Özgün Metin
Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün
Dökmege kanum kadem baṣdukca cânânum benüm
Hayr-ı makdem nakş ider peşmâğına kanum benüm
Sâye-veş yanınca ben üftâdesinden 'âr ider
Gün gibi tenhâ yürür ol mâh-ı tâbânum benüm
Dinmese bir dem n'ola bârân-ı eşküm dostum
İki merdüm gark idüpdür çeşm-i giryânum benüm
Kaṣd-ı cân idüp ele tîg alsa hûnî gözlerüñ
'Âşık-ı dil-hasteler eydür koma cânum benüm
Ey Harîmî rakṣ uram tâ haşr olınca şevkden
Bendesin zülfine dar eylerse sultânum benüm
Günümüz Türkçesiyle
1. Sevgilim kanımı dökmek için adım attıkça kanım, onun ayakkabısına "hoş geldin" diye nakış işler.
2. Gölge gibi yanında yürüsem de ayağa düşmüş benden utanır; o parlak ay, güneş gibi tek başına yürür.
3. Gözyaşımın yağmuru bir an bile dinmese ne olur, dostum; ağlayan gözüm iki göz bebeğini suya boğmuştur.
4. Senin kan dökücü gözlerin canıma kastedip ele kılıç alsa, gönlü hasta âşıklar "bırakma, canım" der.
5. Ey Harîmî, sultanım bu kulunu zülfüne asarsa mahşer gününe kadar şevkten raks ederim.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik bir gazeldir. Vezin remel bahrinin Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün kalıbıdır. Redif "-um benüm", kafiye "cânân, kan, tâbân, giryân, cân, sultân" kelimelerindeki "-ân" sesidir. Başlıktaki dua "Tâbe s̱erâhû"dur (toprağı hoş olsun). Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk beyitte sevgilinin kanlı ayakkabısı bir nakışa dönüşür. "Hayr-ı makdem" (uğurlu geliş) bir karşılama sözüdür; âşığın dökülen kanı bile sevgiliyi böyle karşılar. İkinci beyitte gölge ile güneş arasında bir tezat kurulur. Âşık gölge gibi peşinden gelmek ister, ama ay yüzlü sevgili güneş gibi yalnız yürür, çünkü güneşin gölgesi olmaz. Üçüncü beyitte "merdüm" kelimesi hem insan hem de göz bebeği anlamındadır. Gözyaşı yağmuru iki göz bebeğini, yani iki kişiyi boğmuştur; bu bir tevriyedir. Dördüncü beyitte âşıklar, sevgilinin kılıç çeken gözleri karşısında canlarını korumak yerine "bırakma" diye ölümü ister. Son beyitte zülüf bir darağacıdır. Darağacında asılanın sallanması raksa benzetilir ve âşık bu ölümü bir sevinç olarak kabul eder. Divan şiirinde bu imge, "Ene'l-Hak" dediği için asılan Hallâc-ı Mansûr'u da hatırlatır. Sevgiliye "sultanım" denmesi, gazelde aşkın bir kul ile hükümdar ilişkisi olarak kurulduğunu gösterir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 22. gazel, s. 213). teis.yesevi.edu.tr
Kitaplar
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud






