Özgün Metin
Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün
Hat yazılsa tañ mıdur yâkût-ı la'l-i yârda
Besmele yazarlar evvel Mahzenü'l-esrârda
Sana nisbet ey kamer ruhsâr hüsnile güneş
Nakş olınmış ṣanasuñ bir şemsedür dîvârda
Kan bulaşmış penbe-i dâg-ı dil-i bülbül durur
Kırmızı gül yaprâğı sanma biten gülzârda
Hırmen-i 'ömrüm dağıdır âh o 'ömrüm hâṣılı
Dâmenile yile virür şîve-i reftârda
Kâtib-i eşküm Harîmî dem-be-dem tahrîr ider
Âh şâhum Mustafâyı her der ü dîvâr[da]
Günümüz Türkçesiyle
1. Sevgilinin yakut gibi dudağında ayva tüyü (hat) yazılsa şaşılır mı; Mahzenü'l-esrâr'da önce besmele yazarlar.
2. Ey ay yanaklı, güzellikte güneş sana kıyasla duvara nakşedilmiş bir şemse sanırsın.
3. Gül bahçesinde biten şeyi kırmızı gül yaprağı sanma; o, bülbülün gönül yarasının kana bulanmış pamuğudur.
4. Ah, ömrümün hâsılı olan o sevgili, salınarak yürüyüşünün edasıyla eteğini savurup ömrümün harmanını yele verir.
5. Gözyaşımın kâtibi, Harîmî, her an her kapıya ve her duvara "Ah, şahım Mustafa" diye yazar.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik bir gazeldir. Vezin remel bahrinin Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün kalıbıdır. Redif "-da", kafiye "yâr, esrâr, dîvâr, gülzâr, reftâr" kelimelerindeki "-âr" sesidir. Dökümde birinci beyitteki "tañ mıdur" "tañ fmıdur" diye çıkmıştır. Son beytin ikinci mısraı dökümde "dîvâr" kelimesiyle biter; kafiye ve redif "-ârda" sesini gerektirdiği için eksik hece köşeli ayraç içinde tamamlanmıştır. Bu durumda "dîvârda" kelimesi ikinci beyitte de kafiye olduğu için tekrar edilmiş olur. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin ilk ve son beyitleri yazı sanatının diliyle kurulur. İlk beyitte "hat" kelimesi hem güzel yazı hem de sevgilinin yüzündeki ayva tüyü anlamındadır; bu bir tevriyedir. Mahzenü'l-esrâr ("Sırlar Hazinesi") Nizâmî'nin ünlü mesnevisinin adıdır. Eserin besmeleyle başlaması gibi, sırlar hazinesi olan dudakta da önce hat yazılır. Divan şiirinde sevgilinin ağzı bir sır olarak düşünüldüğü için bu benzetme yerinde oturur. İkinci beyitte şemse, kitap kaplarında ve duvar süslemelerinde kullanılan güneş biçimli bir motiftir. Gökteki güneş sevgilinin yanında duvara çizilmiş bir süsten ibaret kalır. Üçüncü beyitte kırmızı gül yaprağı, bülbülün yarasına basılan kanlı pamuğa benzetilir. Dördüncü beyitte "harman" ile "ömrün hâsılı" (ürünü) arasında tenasüp vardır. Son beyitte âşığın gözyaşı bir kâtiptir ve her kapıya, her duvara bir isim yazar. Buradaki "Mustafâ" adı Hz. Peygamber'in lakabı olarak okunabileceği gibi bir kişi adı da olabilir. Kaynaklarda bu beyitle ilgili bir bilgi yoktur.
Tarihî Bağlam
Kâtip, hat, besmele, şemse ve tahrir gibi kelimelerin bir arada kullanılması, yazı ve kitap sanatlarına yakın bir şairin kalemini düşündürür. Kaynaklara göre Korkut küçük yaşta Amasya'da Şeyh Hamdullah'tan hat dersleri almıştır. Bu bilgi şiirin dilini anlamaya yardım eder, ancak şiirin kendisi hakkında bir şey söylemez.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 31. gazel, s. 214). teis.yesevi.edu.tr
- Muhittin Serin, "Hamdullah Efendi, Şeyh", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 15, İstanbul 1997, s. 449–452. https://islamansiklopedisi.org.tr/hamdullah-efendi-seyh
Kitaplar
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud
Çevrimiçi kaynaklar






