Özgün Metin
Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün
Müdde'îde n'ola sakınsam ol âdem cânını
Mü'min olan sakınur şeytândan îmânını
Gün tutuldı diye hükm ide yaza takvimine
Görse yüzinde müneccim zülf-i müşg-efşânı
Halka 'arz eyler bahâr âlâtını bir hâcedür
Çârsüy-ı bâgda açup sabâ dükkânını
Karşuña aṣılmasun zülfün hayâliyle rakîb
Gamzenüñ tîğiyle çal 'ömrüm anuñ urgânını
Kâsesinde serverâ zerrîn-kadeh altûn ezer
Bu Harîmî kulunun tezhîb içün dîvânını
Günümüz Türkçesiyle
1. Rakipten o insanın canını esirgesem ne olur; mümin olan imanını şeytandan sakınır.
2. Müneccim onun yüzünde misk saçan zülfünü görse "güneş tutuldu" diye takvimine hüküm yazar.
3. Bahar, bahçenin çarşısında saba yelinin dükkânını açıp halka eşyasını sunan bir tüccardır.
4. Rakip, zülfünün hayaliyle karşına asılıp durmasın; ey ömrüm, gamzenin kılıcıyla onun urganını kes.
5. Ey ulu sevgili, bu kul Harîmî'nin divanını tezhip etmek için altın kadeh kâsesinde altın ezer.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik bir gazeldir. Vezin remel bahrinin Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün kalıbıdır. Redif "-ını", kafiye "cân, îmân, efşân, dükkân, urgân, dîvân" kelimelerindeki "-ân" sesidir. Başlıktaki dua "Rahmetullâhi 'aleyhi"dir (Allah'ın rahmeti üzerine olsun). İkinci beytin son kelimesi dökümde "müşg-efşânı" biçimindedir; öteki kafiyeler "-ânını" ile bittiği için burada bir hece eksik olabilir, ancak düzeltilmemiştir. Kılıç'ın notuna göre son beytin ikinci mısraı Pervâne Bey'in mecmuasında (vr. 589b) "dîvânını" yerine "dükkânını" biçimindedir. Bu okuma üçüncü beyitteki kafiyeyi tekrar ettiği için divançedeki biçim daha yerinde görünür. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk beyitte rakip şeytana, sevgili de imana benzetilir. Mümin imanını şeytandan nasıl koruyorsa âşık da sevgiliyi rakipten öyle esirger. İkinci beyit bir hüsn-i talil örneğidir. Sevgilinin yüzü güneş, kara zülfü de onu örten gölgedir; müneccim bunu görse güneş tutulmasını takvimine yazar. Müneccimlerin yıllık takvim hazırlayıp gök olaylarını kaydetmesi bu benzetmenin zeminidir. Üçüncü beyitte bahar, saba rüzgârını dükkân edinmiş bir tüccar olarak kişileştirilir; bu bir teşhistir. Dördüncü beyitte "asılmak" ve "urgan" kelimeleri bir idam sahnesini çağırır. Rakibin sevgilinin karşısına asılıp durması istenmez, gamzenin kılıcından da onun urganını kesmesi beklenir. Son beyitte tezhip, yani altınla yapılan kitap süslemesi anılır. Tezhipte altın, kâse içinde ezilerek boyaya dönüştürülür. Sevgilinin altın kadehi bu iş için bir kâse olur ve şairin divanı altınla süslenir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 43. gazel, s. 216). teis.yesevi.edu.tr
Kitaplar
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud






