Özgün Metin
Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün
Kondı dil mülkine 'ışkuñ ey peri cânum gibi
Oturup tahtına hükm itdi Süleymânum gibi
Bağrımuñ başına gamzen şöyle neşter urdı kim
'Ayn-ı çeşmümden bu dem hûnâb akar kanum gibi
'Işkuñuñ derdine dil ol hadde mûnis oldı kim
Almak içün cân virür derdini dermânum gibi
Bâğ-ı hüsnünde bu dem reyhân hatun sevdâsına
Beni hayrân iden ol serv-i hırâmânum gibi
Göñlini târâca virüp bu Harîmînüñ şehâ
Tağıdan 'aklını ol zülf-i perîşânum gibi
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey peri, aşkın canım gibi gönül ülkesine kondu; tahtına oturup Süleyman'ım gibi hükmetti.
2. Gamzen bağrımın başına öyle neşter vurdu ki gözümün pınarından bu an kanım gibi kanlı su akar.
3. Gönül aşkının derdine o kadar alıştı ki dermanım gibi o derdi almak için can verir.
4. Bu an güzellik bahçende reyhan gibi ayva tüylerinin sevdasıyla beni hayran eden, o salınan servimdir.
5. Ey şah, bu Harîmî'nin gönlünü yağmaya verip aklını dağıtan, o perişan zülfümdür.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik bir gazeldir. Vezin remel bahrinin Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün kalıbıdır. Redif "-um gibi", kafiye "cân, Süleymân, kan, dermân, hırâmân, perîşân" kelimelerindeki "-ân, -an" sesidir. Başlıktaki dua "Nevverallâhü kabrehû"dur. Gazel bir önceki 45. gazelle aynı vezin, kafiye ve rediftedir. Birinci beyitlerin ikinci mısraları ("hükm itdi Süleymânum gibi") ve son beyitlerin ikinci mısraları ("zülf-i perîşânum gibi") hemen hemen aynıdır. "Kanum gibi" ve "serv-i hırâmânum gibi" kafiyeleri de iki şiirde ortaktır. Bunun bir gazelin iki ayrı işlenişi mi olduğu, yoksa şairin aynı zemine iki kez dönmesinden mi kaynaklandığı bilinmez. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk beyit 45. gazelin açılışını tekrarlar: aşk gönül ülkesine konar ve Süleyman gibi hükmeder. İkinci beyitte gamze bir cerraha benzetilir. Neşter, eskiden kan almak için kullanılan küçük bıçaktır. Gamzenin bağra neşter vurması gözden kanlı yaş akıtır. "'Ayn" kelimesinin hem göz hem pınar anlamına gelmesi bu beytte bir tevriye kurar. Üçüncü beyitte dert ile derman arasındaki karşıtlık tersine çevrilir. Gönül derde öyle alışmıştır ki onu bir derman gibi ister. Bu, divan şiirinde aşk derdinin âşık için şifa sayılmasının bir örneğidir. Dördüncü beyitte ayva tüyleri reyhana, sevgilinin boyu salınan bir serviye benzetilir. Son beyitte akıl yağmalanır ve perişan zülüf onu dağıtır. İki gazelin yan yana durması, divançe okurunun aynı malzemenin farklı düzenlemelerini görmesine imkân verir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 46. gazel, s. 217). teis.yesevi.edu.tr
Kitaplar
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud






