Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Tā-ḫayāl-i dāne-i ḫālet be-dil der-mī-fütād
Ḫırmen-i ‘ömr-i men-i bī-çāre-rā ber-bād dād
Ka‘beteyn-i her dü ‘ālem-rā ne-y-endāzī zi-dest
Der-bisāṭ-ı ‘ālem-i ma‘nī kocā yābī küşād
Key buved bā yek dü rindī mey-gede mā-rā naṣīb
Kūşe-i gül-zār u yār u sāḳī-i ḥūrī-nijād
Ne zi-yārem raḥm u ne ez-ṭāli‘em fer mī-resed
Der-cihān hemçün men-i üftāde ey dil kes me-bād
Ḫāṭır-ı mecmū‘ eger ḫᵛāhī to der-‘ālem Münīr
Bu’gẕer ez-kes̱ret be-‘ışḳ-ı yār mī-kon ittiḥād
Günümüz Türkçesiyle
1. Beninin tanesinin hayali gönlüme düştüğünden beri, ben çaresizin ömür harmanını yele verdi. (Siyah ben bir taneye benzetilir; harmanın yele verilmesi her şeyin savrulup yok olmasıdır. Vatikan nüshasında "dāne-i" kelimesi neşirde harfleri basılamamış başka bir biçimde görünür.)
2. İki dünyanın "ka‘beteyn"ini elinden atmazsan, mana âleminin yaygısında nasıl açılış bulursun. (Beyit iki türlü okunabilir. Ersoy "ka‘beteyn" kelimesini Kâbe diye anlar ve beyti "Her iki âlemin Kâbesini terk etmezsen mana âleminin yaygısını nasıl açarsın" diye açıklar. Kelime sözlük anlamıyla "iki aşık kemiği", yani tavla oyununun iki zarıdır; "endāḫten" atmak, "bisāṭ" yaygı ya da oyun tahtası, "küşād" açılış demektir. Bu okunuşla beyit, iki dünyanın zarlarını atmayan kimsenin mana âleminin tahtasında oyunu açamayacağını söyler.)
3. Bir iki rindle birlikte meyhane, gül bahçesinin bir köşesi, sevgili ve huri yaratılışlı bir sâkî bize ne zaman nasip olur.
4. Ne sevgilimden bir merhamet ne talihimden bir uğur geliyor; ey gönül, dünyada benim gibi düşkün kimse olmasın. ("Fer" sözlük anlamıyla parlaklık, uğur, kudret demektir.)
5. Ey Münîr, dünyada gönül huzuru istiyorsan çokluktan geç ve sevgilinin aşkında birliğe er. ("Ḫāṭır-ı mecmū‘" sözlük anlamıyla toplu, dağınık olmayan gönül, yani huzurdur; "kes̱ret" çokluk, "ittiḥād" birleşme demektir. Ersoy "kesretten geç ve sevgilinin aşkında fani ol" diye anlar.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir Farsça yazılmış beş beyitlik bir gazeldir; neşirde Farsça gazellerin elli beşincisidir (fg 55). Vezin "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün" kalıbıdır. Gazel redifsizdir; Ersoy'un redif listesinde de yer almaz. Kafiye "-ād" sesidir: fütād, dād, küşād, nijād, me-bād, ittiḥād. Ersoy bu gazeli kafiye-i müreddefe örnekleri arasında sayar. Şiir Vatikan (VT 74b) ve Viyana (VY 58b) nüshalarında bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla tarım hayaliyle kurulur. Sevgilinin siyah beni bir tanedir; bu tanenin hayali gönle düşünce âşığın ömür harmanı yele verilmiştir. Tane, harman ve yel kelimeleri bir tenasüp kurar. Tanenin toprağa düşüp büyümesi beklenirken burada gönle düşen tane bütün harmanı savurur; küçük bir benin büyük bir yıkıma yol açması beyte tezatlı bir anlam katar.
İkinci beyit gazelin en kapalı ve en ilgi çekici yeridir. Ersoy "ka‘beteyn" kelimesini Kâbe ile ilişkilendirir ve beyti iki dünyayı terk etmeden mana âlemine açılamayacağı biçiminde anlar. Ancak kelimenin sözlük anlamı iki zar, yani aşık kemiğidir ve beyitteki öteki kelimeler de oyun dilini destekler: "endāḫten" atmak, "bisāṭ" yaygı ya da oyun tahtası, "küşād" açılış demektir. Bu okunuşla beyit, iki dünyayı bir oyunun zarları gibi elden atmayan kişinin mana âleminde açılış yapamayacağını söyler. Kelimenin Kâbe'yi de çağrıştırması, beyte tevriyeli bir derinlik verir. İki okunuş da aynı sonuca, dünya ve ahiret kaygısını bırakmadan manaya ulaşılamayacağı düşüncesine varır.
Üçüncü beyit rindane bir dilektir: birkaç rind dost, meyhane, gül bahçesinin köşesi, sevgili ve huri gibi bir sâkî. Dördüncü beyitte ise bu dilek karşılıksız kalır; ne sevgili merhamet eder ne talih yardım eder ve âşık dünyada kendisi gibi düşkün kimse olmamasını diler. Mahlas beyti tasavvuf diliyle kapanır. Kesret, yani çokluk, gönlü dağıtır; huzur isteyen kişi çokluktan geçip sevgilinin aşkında birliğe ermelidir. "Ḫāṭır-ı mecmū‘" (toplu gönül) ile "kes̱ret" (çokluk) arasında tezat vardır. Matladaki savrulan harman ile mahlas beytindeki toplanan gönül arasında da bir karşılık kurulur: gazel dağılışla açılıp toplanma öğüdüyle biter.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 165, fg 55 (giriş s. 9-10, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






