Özgün Metin
Vezin: Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilün
Ne revâdur bu ki ey hüsn ilinüñ pâdişehi
Kıldı yağma dil ü cân mülkini 'ışkuñ sipehi
Gül ruhun şevki ile dem gelür ey serv-i revân
Vecd olup yire çalar lâle-i nu'mân külehi
Kadd-i dil-cûñı görem diyü şehâ leyl ü nehâr
Nice demdür ki ayağ üzre turur serv-i sehî
[okunamadı]
Bâğ-ı firdevs-i na'îm oldığıçün cilve-gehi
Ne keramet korniş ol Hindû-yı hâlüñdeki hak
Cennet-i huld-ı berîn oldı anuñ câygehi
Güli sûziyle koyup lâleyi odlara yakar
Görünüz ol ruhun üstindeki hâl-i siyehi
Bu Harîmî yanuña düşse ne tan sâye gibi
İzüñe yüz sürer ey serv-i revân gâh gehi
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey güzellik ülkesinin padişahı, bu reva mıdır ki aşkının ordusu gönül ve can ülkesini yağma etti.
2. Ey yürüyen servi, gül yanağının şevkiyle zaman zaman gelincik vecde gelip külahını yere çalar.
3. Ey şah, gönül çeken boyunu göreyim diye serv-i sehî nice zamandır gece gündüz ayakta durur.
4. [ilk mısra dökümde yoktur] … çünkü cilvelendiği yer Firdevs cennetinin bahçesidir.
5. Benindeki Hintli ne keramet göstermiş ki yeri ölümsüzlük cennetinin en yücesi oldu. Mısraın dökümdeki biçimi ("korniş") bozuktur, anlam bu okumaya göre verilmiştir.
6. O yanağın üstündeki kara beni görün: yanağın gülünü bırakıp yakıcılığıyla laleyi ateşlere yakar. Beyit tam açık değildir, bu okuma bizimdir.
7. Bu Harîmî gölge gibi yanına düşse buna şaşılır mı; ey yürüyen servi, zaman zaman izine yüz sürer.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yedi beyitlik bir gazeldir; dördüncü beytin ilk mısraı 216 ve 217. sayfalar arasındaki geçişte düşmüştür ve okunamadı diye işaretlenmiştir. Vezin remel bahrinin Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilün kalıbıdır. Redif "-i" ekidir, kafiye "pâdişeh, sipeh, küleh, sehî, cilve-geh, câygeh, siyeh, geh" kelimelerindeki "-eh" sesiyle kurulur. Başlıkta yalnız "Velehü" yazılıdır, dua yoktur. Dökümde beşinci beyitteki "Hindû-yı" kelimesi "Hindûf-yı" diye çıkmıştır. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk beyit bir saltanat ve savaş dili kurar. Sevgili güzellik ülkesinin padişahıdır, aşk da onun ordusudur ve gönül ile can ülkesini yağmalar. İkinci beyitte gelinciğin (lâle-i nu'mân) taç biçimli çiçeği bir külaha benzetilir. Gelinciğin rüzgârda sallanması, semada vecde gelip külahını yere çalan bir dervişin hâli gibi görülür. Üçüncü beyitte servinin hep ayakta durması, sevgilinin boyunu görme beklentisine bağlanır; bu bir hüsn-i talildir. Beşinci beyitte yanak cennettir ve üstündeki kara ben bir Hintli. Kâfir sayılan bir Hintlinin cennetin en yücesine yerleşmesi, ancak bir keramet ile açıklanabilecek bir durum olarak sunulur. Son beyitte âşık kendini sevgilinin gölgesine benzetir. Gölgenin sahibinin ayağının dibine düşmesi gibi, âşık da sevgilinin izine yüz sürer.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 44. gazel, s. 216-217). teis.yesevi.edu.tr
Kitaplar
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud






