İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ebû Nasr Muhtârî-Hüsâmeddîn Hüseyin Çelebi

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 105 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Etıbbâdan Lokmân Çelebi bin Muhtâr Çelebi bin tabîb-i meşhûr Reşîdeddîn Lokmân Harezmî mahdûmudur. Amasya Dârü’ş-şifâsı tabîbi hekîm-i meşhûr el-Hâc Şücâ’ İlyâs Amâsî’den tahsîl-i tabâbet ve sâ’ir ulemâdan ahz-ı ulûm ederek hekîm-i müşarün ileyhe halef oldu.

841’de yazdığı Şerh-i Mûcez’in sonunda şu imzâsı görüldü: “Ketebehû bi-kalemihî Hüseyin bin Lokman bin el-Muhtâr bin Lokman er-Rûmî Hüsâmeddîn Ebû Nasr el-Muhtârî el Amâsî” allâme-i meşhûr Sa’âdeddîn Taftazânî’nin Şerh-i Miftâh’ını da yazıp sonunda [323] aynı imzâ ve târîhi koymuşdur. Şerh-i Mûcez, Amasya’da kaz’asker olan Cemâleddîn Mehmed bin Aksarâyî’nindir.

Amasya Dârü’ş-şifâsı tabîbi ve Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Alâeddîn Bey’in tabîb-i hâssı oldu. Muhtâroğlu Hekîm Ebû Nasr Çelebi diye şöhret buldu. 854 sâline doğru vefât etdi. Meşâhîr-i etıbbâdan edîb, hâzık, kâmil bir zât idi. Mahdûmu Nasrullah Çelebi de etıbbâdandır.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Hekimlerden Lokmân Çelebi'nin oğludur; Lokmân Çelebi Muhtâr Çelebi'nin, o da ünlü tabip Reşîdeddîn Lokmân Harezmî'nin oğludur. Amasya Dârüşşifâsı'nın tabibi, ünlü hekim el-Hâc Şücâ' İlyâs Amâsî'den tıp öğrendi, başka âlimlerden de ilim tahsil ederek bu hekimin yerine geçti.

841'de [1437-38] yazdığı Şerh-i Mûcez nüshasının sonunda şu imzası görüldü: "Bunu kendi kalemiyle Hüseyin bin Lokman bin el-Muhtâr bin Lokman er-Rûmî Hüsâmeddîn Ebû Nasr el-Muhtârî el-Amâsî yazdı." Ünlü âlim Sa'deddîn Teftâzânî'nin Şerh-i Miftâh'ını da yazıp sonuna aynı imzayı ve tarihi koymuştur. Şerh-i Mûcez, Amasya'da kazasker olan Cemâleddîn Mehmed bin Aksarâyî'nin eseridir.

Amasya Dârüşşifâsı'nın tabibi ve Amasya valisi Şehzade Sultan Alâeddîn Bey'in özel hekimi oldu. Muhtâroğlu Hekim Ebû Nasr Çelebi diye ün kazandı. 854 [1450-51] yılı sularında vefat etti. Ünlü hekimlerden, edip, işinde usta, olgun bir zattı. Oğlu Nasrullah Çelebi de hekimlerdendir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • etıbbâ: tabipler, hekimler
  • tahsîl-i tabâbet: hekimlik öğrenimi
  • halef olmak: birinin yerine geçmek
  • ketebehû bi-kalemihî: "bunu kendi kalemiyle yazdı" anlamındaki Arapça ifade
  • allâme: çok bilgili âlim
  • kaz'asker: kazasker, askerî sınıfın ve yüksek yargının başı
  • tabîb-i hâss: bir hükümdarın ya da şehzadenin özel hekimi
  • meşâhîr: ünlüler
  • hâzık: işinin ehli, usta (hekim için)

Amasya Dârüşşifâsı

Ebû Nasr Çelebi'nin hocasının yerine geçerek hekimlik ettiği Amasya Dârüşşifâsı, Yâkutiye mahallesinde, Yeşilırmak'a paralel uzanan caddenin kenarında, medrese planında yapılmış bir hastahanedir. Kapısı üzerindeki Arapça kitâbeye göre 708 [1308-09] yılında İlhanlı hükümdarı Olcaytu Han'ın eşi İlduş (Yıldız) Hatun'un kölesi Anber b. Abdullah ile Anadolu emîri Ahmed Bey tarafından yaptırılmıştır. Günümüze ulaşmayan vakfiyesinin 712'de [1312] düzenlendiği bilinir. Dikdörtgen bir avlunun iki yanında revaklar ve bunların arkasında uzun salonlar, giriş eyvanının karşısında da sivri kemerle avluya açılan bir ana eyvan bulunur.

Yapı halk arasında "bîmarhâne" diye de anılmış, bu ad zamanla burada yalnızca akıl hastalarının tedavi edildiği düşüncesini doğurmuştur; oysa kitâbesinde de belirtildiği gibi genel bir hastahane olarak kurulmuş ve uzun süre tıbbî bir kurum olarak çalışmıştır. Ebû Nasr Çelebi'nin ölümünden sonraki yıllarda, ilk Türkçe cerrahi kitabı sayılan Cerrâhiyyetü'l-Hâniyye'nin yazarı Sabuncuoğlu Şerefeddin de burada on dört yıl hekimlik ve cerrahlık yapmış, eserini Fâtih Sultan Mehmed'e sunmuştur. Bugün restore edilmiş olan bina, Sabuncuoğlu'nun eserindeki çizimlerden yola çıkılarak yaptırılan cerrahi aletlerin sergilendiği bir tıp tarihi müzesi olarak ziyarete açıktır; müzede eski darüşşifalarda uygulanan mûsikiyle tedavinin tanıtıldığı bir bölüm de vardır. Hüsameddin'in sıraladığı hekim zinciri, yani Reşîdeddîn Lokmân Harezmî'den başlayıp Şücâ' İlyâs ve Ebû Nasr Çelebi'ye uzanan halka, Sabuncuoğlu'ndan önceki dönemin bu kurumda nasıl bir hekim geleneği oluşturduğunu gösterdiği için önemlidir. Kimi kaynaklarda Lokmân Harezmî'nin dârüşşifânın ilk hekimi olduğu söylenir; bu bilgi tam metin bir kaynakta okunamadığı için doğrulanamamıştır.

İstinsah Ettiği Eserler ve Aksarâyî Meselesi

Ebû Nasr Çelebi'nin imzalı olarak kopya ettiği Şerh-i Mûcez, Hüsameddin'in Cemâleddîn Aksarâyî'ye bağladığı tıp şerhidir. Cemâleddin Aksarâyî'nin asıl adı Mehmed'dir; I. Murad devrinde dinî, edebî ve aklî ilimlerde ün yapmış, Aksaray'daki Zincirli Medrese'de müderrislik etmiş, Molla Fenârî gibi öğrenciler yetiştirmiştir. Eserleri arasında bulunan Hallü'l-Mûcez, İbn Sînâ'nın el-Kânûn fi't-tıb'ı üzerine İbnü'n-Nefîs'in hazırladığı Mûcezü'l-Kânûn adlı özetin şerhidir; Hüsameddin'in "Şerh-i Mûcez" dediği eser budur. Ebû Nasr Çelebi'nin bir hekim olarak bu kitabı kendi eliyle yazması, eserin XV. yüzyılda Amasya'da tıp öğretiminde kullanıldığını düşündürür.

Hüsameddin, Aksarâyî'yi "Amasya'da kazasker olan" diye niteler. Bugünkü biyografik çalışmalar ise Aksarâyî'nin hayatını ve faaliyetlerini Aksaray'da geçirdiğini bildirir ve Amasya'da bir görevinden söz etmez. Ölüm tarihi de kaynaklarda farklıdır: Bursalı Mehmed Tâhir'e göre 791 [1388-89], Brockelmann'a göre 1377, Adnan Adıvar'a göre 1388 yılında memleketi Aksaray'da ölmüştür. Hüsameddin'in kazaskerlik kaydının dayanağı belli olmadığından bu bilgi doğrulanamamıştır.

Şehzade Alâeddin'in Hekimi

Ebû Nasr Çelebi'nin özel hekimliğini yaptığı Şehzade Alâeddin, II. Murad'ın büyük oğludur. On beş yaşındayken, 1440'ta Amasya sancakbeyliğine getirilmiş, babasının emriyle 1443'te sipahileriyle Karamanoğulları'na karşı yapılan savaşa katılmış ve savaştan Amasya'ya döndüğünde ölmüştür. Buna göre Ebû Nasr Çelebi'nin şehzadenin hekimliği 1440-1443 yılları arasına düşer. Ebû Nasr Çelebi'nin hocası Şücâ' İlyâs ile oğlu Nasrullah Çelebi'ye dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 105–105. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.