Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
Ḫırḳa-i ‘irfândan it zâhid başuña tâclıḳ
Ger dilerseñ görmeyesin tâ ebed muḥtâclıḳ
Cur‘a-i ‘aşḳ-ı mecâzî nûş eyle ṣıdḳ ile
Tâ ḥaḳîḳatden yaña yol bulasın mi‘râclıḳ
Nefsüñi ten ḫânesinde çek ḳanâ‘at küncine
Kim seni esrâr-ı ġayba irgüre bu açlıḳ
Cehd idüp dîdâra ir çekme beriyye zaḥmetin
İdegör Ka‘be ṭavâfın itmeden ḥuccâclıḳ
Nice bir nâ-ḥaḳ yere ḳanlar dökersin ẓulm ile
Var ise ‘aḳluñ gel eyle nefsüñe Ḥaccâc'lıḳ
Ney gibi iñle derûnuñdan ḳo bülbül nâlesin
Kumrı gibi dost dost di eyleme dürrâclıḳ
Aṭlasına dirme sen Mihrî emîrüñ fâriġ ol
Dervişüñ yiter palâsı ‘ârife dîbâclıḳ
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey zahit (ibadete düşkün, kuru sofu), eğer sonsuza dek muhtaçlık görmemek istiyorsan, irfan hırkasından başına bir taç yap.
2. Mecazi aşkın (insana duyulan aşkın) yudumunu içtenlikle iç ki hakikate doğru bir miraç yolu bulasın. (Mecazi aşk, Allah'a duyulan hakiki aşka ulaştıran bir basamak olarak düşünülür.)
3. Nefsini ten evinin kanaat köşesine çek; çünkü seni gayb âleminin sırlarına bu açlık ulaştıracaktır.
4. Çabalayıp Allah'ın cemalini görmeye eriş, çöllerin zahmetini çekme; hacılık yolculuğuna çıkmadan (gönülde) Kâbe'yi tavaf etmeye bak.
5. Daha ne zamana kadar haksız yere zulümle kan dökeceksin; aklın varsa gel, Haccâc'ın zalimliğini kendi nefsine uygula. (Haccâc b. Yûsuf, Emevîler döneminde zulmüyle ün salmış bir validir.)
6. Ney gibi içinden inle, bülbülün feryadını bırak; kumru gibi "dost, dost" de, dürrâc kuşu gibi davranma.
7. Ey Mihrî, emirin atlas kumaşına özenme, ondan vazgeç; dervişin abası ârif kişiye ipek kumaş olarak yeter. (Beyit iki türlü okunabilir: Arslan'ın "dirme" okuması "deme" ya da eski Türkçedeki "dirmek" fiilinden "toplama, biriktirme" diye anlaşılabilir; Havlioğlu'nun metnindeki "virme" okumasıyla "emirin atlasına gönül verme" anlamı çıkar. Her iki okumada da ana anlam aynıdır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Divanın yetmiş yedinci gazeli harfü'l-ḳâf bölümündedir ve yedi beyittir. Aruzun remel bahrinden "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye "-âc" sesi, redif ise "-lıḳ" ekidir (tâclıḳ, muḥtâclıḳ, mi‘râclıḳ, ḥuccâclıḳ, Ḥaccâc'lıḳ, dürrâclıḳ, dîbâclıḳ). Üçüncü beyitteki "açlıḳ" sözü bu kafiyeye ses bakımından tam uymaz; Havlioğlu'nun metninde bu kelime "aclıḳ" diye yazılmıştır. Gazel, neşrin dayandığı dört nüshadan yalnız Ü nüshasında (44b) bulunur. Hemen ardından gelen yetmiş sekizinci gazel de aynı vezin, kafiye ve redifle yazılmıştır, aynı "tâclıḳ" ve "muḥtâclıḳ" kelimeleriyle açılır ve yine yalnız Ü nüshasındadır. Kime yazıldığına dair bir bilgi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Bu gazel, Mihrî divanında az görülen öğüt ve tasavvuf ağırlıklı şiirlerdendir. Muhatap sevgili değil, zahittir; şair ona dış görünüşteki dindarlık yerine iç arınmayı öğütler. Gülşen Kaya, Mihrî'nin mutasavvıf bir şair olmadığını, ama bütün divan şairleri gibi tasavvuf geleneği içinde yetiştiğini, tasavvufu bir amaç olarak değil bir araç olarak kullandığını belirtir. Kaya'ya göre ikinci beyit, ilahi aşka ulaşmanın ilk merhalesinin mecazi aşk olduğunu dile getirir. Aynı beyitte "mi‘râç", Hz. Peygamber'in göğe yükselişine yapılan bir telmihtir; aşk yudumu içmek, hakikate doğru bir yükselişin başlangıcı sayılır.
