Özgün Metin

Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün

Kaşlaruñ kec râ idüp dönderme yüz ahbâbdan
Mustafâ döndürmedi kıble yüzin aṣhâbdan
Görinen sâkî habâb degil durur bâdeden
Gözleri gitmez Cemüñ câm-ı şarâb-ı nâbdan
Tâk-ı ebrûnı görelden zâhid-i halvet-nişîn
Olmadı bir lahza hâli küşe-i mihrâbdan
Dîdeden niçün nihân oldı nihâl-i kâmetüñ
Serv hod bir dem cüdâ olmaz kenâr-ı âbdan
Ka'be-i kûyumda cân virmez Harîmî diyüben
Ey halîlüm sen anı redd eyleme ol bâbdan

Günümüz Türkçesiyle

1. Kaşlarını eğip dostlardan yüz çevirme; Mustafa (Hz. Muhammed) kıbleyi değiştirdiğinde bile ashabından yüz çevirmedi.

2. Ey sâkî, şarapta görünen şey şarap kabarcığı değildir; onlar Cem'in saf şarap kadehinden ayrılamayan gözlerdir.

3. Halvette oturan zahit senin kaşının kemerini gördüğünden beri bir an bile mihrap köşesinden ayrılmadı.

4. Boyunun fidanı neden gözden kayboldu; servi zaten su kenarından bir an ayrılmaz.

5. Ey dostum, Harîmî senin sokağının Kâbe'sinde can vermez diye onu o kapıdan geri çevirme.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik bir gazeldir. Vezin remel bahrinin Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün kalıbıdır. Redif "-dan", kafiye "ahbâb, aṣhâb, nâb, mihrâb, âb, bâb" kelimelerindeki "-âb" sesidir. Başlıktaki dua "Takabbelallâh hasenâtehü"dür (Allah iyiliklerini kabul etsin). Dökümde birinci beyitteki "ahbâbdan" kelimesi "alıbâbdan" diye çıkmıştır ve düzeltilmiştir. Son beyitte dökümde "kûyumda" (sokağımda) yazılıdır; anlam, "kûyuñda" (sokağında) okumasına göre verilmiştir. Kılıç'ın notuna göre ikinci beytin ilk mısraı Pervâne Bey'in mecmuasında (vr. 441b) "Görinen sâkî habâb-ı mey degildür bâdeden" biçimindedir. Mecmuadaki bu okuma beytin anlamını açar. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin üç beyti kıble ve mihrap çevresinde döner. İlk beyitte Medine döneminde kıblenin Kudüs'ten Kâbe'ye çevrilmesi olayına telmih yapılır. Kaş, divan şiirinde kemeri yüzünden mihraba ve kıbleye benzetilir. Sevgiliden kaşını eğip yüz çevirmemesi istenir, çünkü Peygamber kıbleyi değiştirdiğinde bile ashabından yüz çevirmemiştir. Üçüncü beyitte aynı benzetme zahide yöneltilir: sevgilinin kaş kemerini gören zahit artık mihrap köşesinden ayrılmaz. İkinci beyitte Cem, şarabı bulduğu ve dünyayı gösteren bir kadehi olduğu anlatılan efsanevi İran hükümdarı Cemşîd'dir. Şarabın yüzündeki kabarcıklar, o kadehten ayrılmayan gözlere benzetilir. Dördüncü beyitte servi su kenarında yetişen ağaç olarak bilinir. Gözyaşının aktığı göz pınarı da bir su kenarıdır, bu yüzden servi boylu sevgilinin oradan ayrılmaması gerekir. Son beyitte "halîl" (dost) kelimesi, Kâbe'yi inşa eden Hz. İbrahim'in lakabını hatırlatır ve Kâbe ile tenasüp kurar.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.

Akademik çalışmalar

  • Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 24. gazel, s. 213). teis.yesevi.edu.tr

Kitaplar