Özgün Metin

Vezin: Mefâ'îlün Mefâ'îlün Fe'ûlün

Tolaldan 'âleme gavğâ-yı Leylî
Beni Mecnûn ider sevdâ-yı leylî
Harâb u mest olupdur sâki-i 'ışk
Ṣunaldan câna pür-ṣahbâ-yı leylî
Gözümden katre katre dökilen yaş
Olısar cem' olup deryâ-yı leylî
Cihân endîşesinden pâk ol ey dil
K'ola tâ zaviyen mâvâ-yı leylî
Harîmîden es̱er kalmadı illâ
Hem ân şevk ile hûy u hây leylî

Günümüz Türkçesiyle

1. Dünyaya Leylâ'nın kavgası yayıldığından beri Leylâ'nın sevdası beni Mecnun eder.

2. Aşk sâkîsi cana Leylâ'nın dolu şarabını sunalı beri can harap ve sarhoş olmuştur.

3. Gözümden damla damla dökülen yaş birikip Leylâ'nın denizi olacak.

4. Ey gönül, dünya kaygısından arın ki köşen Leylâ'nın barınağı olsun.

5. Harîmî'den, Leylâ'nın şevkiyle koparılan feryat ve figandan başka bir iz kalmadı.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik bir gazeldir ve Arap alfabesindeki yâ harfiyle biten şiirlerin ilkidir. Vezin hezec bahrinin Mefâ'îlün Mefâ'îlün Fe'ûlün kalıbıdır; ilk gazel de bu vezinle yazılmıştır. Redif "-yı leylî", kafiye "ğavğâ, sevdâ, ṣahbâ, deryâ, mâvâ, hây" kelimelerindeki "-â" sesidir. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Redifteki "leylî" kelimesi hem "Leylâ'ya ait" hem de "geceye ait" anlamına gelir, çünkü Leylâ adı Arapçada gece demek olan "leyl" kelimesiyle bağlantılıdır. Gazel boyunca Leylâ ile Mecnun hikâyesi, tasavvuf geleneğinde sık görüldüğü gibi bir ilâhî aşk hikâyesi olarak da okunabilir. Mecnun Tanrı'ya yönelen âşığın, Leylâ da ulaşılmak istenen sevgilinin yerini alır. İlk beyitte Leylâ'nın sevdası âşığı Mecnun eder. İkinci beyitte aşk bir sâkîdir ve sunduğu şarap Leylâ'nın şarabıdır. Üçüncü beyitte damla damla dökülen gözyaşı bir deniz olur; "katre katre" ikilemesi Kılıç'ın vurguladığı tekrarlara bir örnektir. Dördüncü beyitteki "zâviye" kelimesi hem köşe hem de dervişlerin barındığı küçük tekke anlamındadır. Gönlün dünya kaygısından arınması istenir ki orası Leylâ'nın, yani sevgilinin barınağı olsun. Son beyitte âşıktan geriye yalnız "hây u hûy" kalır; bu söz hem feryat ve gürültü hem de dervişlerin zikrindeki "hû" sesini çağrıştırır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.

Akademik çalışmalar

  • Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 37. gazel, s. 215). teis.yesevi.edu.tr

Kitaplar