Azerbaycan'ın Hoy kasabasından gelip Amasya'ya yerleşen Mevlânâ Hüsâmeddîn Hasan Çelebi, Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın anlatımında Hacı Şâdgeldi Paşa döneminin en saygın bilginlerinden biridir: emîrin kurduğu darülilmin müderrisi, sonra Amasya müftüsü olmuş, Arapça, Farsça ve Türkçe edebiyatı bilen bir şair olarak 793 (1390-91) yılında ölmüştür. Soyundan gelenlere Amasya'da "Hoyluzâdeler" denmiş, torununun oğlu Pîr Ahmed Çelebi Fâtih Sultan Mehmed'in reisülküttabı olmuştur. Ne var ki aynı ad, aynı baba adı ve aynı oğul adıyla TDV İslâm Ansiklopedisi'nde XIII. yüzyılın sonunda Kastamonu'da yaşamış bir münşi ve şair de kayıtlıdır. İki kayıt arasında bir asırlık fark vardır ve Hüsameddin bu farkı tartışmaz. Üç dilin edebiyatına vâkıf sayılan bu şairin kaleminden tek beyit kalmamıştır.
Hüsameddin'in Kaydı
Amasya Tarihi'nin sekizinci cildi onu şu sözlerle tanıtır:
Azerbaycân’ın şimâlinde kâ’in Hoy kasabasından Abdülmü’min bin Alî mahdûmudur. Îrân ulemâsından tahsîl-i ulûm edib Amasya’ya geldi. Neşr-i ma’ârife himmet ederek ders-i âm ve müderris-i be-nâm oldu. İlm ü ulemânın hâmîsi olan Amasya hükümdârı Şâdgeldi Paşa’nın hüsn-i nazar u teveccühünü celb edecek derecede ibrâz-ı fazîlet ve takdîm-i kasâ’id ederek müşârün-ileyhin yaptırdığı dârü’l-ilm müderrisi oldu. Yıllarca tedrîs-i ulûm edib pek çok şâkirdân-ı ma’rifet yetiştirdi. Mevlânâ Sa’îdeddîn Mevhûb bin ez-Zîyârî’nin irtihâlinde Amasya’nın şeyhülislâmı, müftî-i be-nâmı olup 793’de vefât etdi. Gâyet fâzıl, ulûm-ı akliyye ve nakliyyede mâhir, elsine-i selâse edebiyâtına vâkıf, şâir, edîb, asrında ferîd idi. Mahdûmları Nasrullâh, Abdülmü’min, Hayreddîn Hızır Çelebilerdir. Bunlara “Hoyluzâdeler” dendi. Ahfâdından Mevlânâ Muhyiddîn Mehmed Çelebi bin Kutbeddîn Mûsa Çelebi bin Hayreddîn Hızır Çelebi meşhûr idi. Hüsâmeddîn Kâtî budur. Âsâr-ı ilmiyyesi vardır.
Günümüz Türkçesiyle: Azerbaycan'ın kuzeyindeki Hoy kasabasından Abdülmü'min bin Ali'nin oğludur. İran bilginlerinden okuyup Amasya'ya geldi. Bilgiyi yaymaya çalışarak ders-i âm ve tanınmış bir müderris oldu. Bilgiyi ve bilginleri koruyan Amasya hükümdarı Şâdgeldi Paşa'nın beğenisini ve ilgisini kazanacak ölçüde bilgisini gösterdi, ona kasideler sundu ve onun yaptırdığı darülilmin müderrisi oldu. Yıllarca ders verip pek çok öğrenci yetiştirdi. Mevlânâ Sa'îdeddîn Mevhûb ez-Ziyârî ölünce Amasya'nın şeyhülislamı, ünlü müftüsü oldu ve 793'te öldü. Çok bilgili, akli ve nakli ilimlerde usta, üç dilin edebiyatını bilen bir şair ve edipti, çağında eşi yoktu. Oğulları Nasrullah, Abdülmü'min ve Hayreddin Hızır Çelebilerdir; bunlara "Hoyluzâdeler" denildi. Torunlarından Hayreddin Hızır Çelebi'nin oğlu Kutbeddin Musa Çelebi'nin oğlu Mevlânâ Muhyiddin Mehmed Çelebi tanınmış biriydi. Hüsâmeddîn Kâtî budur. İlmî eserleri vardır.
Hüsameddin iki dipnotla maddeyi tamamlar. Birincisine göre darülilm, Saraçhane'de Şâdgeldi Paşa'nın yaptırdığı caminin doğu yanında kurulmuş, sonradan "Medrese-i Şâdiyye" diye anılmış, arka arkaya gelen depremlerle yıkılınca yerine emîrin torunlarından Yahyâ Bey ahşap bir medrese yaptırmıştır. İkinci dipnot, maddedeki övgülerin kaynağını gösterir: bu nitelemeler, Amasya kadılkudatı İmâdzâde Mevlânâ Müeyyideddîn Mehmed Çelebi'nin kaleminden çıkmış bir yazıdan aktarılmıştır. Hüsameddin'in "asrında ferîd" sözü, böylece kendisinin değil bir çağdaşının yargısıdır.
Amasya'daki Yeri
Hasan Çelebi'nin Amasya hayatı, emîrliğin en çalkantılı yıllarına denk gelir. Hamisi Hacı Şâdgeldi Paşa 1381 sonbaharında Kadı Burhâneddin'le savaşırken ölmüştü; ders verdiği darülilm, emîrin Saraçhane'de yaptırdığı caminin doğu yanındaydı. Caminin kendi geçmişi için bkz. Saraçhane Şâdgeldi Paşa Camii. Müftülüğe geçiş tarihi, selefi Sa'îdeddîn Mevhûb Çelebi-Ziyârîzâde'nin maddesinden çıkarılabilir: Mevhûb Çelebi 785'te (1383-84) "şeyhülislam" unvanıyla Amasya müftüsü görülmüş, Şâdgeldi Paşazâde Ahmed Paşa'nın danışmanı olmuş ve Zilhicce 788'de (Aralık 1386-Ocak 1387) ölmüştür. Hasan Çelebi'nin müftülüğü buna göre 788 sonu ile 793 arasındaki dört beş yıla sığar.
Kitabın üçüncü cildi bu yıllardan bir sahne verir. 791'de (1389) Kadı Burhâneddin'in elçisini tutuklatan Amasya beylerbeyi Ahmed Paşa, buna itiraz eden kadı İmâdeddîn Yûsuf Çelebi'yi azletmiş, yerine Muslihzâde Celâleddîn Abdurrahmân Çelebi'yi getirmiştir. Hüsameddin burada "Bu esnâda Hoylu Hüsâmeddîn Hasan Çelebi Amasya müftüsü idi" diye not düşer. Ardından Kadı Burhâneddin Amasya çevresine akınlara başlamış, Ahmed Paşa onu savaşla geri püskürtmüştür. Müftünün bu krizde ne rol oynadığı yazılmaz; yalnız makamında olduğu bilinir.
Öğrencilerinden birinin adı da kayıtlıdır. Halfet Gâzi soyundan Amasya emîr-i kebîri Alâeddîn Ali Bey'in oğlu Hasan Çelebi (Mevlânâ İzzeddîn), "Mevlânâ Hoylu Hüsâmeddîn Hasan ve Mevlânâ Sa'îdeddîn Mevhûb Çelebilerden" okuyarak ders-i âm ve Atabeg Medresesi müderrisi olmuş, 814'te (1411-12) Çelebi Mehmed'in hocası, 821'de (1418) kazasker olmuştur. Amasya'nın art arda gelen iki müftüsünden ders alan bu öğrenci, Hoylu'nun yetiştirdiği "şâkirdân-ı ma'rifet"ten adı bize kalan tek kişidir.
Hoyluzâdeler
Hüsameddin maddede üç oğul sayar: Nasrullah, Abdülmü'min ve Hayreddin Hızır. Ailenin en parlak adı ise başka bir koldan gelir. Yedinci ciltte Pîr Ahmed Çelebi-Kâtib-i Sultânî'nin nesebi şöyle verilir: "Hoyluoğlu Ahî Alî bin Fazlullâh bin Mevlânâ Hüsâmeddîn el-Hasan bin Abdülmü'min bin Alî el-Hoyî mahdûmudur." Buna göre Hasan Çelebi'nin bir oğlu da Fazlullah'tır ve maddedeki listede yer almaz. Pîr Ahmed Amasya'da kitabet ve inşa öğrenmiş, güzel yazısıyla Fâtih Sultan Mehmed'in dikkatini çekip saray kâtipleri arasına girmiş, 875'te (1470-71) Divan-ı Hümayun'un reisülküttabı olmuş, II. Bayezid'in tahta çıkışında görevinde bırakılmıştır. 882 (1477-78) tarihli Şerh-i Çağmînî ve 884 (1479) tarihli Şerh-i Mevâkıf nüshalarının sonuna kendi eliyle "Amasyalı Ahî Alî oğlu Pîr Ahmed" diye yazmıştır. Bu nesep zinciri, Hüsameddin'in verdiği 793 ölüm tarihiyle uyumludur: 1470'lerde makam sahibi olan bir kâtibin dedesinin babası, XIV. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış olmalıdır.
Kaynakların Durumu
TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki "Hûî, Hasan b. Abdülmü'min" maddesi, adı ve baba adı tıpatıp aynı olan bir münşiyi, şairi ve sözlükçüyü anlatır. Tahsin Yazıcı'nın yazdığı maddeye göre bu Hasan, Hoy şehrindendir, "Hüsâmî" mahlasıyla da anılır ve Kastamonu'daki Çobanoğulları'ndan Muzafferüddin Yavlak Arslan (1280-1291) ile oğlu Emîr Mahmud dönemlerinde yaşamıştır. Yavlak Arslan adına Nüzhetü'l-küttâb ve tuhfetü'l-ahbâb'ı (bir nüshasının kaydına göre 684/1285), oğlu Nasrullah'a inşa kurallarını öğretmek için Receb 690'da (Temmuz 1291) Gunyetü'l-kâtib ve münyetü't-tâlib'i yazmış; Kavâ'idü'r-resâ'il, Rüsûmü'r-resâ'il ve iki manzum sözlük de ona aittir. Bir divanı olduğu söylenir, ama nerede bulunduğu bilinmez; ne zaman ve nerede öldüğü de belli değildir. Kastamonu çevresindeki bu kültür ortamına Çobanoğulları ve Pervâneoğulları başlığında da değinilir.
Benzerlik yalnız adda kalmaz: iki kişi de Hoyludur, babaları Abdülmü'min, birer oğulları Nasrullah'tır, ikisi de birden çok dilde yazan şairlerdir; Hüsameddin'in kullandığı "Hüsâmeddîn" lakabı da TDV'deki "Hüsâmî" mahlasını hatırlatır. Ayrılık ise tarihtedir. TDV'deki Hasan'ın bilinen son eseri 1291 tarihlidir; Amasya'daki Hasan Çelebi Şâdgeldi Paşa'ya (ö. 1381) kaside sunmuş ve 1390-91'de ölmüştür. Bir kişinin 1285'te kitap yazıp 1391'e kadar yaşaması mümkün görünmez. Bu durumda ya Hüsameddin iki ayrı kişiyi birleştirmiştir, ya Amasya'daki Hasan Çelebi Kastamonulu münşinin aynı adları taşıyan bir torunudur, ya da tarihlerden biri yanlıştır. Pîr Ahmed'in nesebi Amasya'daki müftünün XIV. yüzyıl sonunda yaşadığını desteklediğinden, en az zorlanan açıklama aynı aileden iki ayrı kuşağın birbirine karışmasıdır; elimizdeki kaynaklar bunu kesinleştirmeye yetmez.
Maddenin son cümlesindeki "Hüsâmeddîn Kâtî budur" sözü ikinci bir düğüm atar. Ebherî'nin mantık kitabı Îsâgûcî üzerine yazılmış şerh ve hâşiyelerle adı birlikte anılan Hüsâmeddîn Hasan el-Kâtî, yazma eser kayıtlarında 760 (1358-59) yılında ölmüş olarak geçer; hayatı hakkında Anadolulu olmasından başka bir şey bilinmez. Hüsameddin "budur" derken madde sahibini mi, yoksa hemen önce andığı torun Muhyiddin Mehmed Çelebi'yi mi kastettiği cümleden kesin olarak anlaşılmaz. Madde sahibi kastediliyorsa, 760 ile 793 arasındaki fark burada da açıklanmayı beklemektedir.
Şiiri
Hüsameddin'in Şâdgeldi Paşa'ya sunulduğunu yazdığı kasidelerden tek bir beyit bile aktarılmamıştır; yazar, Hasan Çelebi'nin üç dilin edebiyatını bildiğini söylemekle yetinir. Kastamonulu Hûî'ye atfedilen divan da bugün bilinen bir kütüphanede kayıtlı değildir, öyle ki iki kişi bir sayılsa bile elde şiir metni yoktur. Hasan Çelebi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Metin Hakverdioğlu'nun Amasya Tarihi şairleri dökümü onu "Hüsâmeddîn Hasan Çelebi-Mevlânâ Hoylu" adıyla sekizinci cildin şairleri arasında sayar.
Kronoloji
684 (1285): Kastamonulu Hasan b. Abdülmü'min el-Hûî, Nüzhetü'l-küttâb'ı Yavlak Arslan adına tamamlar.
Receb 690 (Temmuz 1291): Hûî, oğlu Nasrullah için Gunyetü'l-kâtib'i yazar.
785 (1383-84): Sa'îdeddîn Mevhûb Çelebi Amasya müftüsü olarak görülür.
Zilhicce 788 (Aralık 1386-Ocak 1387): Mevhûb Çelebi ölür; Hoylu Hasan Çelebi müftülüğe geçer.
791 (1389): Kadı Burhâneddin bunalımı sırasında Hoylu Hasan Çelebi Amasya müftüsüdür.
793 (1390-91): Hoylu Hüsâmeddîn Hasan Çelebi ölür.
875 (1470-71): Torununun oğlu Pîr Ahmed Çelebi reisülküttab olur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 309-310 ve 245-246 numaralı dipnotlar (e-kitap s. 572), "Hüsâmeddîn Hasan Çelebi-Mevlânâ Hoylu" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page572.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 587-588 (e-kitap s. 441), "Pîr Ahmed Çelebi-Kâtib-i Sultânî" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page441.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 351 (e-kitap s. 585), "Hasan Çelebi-Mevlânâ İzzeddîn" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page585.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 258-259 (e-kitap s. 268-269), "Sa'îdeddîn Mevhûb Çelebi-Ziyârîzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page269.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 3, s. 148 (e-kitap s. 449). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page449.html
- Metin Hakverdioğlu, "Amasya Tarihi'nin Şairler Tezkiresi Yönü", Sosyal Bilimler Araştırmaları -11-, ed. Hasan Yerkazan, Önder Eryılmaz, Amasya: Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 5-32 (sekizinci cildin şairleri: s. 26-27). https://amasya.edu.tr/media/4nvlf0bx/sosyal-bilimler-arastirmalari-11.pdf
Akademik çalışmalar
- Tahsin Yazıcı, "Hûî, Hasan b. Abdülmü'min", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 18, İstanbul 1998, s. 311-312. https://islamansiklopedisi.org.tr/hui-hasan-b-abdulmumin
Kitaplar
- "Hâşiye alâ Şerhi'l-Îsâgôcî", Kastamonu İl Halk Kütüphanesi nr. 232 yazma eser kaydı (el-Kâtî, Hüsâmüddîn Hasan, ö. 760/1359), Islamic Anatolia veri tabanı. https://www.islam-anatolia.ac.uk/data/documents/TK_Kastamonu_232
Çevrimiçi kaynaklar
