Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün
Eşkem be-bīn be-çihre ki reng-i diger girift
Ya‘nī be-ḫūn-ı nāb çonīn rūy-ı zer girift
Vaḳt-i seḥer fütād merā seyr-i gül-sitān
Bī-gül-şen-i cemāl-i tovem derd-i ser girift
Bād-ı seḥergehī ser-i zülfet ki mī-rübūd
Ez-rūy-ı ḫāk-i ṣad dil-i üftāde ber-girift
Ez-her sūy-ı vücūd-ı men-i ḫaste ey nigār
Āteş zi-sūz-ı īn dil-i bī-içāre der-girift
Ez-ḫāk-i dergeheş ki be-çeşm-i Münīr hest
Z’ān yādgār şod ki nesīm-i seḥer girift
Günümüz Türkçesiyle
1. Yüzümdeki gözyaşıma bak, başka bir renge büründü; yani altın renkli yüzü böylece saf kana boyadı. (Âşığın sararmış yüzü altına, kanlı gözyaşı da saf kana benzetilir. Ersoy beyti "saf kanın altını, yani sararmış yüzü tutmasına bak" diye açar.)
2. Seher vakti gül bahçesini gezmek bana kısmet oldu; ama senin cemalinin gül bahçesi olmadan başımı ağrı tuttu. ("Derd-i ser" sözlük anlamıyla baş ağrısı, aynı zamanda sıkıntıdır. Ersoy ilk mısraı "gül bahçesini seyretmek arzusu uyandı" diye anlar.)
3. Seher rüzgârı senin zülfünün ucunu kapıp götürürken, yüzlerce düşkün gönlü toprağın üzerinden kaldırdı. (Beyit iki türlü okunabilir. Mısraların sözüne göre rüzgâr zülfü oynatınca ona takılı ya da yere düşmüş gönülleri de topraktan kaldırır. Ersoy ise beyti "yüzlerce düşkünün toprağından esip gelen tan yeli zülfünün ucunu hareket ettirdi" diye anlar.)
4. Ey resim gibi güzel sevgili, ben hastanın vücudunun her yanı bu çaresiz gönlün yanışıyla ateş aldı. ("Nigār" sözlük anlamıyla resim, nakış demektir ve divan şiirinde sevgiliye hitap olarak kullanılır.)
5. Münîr'in gözündeki, onun kapısının toprağı, seher yelinin oradan alıp getirdiği bir yadigâr oldu. (Beyit iki türlü okunabilir; ilk mısradaki "ez", yani "-den" edatı bu yapıyı belirsizleştirir. Ersoy beyti "seher yeli, Münîr'in gözünü dolduran onun dergâhının toprağını yadigâr olarak tutmaktadır" diye açar. Sevgilinin kapısının toprağını göze sürme gibi çekmek divan şiirinde bilinen bir mazmundur.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir Farsça yazılmış beş beyitlik bir gazeldir; neşirde Farsça gazellerin on sekizincisidir (fg 18). Vezin "mef‘ûlü fâ‘ilâtü mefâ‘îlü fâ‘ilün" kalıbıdır. Redif "girift" fiilidir; Ersoy'un redif listesinde bu redifle yazılmış tek Farsça gazel budur. Kafiye "-er" sesidir: diger, zer, ser, ber, der, seḥer. Fiilin önüne gelen kelimeyle birlikte "ser girift", "ber-girift", "der-girift" gibi farklı anlamlar kazanması gazelin kafiye düzenine bir oyun katar: "derd-i ser girift" baş ağrısı tuttu, "ber-girift" kaldırdı, "der-girift" tutuştu demektir. Şiir yalnız Vatikan nüshasında (VT 65b) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Ersoy bu gazeli Hâfız-ı Şîrâzî'ye nazire olan on yedi Farsça gazel arasında sayar ve karşılık olarak Hâfız Dîvânı'nın İstanbul 1290 baskısında 32. sayfayı gösterir; gazelin adını vermez. TDV maddesi de on yedi Farsça gazelin Hâfız'a nazire olduğunu kaydeder. Hâfız'ın aynı vezinde, "girift" redifiyle ve "-er" kafiyesiyle yazılmış gazeli "Sāḳī biyā ki yār zi-ruḫ perde ber-girift" matlaıyla başlar. Bu gazelde "der-girift", "ser girift", "ber-girift", "zer girift" ve "diger girift" kafiyeleri kullanılır; bunların hepsi Münîrî'nin gazelinde de vardır. Bu karşılaştırma iki metnin yan yana okunmasına dayanır; Ersoy'da yer almaz.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel renk değişimiyle açılır. Âşığın gözyaşı yüzünün sarılığını kana boyar; altın ile kan, sarı ile kırmızı arasındaki tezat birinci beytin hayalini kurar. İkinci beyit seher vaktinde gül bahçesine gider, ama sevgilinin yüzü olmadan gül bahçesi âşığa baş ağrısı verir. Aynı hayal Münîrî'nin on beşinci Farsça gazelinde de geçer. Seher kelimesi ikinci, üçüncü ve beşinci beyitlerde geçer ve gazelin hayallerini sabahın erken saatine yerleştirir.
Üçüncü ve beşinci beyitlerde seher rüzgârı önemli bir yer tutar. Divan şiirinde sabah rüzgârı sevgiliyle âşık arasında haber taşır; burada sevgilinin zülfünü oynatır ve ona takılı gönülleri topraktan kaldırır. Beşinci beyitte de aynı rüzgâr sevgilinin kapısının toprağını âşığın gözüne getirir. Bu toprak bir yadigârdır ve göze sürme gibi çekilen kapı toprağı mazmununa bağlanır. Dördüncü beyitte gönlün yanışı bütün vücudu ateşe verir; "sūz", yanış, ile "āteş", ateş, arasında bir tenasüp vardır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 143-144, fg 18 (giriş s. 5, 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Akademik çalışmalar
- Ümran Ay, "Münîrî Amâsî", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2019. https://islamansiklopedisi.org.tr/muniri-amasi
Diğer kaynaklar
- Hâfız-ı Şîrâzî, Divan, gazel 86 ("Sāḳī biyā ki yār zi-ruḫ perde ber-girift"), Gencûr dijital metni. https://ganjoor.net/hafez/ghazal/sh86
Çevrimiçi kaynaklar






