Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Īn ‘aceb ne’bved ki rīzed dīdeem āb ez-müje
Seyl-i ḫūn gerded revān mānendī-i dōlāb ez-müje
Her yekeş behr-i muraṣṣa‘ sāḫten-i la‘lī buved
Ḳatrehā k’āred be-rūy-ı zerd ḫūn-āb ez-müje
Zīr-i müjgāneş ki yek reh be’ngered ber-çihreem
Ṣad der-i iḳbāl be’kşāyed be-her bāb ez-müje
Pārehā-yı dil ki gerded ber-heme müjgān-ı men
Şod be-devr-i ġamze-i to mīḫ-ı ḳaṣṣāb ez-müje
Bā-ḫayālet ḫᵛāb ne-āyed hīc ber-çeşm-i Münīr
Beste şod ber-merdümān gūyā reh-i ḫᵛāb ez-müje
Günümüz Türkçesiyle
1. Gözümün kirpiklerimden yaş dökmesi şaşılacak bir şey değildir; kirpiklerimden kan seli, su dolabının çevirdiği su gibi akıp gider.
2. Kanlı gözyaşının kirpiklerimden sararmış yüzüme getirdiği damlaların her biri, o yüzü mücevherle süslemek için birer la'ldir.
3. Kirpiklerinin altından bir kez yüzüme baksa, kirpikten her kapıya yüz ikbal kapısı açılır.
4. Senin yan bakışının devrinde bütün kirpiklerimin üzerine gönül parçaları takıldı; kirpiklerim kasap çengeline döndü. (Ersoy bu beytin anlamını soru işaretleriyle, emin olmadığını belirterek verir.)
5. Senin hayalin yüzünden Münîr'in gözüne hiç uyku gelmez; sanki kirpikler gözbebeklerine uyku yolunu kapatmıştır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir Farsça yazılmış beş beyitlik bir gazeldir; neşirde Farsça gazellerin yüz kırk ikincisidir (fg 142). Vezin "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün" kalıbıdır. Redif "ez-müje" (kirpikten) ifadesidir ve Ersoy'un redif listesinde de böyle gösterilir. Kafiye "-āb" sesidir: āb, dōlāb, ḫūn-āb, bāb, ḳaṣṣāb, ḫᵛāb. Şiir yalnız Viyana nüshasında (VY 76b) bulunur; neşrin temel aldığı ve en dolu nüsha olan Vatikan nüshasında yoktur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Gazel, hemen önündeki fg 141 ile aynı kelimeyi, kirpiği, redif olarak kullanır. Önceki gazelde redif yalnız "müje" iken burada "ez-müje"dir ve her beyit kirpikten bir şeyin çıkıp akmasını, açılmasını ya da kapanmasını anlatır.
Anlam ve Söz Sanatları
Matlada gözyaşı seli bir "dōlāb"a benzetilir. Dolap sözlük anlamıyla kuyudan ya da akarsudan su çeken çarktır; çarkın döndükçe durmadan su dökmesi, âşığın kesintisiz ağlayışına karşılık gelir. "Āb" (su) ile "ḫūn" (kan) kelimelerinin yan yana gelişi gözyaşının artık kana döndüğünü gösterir.
İkinci beyitte renkler bir mücevher işçiliği kurar. "Muraṣṣa‘" sözlük anlamıyla mücevher kakılmış, değerli taşlarla süslenmiş demektir. Âşığın sararmış yüzü altın gibi düşünülürse, üzerine akan kırmızı kan damlaları bu altına kakılmış la'ller olur. Sarı ile kırmızının bu birleşimi bizim tespitimizdir. Üçüncü beyitte ise kirpik yön değiştirir: bu kez söz konusu olan sevgilinin kirpikleridir. Sevgili kirpiklerinin altından bir kez baksa, âşığın talihine yüz kapı birden açılır. "Der" ve "bāb" aynı anlama gelen iki kelimedir (kapı) ve aynı mısrada bir araya gelerek bir tenasüp kurar.
Dördüncü beyit gazelin en çetin yeridir. "Mīḫ-ı ḳaṣṣāb" sözlük anlamıyla kasabın etleri astığı çengeldir. Gönül parçaları kirpiklere takılmış, kirpikler de bu yüzden kasap çengeline dönmüştür. Ersoy beytin anlamını verirken sonuna üç soru işareti koyar ve böylece okuyuşundan emin olmadığını belirtir. Bizim aktarımımız da kelimelerin sözlük anlamına dayanır ve kesin sayılmamalıdır.
Mahlas beytinde kirpikler bir kapı ya da set gibi düşünülür. Kirpiklerin gözbebeklerine uyku yolunu kapattığı söylenir; uykusuzluk, kirpiklerin göz kapağında dizilişine bağlanan bir hüsn-i talille açıklanır. "Merdümān" kelimesi sözlük anlamıyla hem "gözbebekleri" hem "insanlar" demektir.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 216-217, fg 142 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






