Özgün Metin
Vezin: Mef'ûlü Mefâ'îlü Mefâ'îlü Fe'ûlün
Sevdaya salar cânumı ol gözleri meftûn
Leylî ṣaçına eyleyeliden dili Mecnûn
Zülfi resenine tolaşur cân acısından
Çâh-ı zenahında bu gönül olalı mescûn
Ağladıguma şâd oluben gülmesün agyâr
Dem düşe benüm gibi ola hâli diger gün
Âhı tutanın görse o dem göge boyanur
Göz yaşını döke döke efğân ide gerdûn
Nazm itdi Harîmî yine bir tâze cevâhir
Bağrını deler işidir ise dür-i meknün
Günümüz Türkçesiyle
1. O tutkun bakışlı gözler canımı sevdaya salar; gönül Leylâ saçına bağlandığından beri Mecnun'dur.
2. Gönül, sevgilinin çene çukuru kuyusuna hapsolalı beri can acısıyla zülfünün ipine dolaşır.
3. Ağlamama sevinip rakipler gülmesin; zaman gelir, onların hâli de benim gibi başka bir renge döner.
4. Ahımı tutanı görse gökyüzü o an maviye boyanır; felek gözyaşı döke döke inler.
5. Harîmî yine taze bir mücevher dizdi; saklı inci bunu işitirse bağrını deler.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik bir gazeldir ve Arap alfabesindeki nûn harfiyle biten şiirlerin ilkidir. Vezin hezec bahrinin Mef'ûlü Mefâ'îlü Mefâ'îlü Fe'ûlün kalıbıdır. Redif yoktur, kafiye "meftûn, Mecnûn, mescûn, gün, gerdûn, meknûn" kelimelerindeki "-ûn" sesidir. Kılıç dördüncü ve beşinci beyitleri alıntılar. Dördüncü beyitteki "döke döke" ikilemesini kelime tekrarına, beşinci beyti de şairin kendi şiirini övmesine örnek gösterir. Kılıç'ın notuna göre gazel Pervâne Bey'in nazire mecmuasında (vr. 431a) da bulunur ve orada beşinci beytin ilk mısraı "tâze silk-i cevâhir" (taze bir mücevher dizisi) biçimindedir. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk beyitte yine Leylâ ile Mecnun hikâyesine telmih vardır. Leylâ'nın adı gece anlamındaki "leyl" kelimesiyle kara saçı çağırır. İkinci beyitte Hz. Yusuf kıssasına uzanan bir imge vardır. Çene çukuru bir kuyu (çâh-ı zenah), zülüf de o kuyuya sarkıtılan iptir (resen). Gönül kuyuya hapsolmuş ve kurtulmak için ipe sarılmıştır. Üçüncü beyit, felek dönünce rakiplerin de bir gün ağlayacağını söyleyen bir uyarıdır. Dördüncü beyitte "göge boyanmak" maviye boyanmak demektir. Eski Türk geleneğinde mavi ve gök rengi yasla ilişkilidir. Âşığın ahını gören gök yasa bürünür ve felek inler. Son beyit, şiiri dizilmiş mücevhere benzetir. İnciler ipe dizilmek için delindiği için "bağrını deler" sözü hem kıskançlıktan yüreğin yanmasını hem de incinin delinmesini anlatır. Bu bir tevriyedir.
Tarihî Bağlam
Gazelin Pervâne Bey'in nazire mecmuasında yer alması, başka şairlerin aynı vezin ve kafiyede yazdığı şiirlerle birlikte okunduğunu gösterir. Mecmuadaki "silk-i cevâhir" okuması, son beyitteki dizilmiş inci imgesini daha açık kılar.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 23. gazel, s. 213). teis.yesevi.edu.tr
Kitaplar
- Pervâne Bey, Mecmû'a-i Nezâ'ir, Topkapı Sarayı Kütüphanesi, Bağdat nr. 406, vr. 431a (Kılıç 1996'daki nota göre).
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud






