Özgün Metin
Vezin: fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün
Bārhā goftem ü mī-gūyemeş īn bār-ı diger
Cüz ġam-ı ‘ışḳ-ı to hergiz ne-konem kār-ı diger
Rīş-i dil-rā ki nemek-rīz buved ez-ser-i luṭf
Cüz leb-i ḳand-i to gū la‘l-i şeker-bār-ı diger
Der-hevā-yı gül-i ruḫsār-ı to mānend-i dilem
Hīc der-gül-şen-i ‘ālem ne-buved zār-ı diger
Īn çonīn ġuṣṣa-i ‘ışḳ-ı to ki dil-rā be-girift
Hīc der-dil ne-reved fikr-i ġam-ı yār-ı diger
Her dem ümmīd-i men ānest ki ez-perde-i ġayb
Be-Münīr-i to resed devlet-i dīdār-ı diger
Günümüz Türkçesiyle
1. Defalarca söyledim, bir kez daha söylüyorum: Senin aşkının gamından başka hiçbir işle uğraşmam.
2. Gönül yarasına lütuf yoluyla tuz serpen o şeker dudağından başka, şeker yağdıran bir lal dudak daha var mı, söyle. (Lal, kırmızılığı yüzünden dudağın yerine geçer. Ersoy beytin ilk mısraını sevgilinin lütfundan yaraya tuz ekmesi diye anlar.)
3. Senin gül yanağının sevdasıyla dünyanın gül bahçesinde benim gönlüm gibi inleyen bir başkası hiç olmamıştır.
4. Aşkının kederi gönlü öyle sardı ki artık o gönle başka bir sevgilinin gamını düşünmek asla giremez.
5. Her an umduğum şudur: Gayb perdesinin ardından senin Münîr'ine yüzünü bir kez daha görme saadeti erişsin. (Gayb, gözle görülmeyen, bilinmeyen âlemdir; "devlet" burada saadet ve baht anlamındadır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir Farsça yazılmış beş beyitlik bir gazeldir; neşirde Farsça gazellerin seksen birincisidir (fg 81). Vezin "fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilün" kalıbıdır. Redif "diger" (başka, bir daha) kelimesidir; Ersoy'un redif listesinde gazel "-ı dīger" redifiyle gösterilir. Kafiye "-ār" sesidir: bār, kār, şeker-bār, zār, yār, dīdār. Şiir Vatikan (VT 81a) ve Viyana (VY 64b) nüshalarında bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin bütün ağırlığı redifte toplanır. "Diger" kelimesi her beyitte bir başkasının yokluğunu söylemek için kullanılır: Aşk gamından başka iş yoktur, sevgilinin dudağından başka şeker dudak yoktur, şairin gönlü gibi inleyen başka biri yoktur, gönle başka bir sevgilinin gamı giremez. Böylece redif, aşkın tekliğini anlatan bir tekrar hâline gelir. Yalnız son beyitte "diger" olumlu bir anlam kazanır: Şairin istediği tek "başka" şey, sevgilinin yüzünü bir kez daha görmektir.
Matlada "bārhā" (defalarca) ile "bār-ı diger" (bir kez daha) arasında tekrir vardır; şair aynı sözü yeniden söylediğini söylerken kelimeyi de yeniden söyler. İkinci beyitteki "şeker-bār" kelimesindeki "bār" ise sözlük anlamıyla "yağdıran" demektir; ses bakımından matladaki "bār" (kez) ile aynı olduğu için iki beyit arasında bir ses oyunu kurulur. Kafiyede bu kelimelerin yan yana gelmesi Münîrî'nin cinasa düşkünlüğüyle uyumludur.
İkinci beyit tuz ile şekerin tezadı üzerine kurulur. Sevgili gönül yarasına tuz serper; bu, acıyı artıran bir davranıştır, ama şair onu "lütuf" diye anar. Aynı sevgilinin dudağı ise şeker yağdırır. Divan şiirinde sevgilinin dudağı hem tatlılığı yüzünden şekere hem de güzelliği ve tuzluluğu yüzünden tuza benzetilir; beyitteki çelişki bu iki ortak imgeye dayanır. "Ḳand", "şeker" ve "la‘l" arasında tenasüp vardır.
Üçüncü beyitte âşığın gönlü dünyanın gül bahçesinde inleyen bir varlıktır. Bülbül adı geçmez, ama gül bahçesi, gül yanak ve inleme bir araya gelince gönül bülbüle benzetilmiş olur. Dördüncü beyit aynı tekliği gam üzerinden söyler; aşk gamı gönlü tümüyle kaplamış, başka bir sevgiliye yer bırakmamıştır. Mahlas beyti matladaki "bir kez daha" sözüne döner. Şair sevgilinin yüzünü yeniden görmeyi gayb perdesinin ardından, yani kendi elinde olmayan bir yerden umar. "Münīr-i to" (senin Münîr'in) söyleyişi, şairin kendini sevgiliye ait bir kul olarak anmasıdır.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 180-181, fg 81 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






