Amasyalıdır. Sultân Bâyezîd-i Sânî Amasya’da vâlî iken defterdâr olan Hacı Nevrûz Bey’in ahfâdından [462] ve Amasya ekâbirinden Beylerbeyi Veli Paşa bin İlyas Bey bin el-Hâc Nevrûz Bey’in mahdûmu ve İlyas, Mehmed Paşaların biraderidir. Cedleri Hacı Nevrûz Bey, Baba İlyâs-ı Horasânî evlâdındandır.
Çâvuşân-i dergâh-ı âlîden olup 962’de Amasya hâsları emîni görüldü.⁵⁰ 965’de Şehzâdegân vak’asında Sultân Selîm-i Sânî taraftarı olup 967’de terfî’en mirlivâ ve 974’de Sultân-ı müşârün-ileyhin cülûsunda Şehzâdesi Sultân Murâd Amasya Vâlisi oldukta ma’iyyeti ümerâsından olarak gelip saray muhâfızı oldu.
982 senesi ramazânında Sultân Murâd Hân’ın cülûsunda terfî’en Musul Beylerbeyi ve ba’dehû şark muhârebelerine me’mûren Çıldır, 986’da Nahçıvan, 987’de Tiflis Beylerbeyi oldu. 988’de Gürcülerin harbinde münhezim olduğundan azledildi.
989’da Revan Beylerbeyi olduğu halde serdâr-ı ekrem Özdemiroğlu Osmân Paşa’nın ma’iyyetinde fedâkârâne harb ederken 991 senesi evâ’ilinde vefât etdi. Şec’ân-ı ümerâdan bir merd-i necîb idi. Mahdûmu Amasya a’yânından İlyas Bey ve [463] mahdûmları Çavuşbaşı Mehmed Bey ve Vezîr Mustafa Paşa’dır.
Târîhen “Hacı Beyzâde” demekle meşhûrdur. Bunun mu’âsırlarından İskender Paşazâde Ahmed Paşa ile Çerkes Hacızâde Ahmed Paşa da başkadır. Târîhlerde bunların tercemeleri pek karışık yazılmıştır. Bu terceme kuyûda istinâden yazıldı.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Sultan II. Bayezid Amasya'da vali iken defterdarı olan Hacı Nevruz Bey'in torunlarından ve Amasya'nın ileri gelenlerinden Beylerbeyi Veli Paşa bin İlyas Bey bin el-Hac Nevruz Bey'in oğlu, İlyas Paşa ile Mehmed Paşa'nın kardeşidir. Dedeleri Hacı Nevruz Bey, Baba İlyas-ı Horasanî'nin soyundandır.
Divan-ı Hümayun çavuşlarındandı; 962 [1554-55] yılında Amasya hasları emini olarak görüldü. 965 [1557-58] yılındaki şehzadeler olayında Sultan II. Selim'in tarafını tuttu; 967 [1559-60] yılında terfi edilerek sancak beyi oldu. 974 [1566-67] yılında adı geçen sultanın tahta çıkışında şehzadesi Sultan Murad Amasya valisi olunca, onun maiyetindeki beylerden biri olarak gelip saray muhafızı oldu.
982 yılı ramazanında [Aralık 1574] Sultan Murad Han'ın tahta çıkışında terfi edilerek Musul beylerbeyi oldu; ardından doğu savaşlarında görevlendirilerek Çıldır, 986 [1578] yılında Nahçıvan, 987 [1579] yılında Tiflis beylerbeyi oldu. 988 [1580] yılında Gürcülerle yapılan savaşta yenildiği için azledildi.
989 [1581] yılında Revan beylerbeyi iken, başkomutan Özdemiroğlu Osman Paşa'nın maiyetinde canını esirgemeden savaşırken 991 yılının başlarında [1583] öldü. Beylerin yiğitlerinden, soylu ve mert bir adamdı. Oğlu Amasya ileri gelenlerinden İlyas Bey'dir; İlyas Bey'in oğulları da Çavuşbaşı Mehmed Bey ile Vezir Mustafa Paşa'dır.
Tarihlerde "Hacı Beyzâde" diye tanınır. Çağdaşlarından İskender Paşazâde Ahmed Paşa ile Çerkes Hacızâde Ahmed Paşa başka kişilerdir. Tarihlerde bunların hayat hikâyeleri birbirine pek karışık yazılmıştır. Bu biyografi kayıtlara dayanılarak yazıldı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ahfâd: torunlar, soydan gelenler
- ekâbir: büyükler, ileri gelenler
- mahdûm: oğul
- çâvuşân-ı dergâh-ı âlî: padişah sarayına bağlı çavuşlar; divanın emirlerini götüren, elçilik ve teftiş işlerinde kullanılan görevliler
- hâslar emîni: padişaha ve hanedana ayrılmış has gelirlerinin toplanmasına bakan görevli
- terfî'en: rütbesi yükseltilerek
- mirlivâ: sancak beyi
- cülûs: tahta çıkış
- ma'iyyet ümerâsı: bir şehzade ya da paşanın yanında bulunan beyler
- münhezim olmak: bozguna uğramak, yenilmek
- serdâr-ı ekrem: sefer başkomutanı
- evâ'il: bir ayın ya da yılın ilk günleri
- şec'ân-ı ümerâ: beylerin yiğitleri
- merd-i necîb: soylu, mert kişi
- terceme: burada hayat hikâyesi, biyografi
- kuyûd: resmî kayıtlar, defterler
Hüsameddin'in Dayandığı Belge
Hüsameddin bu maddeyi, sonundaki cümlede açıkça söylediği gibi, arşiv kayıtlarına dayanarak yazmıştır. Dipnotta Ayasofya mahzeni evrakı arasındaki bir mukataa defterinde, 962 yılı kayıtlarında "Emîn-i hâshâ-yı Amasya Ahmed Velî Amasiye an-çavişân-ı dergâh-ı âlî" (Amasya haslarının emini, dergâh-ı âlî çavuşlarından Amasyalı Ahmed Veli) ibaresini gördüğünü, defterin başka yerlerinde ise "Hacı Beyzâde Ahmed bin Veli Paşa" yazdığını belirtir. Bu not, ailenin "Hacı Beyzâde" lakabının dönemin kendi defterlerinde kullanıldığını göstermesi bakımından değerlidir. Hüsameddin aynı dönemde yaşamış üç Ahmed Paşa'nın tarihlerde birbirine karıştırıldığını da hatırlatır; bu uyarı, bugün de bu kişiyi başka kaynaklarda ararken göz önünde tutulmalıdır.
Aile, kitabın başka maddelerinde de geniş yer tutar. Hüsameddin oğlu İlyas Bey'in 1016 [1607-08] yılında eşkıya ile savaşırken öldüğünü, kardeşi Mehmed Paşa'nın oğlu Ahmed Bey'in de Harput, Bayezid, Ardahan gibi sancaklarda beylik ettikten sonra 1044 [1634-35] yılındaki Revan savaşında yaralanıp emekliye ayrıldığını yazar. Böylece Hacı Beyzâdeler, Amasya'dan çıkıp iki üç kuşak boyunca doğu sınırında görev yapmış bir bey ailesi olarak görünür. Soyun Baba İlyas-ı Horasanî'ye bağlanması ise Amasya'nın eski ailelerinde sık rastlanan bir iddiadır; Hüsameddin'in kitabında Baba İlyas'ın torunlarından sayılan başka beyler de vardır. Bu bağlantıyı doğrulayan bağımsız bir belgeye rastlanmadı.
Şark Seferleri ve Ahmed Paşa'nın Görev Yerleri
Ahmed Paşa'nın beylerbeyilikleri, 1578'de başlayan ve on iki yıl süren Osmanlı-Safevî savaşının içine düşer. Lala Mustafa Paşa komutasındaki ordu 986 (1578) yazında önce Çıldır'da, ardından Koyungeçidi'nde Safevîleri yenmiş, Gürcistan ve Şirvan yolunu açmıştı. Tiflis aynı yılın ağustosunda boşaltılmış hâlde ele geçirilmiş ve eyalet hâline getirilmişti. Hüsameddin'in Ahmed Paşa için verdiği Çıldır, Nahçıvan ve Tiflis görevleri, bu yeni fethedilen ve sürekli Safevî ve Gürcü saldırısı altında kalan sınır eyaletleridir. Paşanın 988'de Gürcülere yenilerek azledilmesi de bölgedeki Osmanlı hâkimiyetinin ne kadar sarsıntılı olduğunu yansıtır; ancak bu yenilginin ayrıntısına başka kaynaklarda rastlanmadı.
