Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Kāf u lām u zī vü rī vü dāl-ı men
Key koned yā Rab naẓar ber-ḥāl-i men
Ānçonīn k’üftāde-i ‘ışḳ-ı toem
Kes ne-dāned çün buved aḥvāl-i men
Devlet-i ‘uḳbā buved k‘ez ‘ışḳ-ı to
Pür şeved ger nāme-i a‘māl-i men
Mihr-i ruḫsāret ki nā-geh rū nümūd
Şod be-dīdāret mübārek fāl-i men
Şod seg-i kūy-ı to-rā hem-dem Münīr
Be’nger āḫir devlet ü iḳbāl-i men
Günümüz Türkçesiyle
1. Yarabbi, benim kâf, lâm, ze, re ve dâlım (sarı gülüm) ne zaman hâlime bir bakacak? (Ersoy harflerin karşılığını parantez içinde "gül-i zerd", yani sarı gül olarak verir.)
2. Senin aşkına öyle düşmüşüm ki hâlimin nasıl olduğunu kimse bilmez.
3. Amel defterim senin aşkınla dolarsa, ahiret saadeti işte budur. (Ersoy beyti "amel defterim dolu olsa bile asıl ahiret saadeti senin aşkından olur" diye anlar.)
4. Yanağının güneşi ansızın yüzünü gösterdi; seni görmekle falım kutlu oldu, talihim açıldı.
5. Münîr senin mahallenin köpeğiyle dost oldu; sonunda erdiğim devlete ve ikbale bir bak.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir Farsça yazılmış beş beyitlik bir gazeldir; neşirde Farsça gazellerin yüz yirmi dokuzuncusudur (fg 129). Vezin "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün" kalıbıdır. Redif "-i men" (benim) ifadesidir; Ersoy'un redif listesinde gazel bu redifle gösterilir. Kafiye "-āl" sesidir: dāl, ḥāl, aḥvāl, a‘māl, fāl, iḳbāl. Ersoy bu gazeli kafiye-i müreddefe örnekleri arasında sayar. Şiir yalnız Vatikan nüshasında (VT 92b) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel bir harf bilmecesiyle açılır. Matlaın birinci mısraı beş harfin adını sayar: kâf, lâm, ze, re ve dâl. Ersoy bunların karşılığını "gül-i zerd" (sarı gül) olarak verir. Arap harfli yazıda Farsça "gül" kelimesi kâf (ya da onun üç noktalı biçimi olan gâf) ile lâm harfleriyle, "zerd" (sarı) kelimesi de ze, re ve dâl harfleriyle yazılır; şair böylece sevgiliyi doğrudan adlandırmak yerine onu harflerle anar. Bu harf düzeni muamma türünü hatırlatır; neşirde biraz önceki fg 109'un matlaında da kaş, göz ve ağız nun, ayın ve mim harflerine benzetilmişti. Sevgilinin neden "sarı gül" diye anıldığı beyitte açıklanmaz.
İkinci ve üçüncü beyitler âşığın hâlini anlatır. Âşık aşka öylesine düşmüştür ki hâlini kimse bilemez; "ḥāl" kelimesi matlada, "aḥvāl" (hâller) ikinci beyitte kafiyeye gelir. Üçüncü beyitte ahiret dili kullanılır. Amel defteri, insanın iyi ve kötü işlerinin yazıldığı, kıyamette önüne konacak kitaptır; âşık bu defterin aşkla dolmasını ahiret saadeti sayar. Ersoy beyti biraz farklı bağlar; iki okuyuşu Günümüz Türkçesiyle bölümünde gösterdik.
Dördüncü beyitte sevgilinin yanağı ansızın doğan bir güneştir ve onu görmek âşığın falını kutlu kılar. "Fāl" sözlük anlamıyla geleceğe dair alınan işaret demektir; güzel bir yüzle karşılaşmanın uğurlu sayılması bu kelimeyle anlatılır. "Mihr" (güneş) ile "rū nümūden" (yüz göstermek, doğmak) arasında da tenasüp vardır.
Mahlas beyti, Münîrî'nin bu bölümdeki gazellerinde sık geçen mahalle köpeği imgesine döner (fg 106, fg 121, fg 128). Münîr sevgilinin mahallesindeki köpekle dost olmuştur ve bunu büyük bir talih, bir "devlet ü iḳbāl" olarak gösterir. Köpekle dostluğun bir yücelme gibi sunulması, sevgilinin kapısına yakın olan her şeyin değer kazandığı düşüncesine dayanır.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 209, fg 129 (giriş s. 9-10, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






