Özgün Metin
Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün
Ey gönül hâlüñ nedür kim böyle zâr oldun yine
Bülbül-i şevk-ı gül-i rûy-ı nigâr oldun yine
Bûy-ı vuslat mı irişmişdür dimağına bu gün
Hasretinde cûşa gelüp bî-karâr oldun yine
Va'de-i kurbet mi irmişdür kulağına senüñ
İltifât-ı mevte vakf-ı intizâr oldun yine
Ârzû-yı 'âlem-i vahdet mi kılduñ yine kim
Cân u dilden böyle kes̱retden kaçar oldun yine
Ey Harîmî kaldı 'akluñ bir nefes cem' olmadan
Çünki derd-i 'ışk râhında gubâr oldun yine
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey gönül, hâlin nedir ki böyle yine inler oldun; sevgilinin gül yüzünün şevkiyle yine bülbül oldun.
2. Bugün burnuna vuslat kokusu mu ulaştı ki hasretiyle coşup yine kararsız oldun.
3. Kulağına yakınlık vaadi mi ulaştı ki yine ölümün gelişini beklemeye kendini adadın. Beyit tam açık değildir, bu okuma bizimdir.
4. Yine birlik âleminin arzusunu mu ettin ki can ve gönülden böyle çokluktan kaçar oldun.
5. Ey Harîmî, aklın bir nefes bile toplanamadan kaldı; çünkü aşk derdinin yolunda yine toz oldun.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik bir gazeldir. Vezin remel bahrinin Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün kalıbıdır. Redif "oldun yine", kafiye "zâr, nigâr, bî-karâr, intizâr, kaçar, gubâr" kelimelerindeki "-âr, -ar" sesidir. Başlıktaki dua "Ahsenallâhu ileyhi"dir (Allah ona iyilik etsin). Gazel baştan sona gönle yöneltilmiş sorulardan oluşur. Her beyitteki "yine" kelimesi, bu hâlin daha önce de yaşandığını hatırlatır. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
Şair kendi gönlüyle konuşur ve onun neden yine coştuğunu sorar. İlk beyitte gönül, sevgilinin gül yüzü için inleyen bir bülbüldür. İkinci ve üçüncü beyitlerde iki duyu sırayla anılır: burna gelen vuslat kokusu ve kulağa gelen yakınlık vaadi. Kokunun burna "dimâğ" kelimesiyle bağlanması da bilinçli bir seçimdir, çünkü bu kelime hem burun hem beyin anlamındadır. Üçüncü beyitte ölümün beklenmesi, tasavvuf dilinde ölümün sevgiliye kavuşma sayılmasıyla açıklanabilir. Dördüncü beyit gazelin tasavvufî merkezidir. Vahdet (birlik) ile kesret (çokluk) tasavvufun temel kavram çiftidir. Gönül çokluk dünyasından kaçıp birlik âlemini istemektedir. Kılıç'ın Harîmî'nin gazellerinde gördüğü tasavvufî unsurlar burada açıkça görülür. Son beyitte akıl dağılmış, âşık da aşk yolunda bir toz zerresine dönmüştür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 33. gazel, s. 215). teis.yesevi.edu.tr
Kitaplar
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud






