Özgün Metin

Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün (neşirde belirtilmemiştir, taktî bizimdir)

Kim ki dirse 'âşıkum odlar bırakur cânuma
Korkarum ki dostlar 'âşık ola cânânuma
Gice gündüz fikr ü endişem müjeñ oklarıdur
Ey kemân-ebrû terahhüm eyle geçdi cânuma
Hem-demüm sâyem durur gam günlerinde ol dahı
Başuma bir kutlu gün toğmazsa gelmez yanuma
Görinen cismümde mûlar ṣanma kanın tutmağa
'Ankebüt ağını urdum zahm-ı hûn-efşânuma
Gün gibi şi'rüm Harîmî tutdı 'âlem mülkini
Bir nazar eylerse ol meh mihr ile dîvânuma

Günümüz Türkçesiyle

1. Kim "âşığım" dese canıma ateşler düşer; korkarım ki dostlar sevgilime âşık olur.

2. Gece gündüz düşüncem ve kaygım kirpiğinin oklarıdır; ey yay kaşlı, acı, (oklar) canımdan geçti.

3. Gam günlerinde dostum gölgemdir; o da başıma bir kutlu gün doğmazsa yanıma gelmez.

4. Vücudumda görünen kılları kanı durdurmak için sanma; kan saçan yarama örümcek ağı sardım.

5. Harîmî, şiirim güneş gibi dünya ülkesini tuttu; bir de o ay yüzlü sevgiyle divanıma bir baksa.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik bir gazeldir. Vezin dökümde verilmemiştir; taktîmize göre remel bahrinin Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün kalıbıdır. Redif "-uma" ekidir, kafiye "cân, cânân, cân, yan, hûn-efşân, dîvân" kelimelerindeki "-ân, -an" sesiyle kurulur; "cânuma" kafiyesi birinci ve ikinci beyitte tekrar eder. Başlıktaki dua "Tâbe s̱erâhû"dur. Dökümde dördüncü beyitteki "zahm" (yara) kelimesi "zabm" diye çıkmıştır. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

İlk beyit kıskançlık üzerine kuruludur: âşık, başkalarının da sevgiliye âşık olmasından korkar. İkinci beyitte kaş yay, kirpikler oktur ve bu oklar âşığın canından geçmiştir. Üçüncü beyit gazelin en ince buluşunu taşır. Gölge yalnız güneşte belirir. Âşığın gam günlerindeki tek dostu gölgesidir, ama o da ancak "kutlu bir gün", yani güneşli bir gün doğarsa yanına gelir. "Gün" kelimesinin hem güneş hem de zaman anlamı burada bir tevriye kurar. Dördüncü beyitte vücuttaki kıllar, yarayı kapatmak için sarılan örümcek ağına benzetilir. Eskiden kanı durdursun diye yaraya örümcek ağı konduğu bilinir. Son beyit Kılıç'ın, Harîmî'nin kendi şiirini övdüğü beyitler arasında saydığı türdendir. "Mihr" hem güneş hem sevgi, "dîvân" hem şiir divanı hem de hükümdarın divanıdır. Şiirin güneş gibi dünya ülkesini tutması, bir fetih diliyle söylenmiş bir övünmedir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.

Akademik çalışmalar

  • Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 35. gazel, s. 215). teis.yesevi.edu.tr

Kitaplar