Matla beytinde hırka ile taç arasında bir ilgi kurulur. Hırka dervişin giysisidir, taç ise hükümdarlığın ve itibarın simgesidir. Şair, zahide irfan hırkasını başına taç yapmasını söyler; bunu yapan, sonsuza dek kimseye muhtaç olmaz. "Tâclıḳ" ile "muḥtâclıḳ" arasındaki ses benzerliği, taç ile ihtiyacın, yani zenginlik ile yoksulluğun karşıtlığını vurgular.
Üçüncü ve dördüncü beyitler nefis terbiyesini ve iç yolculuğu anlatır. Nefis, ten evinin kanaat köşesine çekilmeli, açlıkla terbiye edilmelidir; gayb sırlarına giden yol buradan geçer. Dördüncü beyitte çöl yolculuğunun zahmetine katlanarak hacca gitmek yerine, çabayla Allah'ın cemaline erişmek, Kâbe'yi gönülde tavaf etmek öğütlenir.
Gazelin en dikkat çekici söz oyunu dördüncü ve beşinci beyitlerdeki "ḥuccâc" ile "Ḥaccâc" kelimeleridir. Birincisi hacılar anlamına gelen bir çoğul, ikincisi Emevî valisi Haccâc b. Yûsuf'un adıdır. Yazılışları birbirine çok yakın, anlamları farklı iki kelimenin art arda kafiyede kullanılması cinas sanatıdır. Kaya, nefis kavramının gazel ve kasidelerde pek görülmediğini, yalnız bu gazelin beşinci beytinde geçtiğini, Tażarru‘-nâme'de ise sıkça işlendiğini belirtir. Şair, haksız yere kan dökene, o zalimliği kendi nefsine yöneltmesini söyler; Haccâc'ın adı burada zulmün simgesi olarak kullanılır ve telmih oluşturur.
Altıncı beyitte kuş ve çalgı imgeleri bir araya gelir. Ney içinden inler; bülbülün feryadı ise dışa dönük bir gösteriştir. Kumru "dost, dost" diye öter. Kaya, kumrunun ötüşü ve tek eşliliğiyle bülbül gibi âşığı anlatan kuşlardan olduğunu, keklik türünden bir kuş olan dürrâc ile birlikte anıldığı bu beyitte ilahi aşkı ve dervişi ifade ettiğini belirtir. Ney, bülbül, kumru ve dürrâc arasındaki ilgi tenasüp oluşturur; "dost" kelimesinin tekrarı da kumrunun sesini taklit eder.
Makta beyti, divanda dünya nimetinden yüz çevirmenin en açık ifadelerinden biridir. Atlas, emirlerin giydiği değerli kumaştır; palas ise dervişin kaba yünden abası. Kaya, divanda keçe ve palasın dervişliği, yoksulluğu ve dünya nimetinden soyutlanmayı, atlasın ise zenginlik ve gösterişi anlattığını söyler; bu beyitte dervişin palasının emirin atlasından üstün tutulduğunu ve ârif olanın bunu yeğlemesi gerektiğini belirtir. Palasın ârife "dîbâ", yani ipekli kumaş olması, değerlerin tersine çevrilmesini güzel bir buluşla anlatır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 92, Gazel 77 (yalnız Ü 44b). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 34, 47, 54, 57, 86, 204, 241, 279, 293. openaccess.firat.edu.tr
- Sabiha Gemici, Mihrî Hatun Divanı: Karşılaştırmalı Metin, Cümle Yapısı ve Cümle Türleri, doktora tezi, Uludağ Üniversitesi, Balıkesir 1990, s. 510-511 (Gemici'de 79. gazel).
Kitaplar
- Didem Havlioğlu (hzl.), Ġazeliyyât-ı Mihrî-i Ḥaḳîre, OTAP elektronik edisyonu, gazel 79 (türkoloji-iran sayfasında yayımlanan metin, 2007).
Çevrimiçi kaynaklar






