Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
Maṭla‘-ı ḥüsnüñ gibi bir burc-ı a‘lâ görmedük
Mâh ruḫsâruñ gibi bir şems-i ġarrâ görmedük
Çoḳ cihân gülşenlerin seyr itdük ammâ râstî
Müntehâ ḳaddüñ gibi bir serv-i ra‘nâ görmedük
Görseler bu noḳṭa-i ḥüsnüñ kirâmen-kâtibîn
Diyeler kim Allah Allah böyle inşâ görmedük
Sünbül ü gül-pûşlar çoḳdur cihân bâġında lîk
Bu külâlüñ gibi bir zülf-i semen-sâ görmedük
Ḥayy ider bir demde biñ ‘aẓm-i remîm olmışları
Ḥaḳ bilür kim böyle enfâs-ı Mesîḥâ görmedük
Dil ġarîbin gerçi bend itdi hevâ-yı zülf-i dost
Āh kim cân ḳurtarur biz bundan aṣlâ görmedük
Gerçi ey Mihrî cihânda ġonca-leb maḥbûblar
Çoḳdur ammâ biz bunuñ mânendi ḳaṭ‘â görmedük
Günümüz Türkçesiyle
1. Güzelliğinin doğduğu yer gibi yüce bir burç görmedik; ay yüzün gibi parlak bir güneş görmedik. (Matla, güneşin ve yıldızların doğduğu yerdir; burç da gökyüzündeki burçları anlatır. Matla aynı zamanda gazelin ilk beytinin adıdır.)
2. Dünyanın nice gül bahçelerini gezdik, ama doğrusu, senin son derece yüksek boyun gibi güzel bir servi görmedik. (Müntehâ, "en son nokta, en yüksek derece" demektir. F nüshasında bu kelimenin yerinde "Şehâ", yani "ey padişah" hitabı vardır.)
3. İnsanların iyi ve kötü işlerini yazan melekler, senin güzelliğindeki bu noktayı görseler "Allah Allah, böyle bir yazı görmedik" derlerdi. (Kirâmen kâtibîn, inanışa göre insanın amellerini kaydeden iki melektir. Nokta hem yazıdaki noktayı hem yüzdeki beni anlatır; inşâ da güzel yazı ve söz düzenidir. F, M ve S nüshalarında "bu nokta" yerine "bir nokta" okunur.)
4. Dünya bahçesinde sünbül ve gül giyinmiş güzeller çoktur, ama senin bu bukleni andıran yasemin kokulu bir saç görmedik. (Külâl, saçın kıvrımlı lülesidir. F ve S nüshalarında "sünbül-i gül-pûşlar", F, S ve Ü'de "bâġında" yerine "mülkinde" okunur.)
5. Bir anda, çürüyüp kemik olmuş binlerce ölüyü diriltiyor; Allah bilir ki böyle Mesih nefesi görmedik. (Hz. İsa'nın nefesiyle ölüleri dirilttiğine inanılır. Sevgilinin sözü ya da soluğu da âşığa can verir.)
6. Gerçi dostun saçının sevdası garip gönlü bağladı; ah, bu bağdan canını kurtaran kimseyi biz hiç görmedik.
7. Ey Mihrî, gerçi dünyada gonca dudaklı sevgililer çoktur, ama biz bunun benzerini asla görmedik.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Divanın doksan ikinci gazeli yedi beyittir ve aruzun remel bahrinden "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Gazel, aşk ve güzellik konularını işleyen, ilk beytinin iki mısraı kafiyeli olan ve son beytinde şairin mahlasını taşıyan nazım şeklidir. Kafiye uzun "â" sesiyle kurulur (a‘lâ, ġarrâ, ra‘nâ, inşâ, semen-sâ, Mesîḥâ, aṣlâ, ḳaṭ‘â); redif ise "görmedük" kelimesidir. Sıtkı Nazik'in redif karşılaştırmasında bu redif Mihrî'nin divanında yalnız bu gazelde görülür. Şiir dört nüshada da bulunur (F 54a, M 75b, S 56b, Ü 49b). Kime ya da hangi vesileyle yazıldığına dair bir kayıt yoktur.
