Özgün Metin
Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün
Zülf-i pür-çini olur âşüfte cân eglencesi
Dâne-i hâli durur cân u cihân eglencesi
Ben nice şerh ideyüm esrâr-ı 'ışkın ol mehüñ
Çün dehânı sırrıdur râz-ı nihân eglencesi
Gamze-i hün-rîzine meyl itdigi ebrû-yı yâr
Bir Moğol-çin gözlüdür tir ü kemân eglencesi
Zülf-i dilber gibi sürer her gönül 'ömr-i dırâz
Olsa yanında anuñ bir dil-sitân eglencesi
Ey Harîmî hattına dil bağlama zülfi gibi
Tâ ola cân murğınuñ bâğ-ı cinân eglencesi
Günümüz Türkçesiyle
1. Kıvrım kıvrım zülfü perişan canın eğlencesidir; beninin tanesi can ve cihanın eğlencesidir.
2. O ayın aşkının sırlarını nasıl anlatayım; çünkü ağzının sırrı, gizli sırrın eğlencesidir.
3. Sevgilinin kaşı kan dökücü gamzesine meyletmiştir; ok ve yay eğlencesi olan Moğol-Çin gözlü biridir.
4. Yanında bir gönül alıcı eğlencesi olsa, her gönül sevgilinin zülfü gibi uzun ömür sürer.
5. Ey Harîmî, zülfüne bağladığın gibi onun ayva tüylerine de gönül bağlama; tâ ki can kuşunun eğlencesi cennet bahçesi olsun.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik bir gazeldir. Vezin remel bahrinin Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün kalıbıdır. Redif "eglencesi" (eğlencesi), kafiye "cân, cihân, nihân, kemân, dil-sitân, cinân" kelimelerindeki "-ân" sesidir. Başlıkta "Velehü" ibaresi ve dua yoktur. Redif olarak Türkçe bir kelimenin, üstelik "eğlence" gibi gündelik bir kelimenin seçilmesi dikkat çeker. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
"Eglence" kelimesi burada bugünkü anlamından çok "oyalanacak, avunulacak şey" anlamındadır. Gazelin her beyti, âşığın neyle oyalandığını sayar. İlk beyitte zülüf perişan canın, ben de bütün cihanın oyalanacağı şeydir. Benin "tane" olarak anılması, onu kuşu tuzağa çeken yeme benzeten bilinen mazmunu hatırlatır. İkinci beyitte sevgilinin ağzı yine bir sır olarak görülür. Ağız o kadar küçüktür ki anlatılamaz, ancak üzerinde düşünülerek oyalanılır. Üçüncü beyitte "Moğol-Çin gözlü" sözü çekik gözü anlatır. Ok ve yay, Orta Asya'nın atlı okçularıyla birlikte anılan silahlardır; kaş yay, gamze de oktur. Dördüncü beyitte zülfün uzunluğu "ömr-i dırâz" (uzun ömür) ile karşılaştırılır. Son beyit tasavvufî bir uyarıdır. Şair gönlünü dünya güzelliğine bağlamamasını, can kuşunun asıl yurdunun cennet bahçesi olduğunu kendine hatırlatır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 49. gazel, s. 217). teis.yesevi.edu.tr
Kitaplar
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud






