Özgün Metin
Vezin: Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Fa‘ûlün
Göñül geçmez hevâdan Allah Allâh
Uṣanmaz dil-rübâdan Allah Allâh
Dün ü gün dilberüñ kûyına vardum
Geçilmez mübtelâdan Allah Allâh
Yürürler ḫûblar bîgânelerle
Ḳaçarlar âşinâdan Allah Allâh
Raḳîbi yâd ider luṭfıyla her dem
Bizi añmaz vefâdan Allah Allâh
Dil ü cân aldı bilmem daḫi ne ister
O şâhum ben gedâdan Allah Allâh
Ya vaṣl it dilbere yâ luṭf it öldür
Beni ḳurtar belâdan Allah Allâh
Dehânına gelüpdür cân-ı Mihrî
Daḫi ölmez cefâdan Allah Allâh
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönül sevdadan vazgeçmiyor, Allah Allah; gönül alan güzelden usanmıyor, Allah Allah. (Hevâ, gönül isteği ve sevdadır. Dil-rübâ, gönül kapan, gönül alan güzel demektir. "Allah Allah" burada şaşkınlık ve yakınma bildirir.)
2. Gece gündüz sevgilinin mahallesine gittim; oraya tutkunlardan geçilmiyor, Allah Allah. (Mübtelâ, aşka tutulmuş, düşkün kimsedir.)
3. Güzeller yabancılarla birlikte geziyorlar, tanıdıklarından kaçıyorlar, Allah Allah. (Âşinâ, tanıdık ve yakın olandır; âşık kendini sevgilinin âşinâsı sayar.)
4. Sevgili rakibi her an lütufla anıyor; bizi ise vefa gösterip bir kere bile anmıyor, Allah Allah. (İkinci mısra "vefa bilmediği için bizi anmıyor" diye de anlaşılabilir.)
5. Gönlümü ve canımı aldı; o padişahım, ben dilenciden daha ne istiyor bilmem, Allah Allah.
6. Ya beni sevgiliye kavuştur ya da lütfedip öldür; beni bu beladan kurtar, Allah Allah. (Beyitteki istek Tanrı'ya ya da feleğe yöneltilmiş gibidir; muhatap açıkça söylenmez.)
7. Mihrî'nin canı ağzına gelmiş; yine de cefadan ölmüyor, Allah Allah. (Canın ağza gelmesi ölümün eşiğinde olmak demektir. Beyit iki türlü okunabilir: "dehânına" sözü Mihrî'nin kendi ağzını gösterebileceği gibi, sevgilinin ağzını da düşündürür; o zaman Mihrî'nin canı sevgilinin dudağına varmış, ama yine de ölümle kurtulamamıştır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Divanın yüz altmış dördüncü gazeli yedi beyittir ve aruzun hezec bahrinden "Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Fa‘ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Mısralar on bir hecelik bu kısa kalıba göre kurulmuştur. Redif "Allah Allâh", kafiye "hevâdan, dil-rübâdan, mübtelâdan, âşinâdan, vefâdan, gedâdan, belâdan, cefâdan" sözlerindeki "-âdan" sesidir. Mahlas son beyittedir. Gazel yalnız İstanbul Üniversitesi (Ü) nüshasında bulunur. Sıtkı Nazik'in tablosuna göre "Allah Allâh" redifi divanda yalnız bu gazelde kullanılmıştır. Kime yazıldığına dair bir kayıt yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin en belirgin özelliği redifidir. "Allah Allah" sözü konuşma dilinde şaşkınlığı, hayreti ve sitemi birlikte anlatan bir ünlemdir. Şair her beytin sonuna bu sözü koyarak âşığın hâline şaşıp kalan, biraz da yakınan bir ses yaratır. Kısa vezin ve her mısranın sonunda tekrarlanan redif, şiire konuşma diline yakın, sade bir akış verir. Beyitlerin çoğu, sevgilinin ya da gönlün beklenmedik, akla aykırı davranışını dile getirir ve redif bu davranış karşısındaki şaşkınlığı taşır.
Birinci beyitte gönül, verdiği bütün acıya rağmen sevdadan vazgeçmez ve gönül alan güzelden usanmaz. İkinci beyit, sevgilinin mahallesinin tutkunlarla dolu olduğunu anlatır. Gülşen Kaya, divanda âşığın sevgilinin mahallesinde ömrünü ah ve feryatla geçirdiğini ve bu mahallenin sevgiliye düşkünlerle dolu olduğunu anlatırken bu beyti örnek gösterir. Üçüncü ve dördüncü beyitler bir karşıtlık üzerine kuruludur: güzeller yabancılarla gezer, tanıdıktan kaçar; rakibi lütufla anar, âşığı anmaz. "Bîgâne" ile "âşinâ", "raḳîb" ile "biz" arasındaki zıtlık bu beyitlerde tezat sanatını oluşturur.
Beşinci beyitte sevgili padişaha, âşık dilenciye benzetilir. Divan şiirinin bu bilinen eşleşmesi burada bir soruyla birleşir: gönlünü ve canını vermiş olan dilencinin verecek başka bir şeyi kalmamıştır. Altıncı beyitte âşık iki seçenek sunar: ya vuslat ya ölüm. Bu ikisinden hangisi olursa olsun beladan kurtulmak, mevcut hâlin her ikisinden de ağır olduğunu gösterir.
Son beyit, gazeli ölümün eşiğinde biter. Mihrî'nin canı ağzına gelmiştir, ama cefa onu öldürmeye bile yetmez. Bu, bir önceki beyitteki "öldür" isteğiyle bağlanır; âşık ölümü bir kurtuluş olarak istemiş, ama ona da erememiştir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 136-137, Gazel 164. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/58679,mihri-hatun-divanipdf.pdf
Akademik çalışmalar
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 187 (sevgilinin mahallesi ve mübtelâlar). https://openaccess.firat.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11508/16520/253984.pdf?sequence=1
- Sıtkı Nazik, "Benzer Redifli Şiirleri Bağlamında Mihrî Hatun ve Tâcî-zâde Cafer Çelebi'nin Karşılaştırılması", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, Amasya 2017, s. 133-148 (Mihrî divanındaki redifler tablosu: "Allah Allâh", G.164). https://isamveri.org/pdfdrg/G00226/2017/2017_NAZIKS.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