Bu sırada Özdemiroğlu Osman Paşa Şirvan ve Dağıstan beylerbeyi olarak cepheyi tutuyordu. Osman Paşa 991 yılı Rebîülâhirinde (Mayıs 1583) dört gün dört gece sürdüğü söylenen "Meşale savaşı"nda Safevî ordusunu yenmiş, Şamahı'ya yeniden girmiş, aynı yılın şevvalinde de padişahın emriyle Kafkasya'dan ayrılmıştır. Hüsameddin'in, Ahmed Paşa'nın 991 yılının başlarında Osman Paşa'nın maiyetinde "fedakârca savaşırken" öldüğünü söylemesi, bu tarihle zaman bakımından örtüşür. Paşanın bu büyük savaşta mı, yoksa öncesindeki çarpışmalardan birinde mi öldüğü belli değildir; bu yalnızca bir ihtimal olarak anılabilir.
Dikkat Edilmesi Gereken İki Nokta
Maddede bugünkü bilgilerle uyuşmayan iki yer vardır. Birincisi Revan beylerbeyiliğidir. Revan, ancak 991 yılı Ramazanının başlarında (Eylül 1583) Ferhad Paşa tarafından alınmış; Ferhad Paşa şehirde kırk beş günde bir kale yaptırmış ve yeni kurulan Revan beylerbeyiliğine Kars beylerbeyi Deli Hızır Paşa getirilmiştir. Hüsameddin'in verdiği 989 tarihinde Revan henüz Safevî elindeydi. Ahmed Paşa'ya henüz alınmamış bir eyaletin unvanının önceden verilmiş olması ya da kayıtta tarihin veya eyalet adının yanlış okunmuş olması ihtimal dahilindedir; eldeki bilgiyle hangisinin doğru olduğu söylenemez.
İkincisi Şehzade Murad'ın Amasya valiliğidir. Bugünkü araştırmalara göre III. Murad, babası II. Selim Karaman'a nakledildiğinde Akşehir sancak beyi olmuş, Receb 969'dan (Mart 1562) tahta çıktığı 1574 yılına kadar on iki yıl Saruhan (Manisa) sancak beyliğinde kalmıştır. 974'te Amasya'ya vali olarak geldiğine dair bir bilgiye rastlanmamaktadır. Ahmed Paşa'nın şehzade maiyetinde saray muhafızlığı yapmış olması mümkündür; fakat bunun Amasya'da değil Manisa'da olması daha akla yakındır. Maddedeki "965 şehzadeler olayı" ise Kanunî'nin oğulları Selim ile Bayezid arasındaki taht kavgasıdır; Kanunî oğullarını birbirinden uzaklaştırmak için Eylül 1558'de Selim'i Konya'ya, Bayezid'i Amasya'ya nakletmiş; Bayezid 21 Aralık 1558'de Amasya'ya varmış, Mayıs 1559'da Konya önlerinde yapılan iki günlük savaşta yenilerek önce Amasya'ya dönmüş, ardından İran'a kaçmıştır. Amasyalı bir çavuşun bu kavgada Selim tarafını tutması, Bayezid'in Amasya'da bulunduğu düşünülünce dikkat çekicidir ve terfisini de açıklar.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 147–147. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, "İlyâs Bey-Hacı Beyzâde" ve "Ahmed Bey-Hacıbeyzâde" maddeleri, 6. Cilt.
Akademik çalışmalar
- Kemal Çiçek, "Osman Paşa, Özdemiroğlu", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/osman-pasa-ozdemiroglu
- Mustafa Aydın, "Revan", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/revan
- Şerafettin Turan, "Bayezid, Şehzade", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/bayezid-sehzade
- "Tiflis", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/tiflis
- Bekir Kütükoğlu, "Murad III", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/murad-iii
- "Osmanlı-Safevî İlişkilerinde Revan Şehri", DergiPark. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4857484