Özgün Metin
Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün
'Âşık oldum ol cemâle esridüm hemçün cemel
Sekrden hergiz ifâkat bulmağa yok muhtemel
Bulmadı çünkim tabîbân derd-i 'ışkıma 'ilâç
Vaṣl-ı hürşîde gözedür oldı cân burc-ı hamel
Gam degül ey 'âşıkân cem'-i melâmetdür ṣala
'Âşıkuñ nâmüsına rüsvâyıluk virmez halel
Derd-i 'ışkuñdan şu deñlü akdı eşküm kalmadı
Hücre-i çeşmüm sulamağa kabagumda belel
Ey Harîmî Ka'be-i kûyı harîmi râhına
Baṣ kadem muhkem hazer kıl virmeye kimse zelel
Günümüz Türkçesiyle
1. O cemale âşık oldum, kızgın deve gibi kendimden geçtim; bu sarhoşluktan ayılma ihtimalim hiç yok.
2. Hekimler aşk derdime çare bulamayınca can, güneşe kavuşmak için Koç burcunu gözetti.
3. Ey âşıklar, gam yok; bu, melâmet topluluğuna bir davettir; âşığın namusuna rüsvalık zarar vermez.
4. Aşkının derdinden gözyaşım o kadar aktı ki gözümün odasını sulamak için göz kapağımda nem kalmadı.
5. Ey Harîmî, Kâbe gibi olan o sokağın harîmine giden yolda adımını sağlam bas, sakın; kimse sürçmesin.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik bir gazeldir ve Arap alfabesindeki lâm harfiyle biten şiirlerin tek örneğidir. Vezin remel bahrinin Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün kalıbıdır. Redif yoktur, kafiye "cemel, muhtemel, hamel, halel, belel, zelel" kelimelerindeki "-el" sesidir. Dökümde son beyitteki mahlas "Marîmî", "muhkem" kelimesi de "mubkem" diye çıkmış ve düzeltilmiştir. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, âşığın aklını yitirmiş hâlini hayvan ve yıldız imgeleriyle anlatır. İlk beyitte "cemel" (deve) kızgınlık mevsiminde kendinden geçen deveyi hatırlatır. İkinci beyitte "hamel" Koç burcudur. Güneş ilkbaharda bu burca girer ve eski inanışa göre bahar şifa mevsimidir. Hekimlerin çare bulamadığı dert için can güneşin, yani sevgilinin vuslatını bekler. Deve ile koç arasında da bir tenasüp vardır. Üçüncü beyitte "ṣala" (davet) kelimesiyle âşıklar melâmet topluluğuna çağrılır. Rüsvalığın âşığın namusuna zarar vermemesi, melâmet anlayışının özünü söyler. Dördüncü beyitteki "kabak" kelimesi göz kapağı anlamındadır ve gözyaşının tükendiğini anlatır. Son beyit gazelin en dikkat çekici beytidir. Şair kendi mahlası Harîmî ile Kâbe'nin çevresindeki kutsal alanın adı olan "harîm" arasında bir cinas kurar. Sevgilinin sokağı Kâbe olur, o sokağa giden yol da sürçmeden yürünmesi gereken bir hac yoludur.
Tarihî Bağlam
Mahlasın anlamı kaynaklarda tartışılır. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü mahlasın Harem-i Şerif'i ziyarete niyet etmesinden geldiğini söyler. Emecen ise Latîfî'ye dayanarak, şehzadenin hac niyetiyle Mısır'a gittiğinde ihrama girdiği için bu mahlası kullandığını yazar. "Harîmî" ile "harîm" kelimelerinin aynı beyitte buluşması, şairin mahlasını Kâbe'nin kutsal alanıyla ilişkili olarak kullandığını gösterir. Mahlasın hangi tarihte alındığı ise bu beyitten çıkarılamaz.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 20. gazel, s. 213). teis.yesevi.edu.tr
- Feridun Emecen, "Korkut, Şehzade", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 26, Ankara 2002, s. 205–207. https://islamansiklopedisi.org.tr/korkut-sehzade
Kitaplar
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud
Çevrimiçi kaynaklar






