Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
(Elf) Evvel ol Aḥaddur bî-zevâl
Birligine yoḳdur anuñ ḳîl ü ḳâl
(Bâ) Beḳâ oldur cihânda bî-gümân
Ḥaḳ buyurdı "Küllü men ‘aleyhâ fân"
(Tâ) Ta‘âlallâh yaratdı ‘âlemi
Anda mevcûd itdi cümle âdemi
(S̱â) S̱üreyyâdan s̱erâya dek ne var
Anuñ emri ile oldı âşikâr
(Cim) Cihânı yoġ iken var eyledi
Birligine mü’min iḳrâr eyledi
(Ḥâ) Ḥayât oldur viren ölmüşlere
Dest-gîr oldur ḳamu ḳalmışlara
(Ḫâ) Ḫayır şer her ne kim işlersen iş
Anuñ emrinsüz olunmaz biñ düriş
(Dâl) Devlet bulmaḳ isterseñ i ḳul
Emrile ol pâdişâhuñ her dem ol
(Ẕel) Ẕelîl ü ḫor olur emrin ṣıyan
‘Āḳıbet maḥrûm olur nefse uyan
(Râ-i) Râhın gözle güm-râh olmaġıl
Ḳıl ḥaẕer iblîse hem-râh olmaġıl
(Zâ-i) Zinhâr ol ḍalâletden berî
Bulmaḳ isterseñ behişt içre yeri
(Sin) Seni dögüp sögene ḳıl du‘â
Tâ şefî‘ ola Resûl-i Kibriyâ
(Şın) Şefî‘ olmaḳ dilerseñ ger Resûl
‘İlm-i tevḥîd ile dâ’im yoldaş ol
(Ṣâd) Ṣanduñ mı cihânı ber-ḳarâr
Ber-fenâdur âḫir olur târ-mâr
(Ḍâd) Żıdd ol nefsüñ ile her nefes
Geçmesün ‘ömrüñ cihân içre ‘abes̱
(Ṭâ) Ṭavâf itmek dilerseñ Mekke'yi
Her faḳîre ḫôr baḳma di eyi
(Ẓâ) Ẓulüm ‘âdet idinme kendüñe
Zîra ḫayr itmez saña öñden ṣoña
(Ayn) ‘Aynuñdan revân it yaş u ḳan
Her nefes nefsüñ elinden ḳıl fiġân
(Ġayn) Ġafletden uyar göñül gözin
Tâ göresin şübhesiz cennet yüzin
(Fâ) Fenâ ‘âlemden eylerseñ sefer
Ḥażret'e cürm ile varma ḳıl ḥaẕer
(Ḳâf) Ḳatl it nefsüñi ḫoş fâriġ ol
Kim ne dir ise disün sen ṣâdıḳ ol
(Kâf) Ger ṭaġlarca eylerseñ günâh
Tevbe ḳılsañ ‘afv ider anı İlâh
(Lâm) Lîkin tevbeyi terk itmegil
Ġaflet uyḫusıyla ġâfil yatmaġıl
(Mîm) Mihrî ‘âṣiyem bir rû-siyâh
Dergehüñe var ümîdüm yâ İlâh
(Nûn) Ne dil ile ḳılam medḥüñ beyân
Sen şehüñ medḥinde ‘âciz her lisân
(Vâv) Vay baña ki ḫayrum ẕerre yoḳ
Ṭapuña lâyıḳ ‘amel yoḳ cürm çoḳ
(Hâ) Hemân ey Ḥayy-i Rabbü'l-‘âlemîn
Fażluña ṣıġınmışumdur ben hemîn
(Lâmelif) Lâ dimezem noḳṣânuma
‘Afvuñı eyle şefî‘ ‘iṣyânuma
(Yâ) Yaratduñ beni ey Rabbü'l-enâm
Raḥmetüñi umaram yevmü'l-ḳıyâm
Günümüz Türkçesiyle
1. (Elif) Ezelden beri var olan, sonu olmayan tek O'dur; O'nun birliği konusunda hiçbir tartışma, dedikodu yoktur.
2. (Be) Hiç şüphesiz, dünyada kalıcı olan O'dur; Hak "Yeryüzünde bulunan her şey yok olacaktır" buyurdu. (Kur'an, Rahmân suresi 55/26.)
3. (Te) Yüce Allah âlemi yarattı ve onun içinde bütün insanları var etti.
4. (Se) Ülker yıldızından toprağa kadar ne varsa O'nun emriyle ortaya çıktı. (Süreyyâ, Ülker yıldız kümesidir; serâ, nemli toprak demektir. İkisi birlikte gökten yere kadar her şeyi anlatır.)
5. (Cim) Dünyayı yok iken var etti; mümin de O'nun birliğini dil ile ikrar etti.
6. (Ha) Ölülere hayat veren O'dur; darda kalanların hepsinin elinden tutan O'dur.
7. (Hı) İyi ya da kötü, ne yapacaksan yap; O'nun emri olmadan bin çabalamakla da hiçbir şey olmaz.
8. (Dal) Ey kul, devlete, mutluluğa ermek istersen her zaman o padişahın emrinde ol. (Padişah, burada Tanrı'dır.)
9. (Zel) O'nun emrine karşı gelen alçalır, hor olur; nefsine uyan da sonunda mahrum kalır.
10. (Ra) O'nun yolunu gözet, yolunu şaşırmış olma; sakın, şeytana yol arkadaşı olma.
11. (Ze) Cennette yer bulmak istersen sakın sapkınlıktan uzak dur.
12. (Sin) Seni döven, sana söven kişiye dua et ki yüce Tanrı'nın elçisi sana şefaatçi olsun.
13. (Şın) Eğer Peygamber'in sana şefaatçi olmasını istersen, her zaman tevhit bilgisiyle yoldaş ol (Tanrı'nın birliği inancından ayrılma).
14. (Sad) Dünyayı kalıcı mı sandın? O yok olup gidicidir, sonunda darmadağın olur.
15. (Dad) Her nefeste nefsine karşı dur; ömrün dünyada boş yere geçmesin.
16. (Tı) Kâbe'yi tavaf etmek istersen hiçbir yoksula hor bakma, ona güzel söz söyle.
17. (Zı) Zulmü kendine âdet edinme; çünkü o, baştan sona sana hiçbir hayır getirmez.
18. (Ayn) Gözünden yaş ve kan akıt; her nefeste nefsinin elinden feryat et. (Harfin adı olan "ayn" Arapçada göz demektir; beyit bu harfle "gözünden" sözüyle başlar.)
19. (Gayn) Gönül gözünü gaflet uykusundan uyandır ki cennetin yüzünü şüphesiz göresin.
20. (Fe) Bu geçici dünyadan göçüp gideceğin zaman Tanrı'nın huzuruna günahla varmaktan sakın.
21. (Kaf) Nefsini öldür, gönül rahatlığıyla dünyadan el etek çek; kim ne derse desin, sen doğruluktan ayrılma.
22. (Kef) Dağlar kadar günah işlesen bile tövbe edersen Tanrı onu bağışlar.
23. (Lam) Ama tövbeyi bırakma; gaflet uykusuna dalıp habersizce yatma.
24. (Mim) Ben Mihrî, günahkâr, yüzü kara bir kulum; ey Tanrım, umudum senin kapındadır.
25. (Nun) Senin övgünü hangi dille anlatayım; sen öyle bir şahsın ki seni övmekte her dil acizdir.
26. (Vav) Vay bana ki zerre kadar iyiliğim yok; huzuruna layık bir amelim yok, günahım çok.
27. (He) Ey diri olan, ey âlemlerin Rabbi, işte ben yalnızca senin lütfuna sığınmışım.
28. (Lamelif) Eksikliğime "yok" demem, kusurumu inkâr etmem; affını isyanıma, günahlarıma şefaatçi eyle. ("Lâ", Arapçada "hayır, yok" demektir ve lamelif harfinin okunuşuyla aynıdır.)
29. (Ye) Ey bütün yaratılmışların Rabbi, beni sen yarattın; kıyamet gününde rahmetini umarım.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Mihrî Hatun divanındaki iki mesneviden ilki olan bu şiir yirmi dokuz beyittir ve remel bahrinin "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Mesnevi, her beytin kendi içinde kafiyelendiği nazım şeklidir; bu şiirde de her beyit kendi kafiyesini taşır: bî-zevâl / ḳîl ü ḳâl, bî-gümân / fân, ‘âlemi / âdemi gibi. Neşirdeki başlığı "Der-Tevḥîd-i Bârî ‘Azze ve Cell" (Aziz ve celil olan Yaratıcı'nın birliği hakkında) olup M ve Ü nüshalarında kısaca "Der-Tevḥîd-i Bârî" diye geçer. Şiir dört yazmanın dördünde de (F 22a, M 23b, S 23b, Ü 17b) yer alır. Arslan'ın neşir girişinde iki mesnevi toplam 70 beyit olarak sayılmışsa da neşirdeki metinde bu mesnevi 29, ikincisi 51 beyittir. Bir tevhit olduğu için belli bir kişiye sunulmamıştır; yazılış tarihi de bilinmemektedir.
Şiirin en belirgin biçim özelliği harf dizisidir. Her beyit, Arap alfabesinin bir harfiyle başlar ve beyitlerin başında neşirde o harfin adı ayraç içinde gösterilir: Elif, Be, Te, Se, Cim, Ha, Hı, Dal, Zel, Ra, Ze, Sin, Şın, Sad, Dad, Tı, Zı, Ayn, Gayn, Fe, Kaf, Kef, Lam, Mim, Nun, Vav, He, Lamelif ve Ye. Yirmi dokuz beyit, alfabenin bu yirmi dokuz harfine birer birer karşılık gelir. Divan edebiyatında bu tür şiirlere elifname denir. Lokman Taşkesenlioğlu elifnameyi, mısra ya da beyit başlarındaki kelimelerin ilk harflerinin alfabetik sırayla elif'ten ye'ye düzenlendiği şiirler olarak tanımlar; bu şiirlerin mesnevi, kaside, gazel, murabba gibi farklı nazım şekilleriyle, dinî ya da din dışı konularda yazılabildiğini belirtir.
Anlam ve Söz Sanatları
Mesnevinin içeriği üç aşamada ilerler. İlk yedi beyit Tanrı'nın sıfatlarını sayar: O ezelî ve tektir, bakî olan yalnız O'dur, âlemi ve insanı O yaratmıştır, gökten yere kadar her şey O'nun emriyle var olmuştur, ölüye can veren ve darda kalanın elinden tutan O'dur. Gülşen Kaya, divanda Allah'ın Kur'an çerçevesinde anlatıldığını belirtirken bu beyitlerin içeriğini neredeyse sırasıyla özetler. İkinci beyitte Rahmân suresinin "Küllü men ‘aleyhâ fân" ayetinin mısra içine alınması iktibas sanatıdır. Sekizinci beyitten sonra şiir bir öğüde döner: Okura nefsine uymaması, şeytana yoldaş olmaması, yoksula hor bakmaması, zulmü âdet edinmemesi, tövbeyi bırakmaması öğütlenir. Son altı beyit ise şairin kendi adına yaptığı bir münacattır.
Kaya, tövbe ve istiğfar konusunun Mihrî'nin gazel ve kasidelerinde anılmadığını, buna karşılık mesnevi ile Tazarru‘-nâme'de günahın karşılığı olarak işlendiğini belirtir ve yirmi ikinci beyti ("Dağlar kadar günah işlesen bile tövbe edersen Tanrı bağışlar") örnek gösterir. Yirmi dördüncü beyitte dergâh kavramının Tanrı'nın kapısı anlamında kullanıldığını da yine bu şiirden örnekle anlatır. Bu beytin bir başka özelliği, mahlasın Mim harfine düşmesidir: Mihrî adı Mim ile başladığı için şair, kendini "‘âṣî" ve "rû-siyâh" (günahkâr, yüzü kara) diye andığı beyti tam bu harfe yerleştirebilmiştir.
Harf dizisi bazı beyitlerde anlamla da birleşir. Ayn beytinin "‘Aynuñdan revân it yaş u ḳan" (gözünden yaş ve kan akıt) diye başlaması, harfin adıyla göz anlamındaki "‘ayn" kelimesini buluşturur. Lamelif beyti "Lâ dimezem" (yok demem) sözüyle açılır; harfin okunuşu ile olumsuzluk edatı "lâ" arasında cinas vardır. Onuncu beyitte "râh", "güm-râh" ve "hem-râh" kelimeleri aynı kökün çevresinde bir ses oyunu kurar. Yirmi beşinci beyitteki "Sen şehüñ medḥinde ‘âciz her lisân" mısraı, divandaki terci‘-i bendin "Ol şehüñ medḥinde ‘âcizdür bilürsin her lisân" mısraıyla hemen hemen aynıdır; Mihrî aynı söyleyişi burada Tanrı için, terci‘-i bendde Şehzade Ahmed için kullanmıştır.
Taşkesenlioğlu, Mihrî Hatun'u Âşık Paşa, Nesîmî, Muhibbî ve Fuzûlî ile birlikte elifname yazan önemli şairler arasında sayar ve onun birden fazla elifname yazan şairlerden olduğunu belirtir. Mihrî'nin öteki elifnamesi, divanın on yedinci kasidesi olan ve "Elif ey ḳâmeti mevzûn" diye başlayan aşk konulu kasidedir. Böylece aynı harf düzeni, divanda biri Tanrı'ya, biri sevgiliye yönelmiş iki farklı şiirde kullanılmış olur. Taşkesenlioğlu bu mesneviyi Sabiha Gemici'nin 1990 tarihli doktora tezindeki metinden aktarır; Gemici metninde bazı kelimeler Arslan neşrinden farklıdır, örneğin on dördüncü beyitte "Ber-fenâdur" yerine Ü nüshasındaki "Bu fenâdur" okunur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 179-181, Mesnevî 1 (F 22a, M 23b, S 23b, Ü 17b); giriş s. 11. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/58679,mihri-hatun-divanipdf.pdf
Akademik çalışmalar
- Lokman Taşkesenlioğlu, "Divan Edebiyatında Elifnameler ve Bilinmeyen İki Elifname Örneği: Memî Can Saruhânî ve Ömer Karîbî Elifnameleri", Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi 58 (Erzurum 2017), s. 159-202 (tanım s. 160; Mihrî Hatun s. 168-170). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/269912
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 8, 13-14, 45, 51. https://openaccess.firat.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11508/16520/253984.pdf?sequence=1
- Sabiha Gemici, Mihrî Hatun Divanı: Karşılaştırmalı Metin, Cümle Yapısı ve Cümle Türleri, doktora tezi, Uludağ Üniversitesi, Balıkesir 1990, s. 411-414 (Taşkesenlioğlu'nun bildirdiği sayfalar). https://archive.org/details/MihriHatunDivann
Çevrimiçi kaynaklar





