Özgün Metin
Vezin: mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün
Ṣabā k’ez gül-şen-i kūy-ı gül-endāmem zened ger dem
Zi-reşkeş ḫāk mī-bāşem şeved der-hem revān gerdem
Zi-gerd-i ḫāk-i pāy-i ū be-dest-i men ne-mī-üfted
Egerçi behr-i ū her dem cihān-rā çün ṣabā gerdem
Demī k’ez ġamze-i şūḫet merā yek ‘işve peydā şod
Men-i dil-ḫaste cānem-rā be-rāh-ı to fedā kerdem
Hemīn ḥālet buved lā-büd ser-encāmem dem-i āḫir
Be-derd ü miḥnet-i ‘ışḳet ki ber-‘ālem ser-āverdem
Ḫalāṣ-ı vey ne-mī-dānem zi-sūz-ı sīne key başed
Bi-y-efrūzed Münīr īn āteş-i dil ez-dem-i serdem
Günümüz Türkçesiyle
1. Seher yeli gül bedenli sevgilimin mahallesindeki gül bahçesinden dem vuracak olursa, kıskançlığımdan toprak olurum; o toprak rüzgâra karışır, ben de akıp (sevgiliye doğru) giderim. (Ersoy da beyti, toprağın rüzgâra karışıp sevgiliye gitmesi diye anlar.)
2. Onun için her an seher yeli gibi dünyayı dolaşsam da onun ayağının tozundan bir zerre bile elime geçmez.
3. Senin şuh bakışından bana bir işve göründüğü an, ben gönlü yaralı, canımı senin yoluna feda ettim.
4. Son nefeste sonum mutlaka bu hâl olacaktır: Senin aşkının derdi ve sıkıntısıyla bu dünyada ömrümü tamamladım.
5. Göğsün yangınından onun ne zaman kurtulacağını bilmiyorum; Münîr gönlündeki bu ateşi benim soğuk nefesimden yaksın. (Konuşan şaire seslenir; "dem-i serd" sözlük anlamıyla soğuk nefes, yani derin ve umutsuz bir ah demektir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir Farsça yazılmış beş beyitlik bir gazeldir; neşirde Farsça gazellerin yüz yedincisidir (fg 107). Vezin "mefâ‘îlün mefâ‘îlün mefâ‘îlün mefâ‘îlün" kalıbıdır. Gazel Ersoy'un redif listesinde yer almaz; beyit sonları "-erdem" sesinde birleşir: ger dem, gerdem, gerdem, kerdem, āverdem, serdem. Şiir Vatikan (VT 87b) ve Viyana (VY 69a) nüshalarında bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Matlada bir ses oyunu dikkati çeker. Birinci mısra "zened ger dem" (eğer dem vurursa) diye biter, ikinci mısra "revān gerdem" (akıp giderim, olurum) diye. İki ayrı kelimeden oluşan "ger dem" ile tek kelime olan "gerdem" arasında, eski belagatte birleşik kelimeyle kurulan türden bir cinas vardır; bu bizim tespitimizdir. İkinci beyitte "gerdem" kafiyede yeniden geçer, bu kez "dolaşırım" anlamında. Farsçadaki "gerdīden" fiili sözlük anlamıyla hem dönmek, dolaşmak hem de olmak, hâline gelmek demektir; şair aynı kelimeyi iki beyitte iki ayrı anlamıyla kullanır.
İlk iki beyit seher yeli (saba) etrafında kurulur. Divan şiirinde saba sevgilinin mahallesinden geçip onun kokusunu taşıyan rüzgârdır ve bu yüzden âşığın hem habercisi hem rakibidir. Burada âşık sabanın sevgilinin bahçesinden söz etmesini kıskanır ve toprak olup rüzgâra karışmayı, böylece sevgiliye ulaşmayı ister. İkinci beyitte ise âşık sabanın kendisi gibi dünyayı dolaşır ama sevgilinin ayağının tozunu bile ele geçiremez. Toprak, toz ve rüzgâr kelimeleri iki beyit arasında tenasüp kurar.
Gazelin bir başka özelliği "dem" kelimesinin her beyitte, her seferinde başka bir anlamla geçmesidir: Birinci beyitte "dem zeden" (söz etmek, dem vurmak), ikincide "her dem" (her an), üçüncüde "demī" (bir an), dördüncüde "dem-i āḫir" (son nefes), beşincide "dem-i serd" (soğuk nefes). Kelime sözlük anlamıyla hem nefes hem an demektir; bu tekrar bizim tespitimizdir. Dördüncü beyitte "ser-encām" (son) ile "ser-āverden" (sona erdirmek) aynı "ser" kelimesine dayanır.
Mahlas beyti bir tezat üzerine kurulur. Âşığın göğsü yanmaktadır ve konuşan, gönlündeki ateşi soğuk nefesten yakmasını Münîr'e söyler. Ateşi soğuk nefesle tutuşturmak bir paradokstur; ah ne kadar soğuk ve umutsuz olursa gönül ateşi o kadar alevlenir. Ersoy da beyti bu yönde anlar.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 196, fg 107 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






