Özgün Metin

Vezin: Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilün

Ṣanemâ düşeliden gönlüme mihrüñ eseri
Gözüme dize gelür devr-i zemânuñ kameri
Şöyle dem urdı bu dem 'ışkuñ odı sînede kim
Korkarum oda yakar kûyuñı âhum şereri
Dilberâ la'l-i lebüñ nâr-ı ruhuñ şevki ile
Girmedi kulağuma şem' ü şerâbuñ haberi
Çünki hâk eyleyüben ṣalduñ ayaklara beni
Küşe-i çeşmüñ ile n'ola kılursañ nazarı
Kudsî tâvûs disem zülfüne yarar ṣanemâ
[okunamadı]
Yâr işiginden ırağ olup ilâhî dilerüm
Olmasun kimse Harîmî gibi halkun 'aberi

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey güzel, gönlüme sevginin izi düştüğünden beri zamanın ayı bile gözüme diz çökmüş gibi küçük görünür. Mısra tam açık değildir, bu okuma bizimdir.

2. Aşkının ateşi göğsümde öyle alevlendi ki ahımın kıvılcımı sokağını ateşe verir diye korkarım.

3. Ey dilber, dudağının lali ve yanağının ateşinin şevkiyle kulağıma ne mumun ne de şarabın haberi girdi.

4. Madem beni toprak edip ayaklara saldın, göz ucuyla bir baksan ne olur.

5. Ey güzel, zülfüne kutsal tavus desem yaraşır; [ikinci mısra dökümde yoktur].

6. Ey Tanrım, sevgilinin eşiğinden uzak düşüp dilerim ki kimse Harîmî gibi halka ibret olmasın. Kafiyedeki "'aberi" kelimesinin okunuşu şüphelidir; anlam "ibret" okumasına göre verilmiştir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Dökümde altı beyit görünür, ancak beşinci beytin yalnız ilk mısraı vardır. İkinci mısra, R sütununa geçişte düşmüş olmalıdır ve okunamadı diye işaretlenmiştir. Vezin remel bahrinin Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilün kalıbıdır. Redif "-i" ekidir, kafiye "eser, kamer, şerer, haber, nazar, 'aber" kelimelerindeki "-er, -ar" sesiyle kurulur. Başlıktaki dua "Şerahallâhü sadrehü"dür (Allah gönlüne genişlik versin). Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

İlk beyitte "mihr" yine hem sevgi hem güneş anlamındadır. Gönle güneş düşünce gökteki ay bile önemsiz görünür. İkinci beyitte aşk ateşi göğüste o kadar büyür ki âşık ahının kıvılcımının sevgilinin sokağını yakmasından korkar. Bu, âşığın kendi acısından çok sevgiliyi düşündüğünü gösteren ince bir buluştur. Üçüncü beyitte bir leff ü neşr vardır. Önce dudağın lali ve yanağın ateşi anılır, sonra ikinci mısrada mum ile şarap gelir. Ancak sıra tersine çevrilmiştir: ateşli yanak muma, lal dudak şaraba karşılık gelir. Dördüncü beyitte toprağa çevrilip ayaklara serilen âşık, sevgiliden yalnız bir göz ucu bakışı ister. Beşinci beyitte zülüf, renkleri ve kıvrımlarıyla cennet tavusuna benzetilir. Kudsî tavus divan şiirinde cennetle ilişkilendirilen bir kuştur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.

Akademik çalışmalar

  • Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 41. gazel, s. 216). teis.yesevi.edu.tr

Kitaplar