Gazelin bütün beyitleri aynı yapıya dayanır. Her beytin ilk mısraında sevgilinin güzelliğinden bir parça ya da onunla kıyaslanan bir şey anılır, ikinci mısra ise "… gibi bir … görmedük" kalıbıyla o güzelliğin bir benzerinin olmadığını söyler. Bu tekrar, şiire bir övgü listesi düzeni verir; yüz, boy, ben, saç ve nefes sırayla sayılır ve hepsi eşsiz ilan edilir.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla beyti, gök bilgisinden alınmış sözcüklerle kurulur. Matla doğuş yeri, burç gökteki burç, mâh ay, şems güneştir. Gülşen Kaya, divanda güzelliğin güneş ve ayın yanında gün doğumuna benzetildiğini anlatırken bu beyti örnek verir; sevgili yüzünün güneş ve ay ile birlikte anılarak yüceltildiği örnekler arasında da aynı beyti tekrar anar. Beytin bir inceliği de "matla" kelimesindedir: gazelin ilk beytine de matla denir ve şiir, kendi matlaında güzelliğin matlaından söz eder.
İkinci beyit boyu konu alır. Kaya, divanda boyun en çok serviye benzetildiğini, bu beyitte "râstî", "müntehâ", "ḳad" ve "serv-i ra‘nâ" sözcüklerinin tenasüplü (anlamca birbirine yakın sözcükleri bir arada kullanma) olarak boyu anlatmak için kullanıldığını belirtir. "Râstî" doğruluk ve dikliği, "müntehâ" en yüksek noktayı anlatır; servi de dümdüz ve uzun boylu bir ağaçtır.
Üçüncü beyit, yazı ve kalem sözcükleri üzerine kuruludur. İnsanların işlerini yazan melekler, kirâmen kâtibîn, sevgilinin yüzündeki "noktayı", yani beni görseler, böyle bir "inşâ" görmediklerini söyleyeceklerdir. Kâtip, nokta ve inşâ sözcükleri birbirini tamamlar. Kaya, yazıcı meleklerin sevgilinin güzellik noktasını görünce kusursuzluğu karşısında şaşkına döndüklerini anlatan bu beyti, güzelliğin bir yazı ve kitap gibi düşünüldüğü örnekler arasında gösterir.
Dördüncü beyitte sıra saça gelir. Dünya bahçesinde sünbül ve gül giyinmiş güzeller çoktur, ama sevgilinin buklesi gibi yasemin kokulu bir saç yoktur. Kaya, divanda sünbül, menekşe ve yaseminin saç için kullanıldığını söylerken bu beyti örnek gösterir. Beşinci beyit gazelin en ağır imgesini taşır. Sevgilinin nefesi, "‘aẓm-i remîm", yani çürümüş kemik hâline gelmiş binlerce ölüyü bir anda diriltir. Kaya, tezin dinî unsurlar bölümünde bu beyti ayetlere yapılan işaretler arasında sayar ve "çürümüş kemik" ifadesini Kur'an'daki ilgili sözlerle açıklar. Kur'an'da çürümüş kemiklerin yeniden diriltilmesine dair soru (Yâsîn 36/78) bilinen bir yerdir; beyit bu sözü Hz. İsa'nın ölüleri dirilten nefesiyle birleştirir ve sevgilinin soluğunu Mesih nefesine benzetir.
Altıncı beyitte övgü bir yakınmaya döner: gönül, dostun saçının sevdasına bağlanmıştır ve bu bağdan kurtulan görülmemiştir. Makta beytinde Mihrî, dünyada gonca dudaklı sevgililerin çok olduğunu kabul eder, ama bu sevgilinin bir benzerini görmediğini söyler. Gazel böylece ilk beyitteki göğe ait övgüden yeryüzündeki güzellerle yapılan bir kıyasa iner ve aynı redifle kapanır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 99-100, Gazel 92 (F 54a, M 75b, S 56b, Ü 49b). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 14, 123-124, 165, 181, 257, 285. openaccess.firat.edu.tr
- Sıtkı Nazik, "Benzer Redifli Şiirleri Bağlamında Mihrî Hatun ve Tâcî-zâde Cafer Çelebi'nin Karşılaştırılması", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, Amasya 2017, s. 133-148 (redif tabloları, s. 136-137).
Kitaplar
- Didem Havlioğlu (hzl.), Ğazeliyyāt-ı Mihrī, OTAP elektronik edisyonu, 2007 (türkoloji-iran sitesinde yayımlanan çeviriyazı, gazel 95).
Çevrimiçi kaynaklar






