeleri arasında ses ve anlam bakımından bir tenasüp vardır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.

Akademik çalışmalar

  • Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 17. gazel, s. 212). teis.yesevi.edu.tr

Kitaplar