Özgün Metin

Vezin: Mefâ'îlün Mefâ'îlün Mefâ'îlün Mefâ'îlün

Ṣalaldan 'âleme pertev cemâlüñ mihri ey meh-rü
Mu'attar ider âfâkı müdâm ol zülf-i 'anber bû
Hevâ-yı 'ârızuñ âbı irerse gönlüme bir dem
Gözümün âbı mevc urup akar nite ki taşgun ṣu
Beni gam bahrine salsa saçuñ sevdâları dilden
Sevâd-ı zülf-i müşgînüñ getürür başuma kaygu
Ne sihr olur 'aceb bu kim nigârâ zülfün ucından
Zemândur gice vü gündüz gözüme düş olur uyhu
Kıya bakışlaruñ cânâ Harîmîyi döne döne
Yakar hecr odına her dem ol iki gamze câdû

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey ay yüzlü, güzelliğinin güneşi dünyaya ışık saldığından beri o amber kokulu zülfün ufukları durmadan kokuya boğar.

2. Yanağının suyunun sevdası bir an gönlüme ulaşsa, gözümün suyu dalgalanıp taşkın bir su gibi akar.

3. Saçının sevdaları beni gönülden gam denizine salsa, misk kokulu zülfünün karası başıma kaygı getirir.

4. Ey güzel, ne şaşılacak büyüdür bu ki zülfünün ucu yüzünden nice zamandır gece gündüz uyku gözüme ancak bir düş olur.

5. Ey can, yan bakışların, o iki büyücü gamze, Harîmî'yi döne döne her an ayrılık ateşinde yakar.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik bir gazeldir. Vezin hezec bahrinin dört Mefâ'îlün'den oluşan uzun kalıbıdır. Redif yoktur, kafiye "meh-rü, 'anber bû, ṣu, kaygu, uyhu, câdû" kelimelerindeki "-u, -û" sesidir. Başlıktaki dua "Eskenellâhü fi'l-cinân"dır (Allah onu cennetlerine yerleştirsin). Dökümde başlığın hemen altına, kafiyesi "-âneye" olan bir beyit ("Baña ne mülk-i cihân...") düşmüştür. Bu beyit kafiyesi ve numaralama gereği 32. gazele aittir ve orada verilmiştir. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel güneş, su ve gece imgeleri arasında gidip gelir. İlk beyitte sevgilinin güzelliği güneş, zülfü amber kokusudur; güneş ışığı ile koku birlikte bütün ufukları doldurur. İkinci beyitte yanağın suyu, yani parlaklığı ile gözün suyu, yani gözyaşı karşılaştırılır. "Âb" kelimesinin bu iki anlamı arasında bir oyun vardır. Üçüncü beyitte "sevâd" hem karalık hem de sevda anlamına gelir. Eski tıpta sevda, kara safranın verdiği bir hastalık olarak bilinirdi. Zülfün karalığı bu yüzden âşığın başına kaygı getiren bir sevda olur. Dördüncü beyitte zülüf geceye benzer, ama bu gece âşığa uyku getirmez; uyku ona ancak bir düş, yani erişilmez bir hayal olur. Son beyitteki "döne döne" ikilemesi, Kılıç'ın Harîmî'de gördüğü tekrarlara bir örnektir ve ateşte dönerek yanmayı da hissettirir. Gamzeler büyücüdür; âşığı ayrılık ateşinde yakan onların büyüsüdür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.

Akademik çalışmalar

  • Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 29. gazel, s. 214). teis.yesevi.edu.tr

Kitaplar