Özgün Metin
Vezin: Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilün
Ṣanemâ gamzelerüñ kasdı bu dem cânâ gibi
Kanuma kanmak içün meyli anuñ kana gibi
'Anberîn beñlerinüñ firkati bâğrımı delüp
Micmerüñ yüregine od düşürüp yana gibi
Hat-ı reyhânuña hayrân oluben leyl ü nehâr
Zülfüne bâd-ı ṣabâ el uzadur şâne gibi
Dilberâ gül ruhun üstündeki hâl-i siyehüñ
Beni ṣayd itmek içün dâm degül dâne gibi
Dem-be-dem la'l-i lebüñ şevki ile döne döne
Nice bin dürlü yürek kan tola peymâne gibi
Ṣubh-dem bâd-ı seher yüz süre tapuña gelüp
Merhabâ didigi sen zülf-i perîşâne gibi
Şâm-ı zülfünde Harîmî giceler taña kalur
Şem'-i ruhsâruña cân virmege pervâne gibi
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey güzel, gamzelerinin kastı şu an cana yönelmiş gibi; onun meyli kanıma kanmak için kana yönelmiş gibi. Beyit tam açık değildir, bu okuma bizimdir.
2. Amber kokulu benlerinin ayrılığı bağrımı delip buhurdanın yüreğine ateş düşürüp onu yakar gibidir.
3. Gece gündüz reyhan gibi ayva tüylerine hayran olan saba rüzgârı, tarak gibi zülfüne el uzatır.
4. Ey dilber, gül yanağının üstündeki kara benin, beni avlamak için kurulmuş tuzak değil, tuzaktaki yem tanesi gibidir.
5. Durmadan, lal dudağının şevkiyle döne döne nice bin türlü yürek kadeh gibi kanla dolar.
6. Sabah vakti seher yeli kapına gelip yüz sürer; perişan zülfüne "merhaba" demesi buna benzer. Beyit tam açık değildir, bu okuma bizimdir.
7. Harîmî zülfünün akşamında, yanağının mumuna can vermek için pervane gibi gecelerce sabaha kadar uyanık kalır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yedi beyitlik bir gazeldir. Vezin remel bahrinin Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilün kalıbıdır. Redif "gibi", kafiye "cânâ, kana, yana, şâne, dâne, peymâne, perîşâne, pervâne" kelimelerindeki "-âne, -ana" sesiyle kurulur. İlk üç kafiye ("cânâ, kana, yana") ötekilerden biraz farklıdır. Kılıç'ın inceleme bölümündeki alıntıda da matla "canâ gibi … kana gibi" biçimindedir, bu yüzden metne dokunulmamıştır. Başlıktaki dua "'Ammerallâhü 'ukbâhû"dur. Kılıç matlaı harf tekrarına, beşinci beyitteki "döne döne" ikilemesini de kelime tekrarına örnek olarak alıntılar. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk beyitte "kan" sesinin tekrarı ("kanuma, kanmak, kana") beyte sert bir ahenk verir. Gamzenin kana susamışlığı sesle de hissettirilir. İkinci beyitte micmer, yani buhurdan, amber gibi güzel kokulu maddelerin yakıldığı kaptır. Amber kokulu benlerin ayrılığı âşığın bağrını bir buhurdan gibi yakar. Üçüncü beyitte saba rüzgârı tarağa benzetilir; zülfe uzanan el, onu tarayan rüzgârdır. Dördüncü beyitte "dâm" (tuzak) ile "dâne" (yem tanesi) arasında hem ses benzerliği hem de tenasüp vardır. Ben, tuzaktan çok kuşu tuzağa çeken yeme benzer. Beşinci beyitte yürekler kanla dolup kadeh olur. Son beyitte "şâm" (akşam) ile "sabah" arasında bir karşıtlık kurulur. Zülfün akşamı içinde bekleyen âşık, mum ile pervane mazmunuyla kendini yanağın ışığına feda eder.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 47. gazel, s. 217). teis.yesevi.edu.tr
Kitaplar
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud






