İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Çelebi-Nakîbzâde Mevlânâ es-Seyyid

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 123 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasya nakîbü’l-eşrâfı olup yukarıda sülâle-i tâhîresi yazılan sâdât-ı Hüseynîden es-Seyyid Şemseddîn Ebû Hâşim Mehmed bin Abdullah es-Semerkandî mahdûmu olup ulemâdan tahsîl-i ulûm ederek pederine verilen şerâfet vazîfesi, müşârün-ileyhin irtihâlinde kendisine ve kardeşlerine verildi. [385]

Ba’dehû nakîbü’l-eşrâf olup 882 hudûdunda vefât etdi. Ulemâ ve küremâdan olup pek muhterem, âbid, beşûş bir zât idi. 870’de tanzîm edilen Hızır Paşa vakfiyesine şâhid olup es-Seyyid Ahmed bin es-Seyyid Şemseddîn es-Semerkandî diye imzâ koymuş “Bi’l-cümle güvâh şudem” ta’bîriyle şehâdetini yazmıştır.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya nakîbüleşrafıdır. Temiz soyu yukarıda yazılan Hüseynî seyyidlerinden es-Seyyid Şemseddîn Ebû Hâşim Mehmed bin Abdullah es-Semerkandî'nin oğludur. Âlimlerden ilim tahsil etti; babasına verilmiş olan seyyidlerin işlerine bakma (şerâfet) görevi, babasının ölümü üzerine kendisine ve kardeşlerine verildi.

Sonra nakîbüleşraf oldu ve 882 [1477-78] dolaylarında öldü. Âlim ve cömert kişilerdendi; çok saygın, ibadete düşkün, güler yüzlü bir zattı. 870 [1465-66] yılında düzenlenen Hızır Paşa vakfiyesine şahitlik etmiş, "es-Seyyid Ahmed bin es-Seyyid Şemseddîn es-Semerkandî" diye imza atarak şahitliğini Farsça "Hepsine şahit oldum" anlamındaki "Bi'l-cümle güvâh şudem" ibaresiyle yazmıştır.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • nakîbü'l-eşrâf: Peygamber soyundan gelenlerin (seyyid ve şeriflerin) kayıtlarını tutan, işlerine bakan görevli
  • sülâle-i tâhire: temiz, soylu nesil; burada Peygamber soyu
  • sâdât-ı Hüseynî: Hz. Hüseyin soyundan gelen seyyidler
  • şerâfet vazîfesi: seyyid ve şeriflerin işlerine bakma görevi
  • irtihâl: ölüm, göçüp gitme
  • ba'dehû: ondan sonra
  • hudûdunda: dolaylarında
  • küremâ: cömertler, soylu kişiler
  • beşûş: güler yüzlü
  • güvâh: şahit (Farsça)

Semerkandî Seyyidleri

Hüsameddin, eserinin dördüncü cildinde Amasya'daki seyyid ailelerini sayarken beşinci sıraya, Amasya'da gömülü olan es-Seyyid Şemseddîn Ebû Hâşim Muhammed bin Abdullah es-Semerkandî'nin soyunu koyar. Aynı yerde bu zatın oğlu es-Seyyid Ahmed Çelebi'nin, Sultan II. Bâyezîd'in Amasya'daki şehzadelik yıllarında çok tanınmış biri olduğunu, ailenin soy kütüğünü de seyyid soylarına dair klasik bir eser olan Umdetü't-tâlib'den güçlükle doğrulayabildiğini söyler. Onuncu ciltte Selâmet Hatun adlı âlime ve sûfî bir kadının, bu Ebû Hâşim es-Semerkandî'nin eşi olduğunu tahmin ettiğini de yazar. Hüsameddin'in kendi eseri dışında bu aileye dair bir kayda rastlanmadı.

Nakîbüleşraflık Kurumu

Nakîbüleşraf, Hz. Peygamber'in soyundan gelenlerin şecerelerini kaydeden, sahte seyyidleri ayıklayan, onların vergi muafiyetleri, evlilikleri ve davalarıyla ilgilenen görevlinin unvanıdır. Osmanlılarda bu işe bakan bir makamın ilk kez Yıldırım Bayezid döneminde, 802 Ramazanında [Mayıs 1400] kurulduğu ve başına Bursa'daki Kâzerûnî zaviyesinin şeyhi Seyyid Muhammed Nattâ'ın getirildiği bilinir. Kurumun asıl dönüm noktası II. Bayezid'in 900 [1494] yılında hocası Seyyid Abdullah'ın oğlu Seyyid Mahmud'u maaşlı olarak bu göreve atamasıdır. O tarihe kadar bu görevi yürütenler düzenli maaş almıyor ve "nâzır" diye anılıyordu; "nakîbüleşraf" unvanı Memlük ülkesindeki örnekten alınarak bu tarihte benimsendi. Sonraki dönemlerde İstanbul'daki nakîbüleşrafın taşradaki şehirlerde seyyidler arasından seçilen vekilleri, yani nakîbüleşraf kaymakamları bulunurdu.

Bu bilgi, madde sahibinin 882 dolaylarında öldüğü düşünülürse Hüsameddin'in kullandığı "nakîbüleşraf" unvanının, Ahmed Çelebi'nin sağlığında henüz resmî biçimini almamış olduğunu gösterir. Hüsameddin'in metninde babadan oğullara geçen görev için "şerâfet vazîfesi" demesi bu bakımdan dikkate değerdir; Ahmed Çelebi'nin Amasya'daki görevi, sonraki yüzyıllarda nakîb kaymakamlığı denecek yerel görevin erken bir biçimi olarak anlaşılmalıdır. Amasya'da bu görevin sonraki asırlarda da sürdüğü Hüsameddin'in başka kayıtlarından anlaşılır; örneğin Zanalı Seyyid Hacı Ahmed Efendi hem nakîb kaymakamı hem Amasya müftüsü olmuştur.

Hızır Paşa Vakfiyesi

Ahmed Çelebi'nin şahit olarak imza koyduğu vakfiye, Amasya'nın önde gelen ailelerinden birine aittir. Hızır Paşa, II. Murad'ın lalası Yörgüç Paşa'nın kardeşidir; II. Murad döneminde Şehzade Alâeddin'in, Fâtih döneminde de Amasya'da Şehzade Bayezid'in lalalığını yapmış ve 871 [1466] yılında ölmüştür. Arşiv belgelerine dayanan yeni bir araştırmaya göre Hızır Paşa, 870 [1465] yılında Amasya'da üç vakıf kurmuştur. Bu tarihli vakfiyeyle Suluova, Doğantepe, Ladik ve Amasya merkezde tarım arazileri, bağ ve bahçelerle iki han ve bir hamam vakfedilmiş; bir medrese ve cami için müderris, muîd ve diğer görevlilerin kadroları belirlenmiştir. Vakfiye ayrıca kardeşi Yörgüç Paşa'nın medresesindeki müderris ve öğrencilere ek ödeme yapılmasını ve aynı medresede gömülü torununun kabri başında Kur'an okunmasını şart koşar. Hızır Paşa'nın oğlu Mehmed Paşa, 1493 yılında babasının vakfına on üç köy, iki mezra, yedi değirmen ve bir dükkân daha eklemiştir. Vakfın muhasebe kayıtları Cumhuriyet dönemine kadar izlenebilmektedir. Hızır Paşa Camii bugün de Amasya'nın ayakta duran eski yapıları arasındadır.

Seyyid Ahmed Çelebi'nin imzası, Hüsameddin'in vakfiyeleri bizzat incelediğini ve madde sahiplerinin hayatlarını bu tür belgelerdeki şahit kayıtlarından da kurduğunu gösteren güzel bir örnektir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 123. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 4. Cilt ("Mehmed Paşa" maddesi, Amasya'daki seyyid sülâleleri); 4. Cildin Bakiyyesi ("Mirzâ Alî Bey" maddesi); 10. Cilt ("Selâmet Hâtun-Muslihîzâde" maddesi).

Akademik çalışmalar

  • Ş. Tufan Buzpınar, "Nakîbüleşraf", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 32, 2006, s. 322-324 (islamansiklopedisi.org.tr/nakibulesraf).
  • Muhammet Okudan, "Hızır Paşa Vakıfları ve Amasya Hızır Paşa Medresesi", İtkan Akademik Araştırmalar Dergisi, 2/2, 2025, s. 133-145.

Kitaplar

  • Mustafa Çağhan Keskin, "II. Bayezid Dönemi Amasya Çevresinde Yerel Bir Bani: Hızır Paşa Oğlu Mehmed Paşa", Art-Sanat, 5, 2016.
  • İlhan Şahin - Feridun Emecen, "Amasya", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 3, 1991, s. 1-4.

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.